Yorgun Pilotlarımıza Kim Sahip çıkacak?

3

Billiyorsunuz, Türk sivil havacılığı bu hafta içinde çok üzgün günler geçirdi. Türkiye Havayolu Pilotları Derneği’nin (TALPA) bir dönem öncekiki başkanı kaptan pilot Gürcan Mantı ile Pegasus Havayolları kaptan pilotu Ümit Erdizer beşer gün arayla geçirdikleri kalp krizi sonucu hayatlarını kaybetti. Pilotlarımızın  vefatları zaman zaman gündeme gelen uçuçu ekiplerin yoğun iş yaşamından kaynaklanan yorgunluk ve yaşadıkları stress ortamının nasıl trajik sonuçlar yarattıkları bir kez daha kamuoyunda tartışma konusu oldu.

SHGM (Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü ) tarafından uçuş ve havacılık personeli ile adaylarının ilk ve periyodik hava sağlık muayenelerini yapmak üzere ilgili mevzuatlarla belirlenen gerekli personel, malzeme ve teçhizata sahip olan 24 hastaneye 2017 yılı itibariyle “Havacılık Tıp Merkezi(AMC)” yetkisi  verilmiş durumda. Bu hastanelerden alınan raporların yeni mesleğe başlayacak olan aday pilotlardan, -belirli yaş aralıklarında sağlık muayeneleri yapılanlara dek her personelin- ki buna kabin memurları da dahildir; gerçeği yansıttığını , aksini düşünmediğimi belirteyim. Bu bağlamda,  uçuçu ekiplerin sağlık kontrollerinin objektif şekilde gerçekleştirilmesi için havacılığın insan faktörü ve uçuş emniyeti konusundaki  temel argümanı olan adil kültürün(Just Culture,- İnsanların emniyetle ilgili bilgileri güven içinde paylaşabildikleri ve paylaşmak için teşvik edildikleri ve ödüllendirildikleri, kabul edilebilir ve edilemez davranışlar arasındaki ilkesel ayrımın bilinir hale getirildiği, emniyetli düşünmeyi, sorgulamayı, rehavete karşı direnci, mükemmelliğe yönelişi, kişisel sorumluluğu ve kurum içi otokontrolü kapsayan bir yaklaşım- ) idamesi  amacıyla sektörün sivil havacılık otoritesi olarak SHGM, bunu 1 temmuz’da yürürlüğe girecek Havacılık Sağlık Talimatı (SHT -MED) ile hayata geçirecek.

Anılan talimat, uçucu personelin sağlık muayene kurallarını ve bunların uygulama usullerini; uygulayıcı kamu, özel kurum ve kuruluşlar ile gerçek ve tüzel kişilerin özellikleri ile görev, yetki ve sorumluluklarını belirlenmesini, bu konudaki faaliyetlerin düzenlenmesini hedefliyor. Ancak SHGM’nin mevcut kadro ve teşkilat yapısıyla kontrol mekanizmasında ne denli etkin olacağı da ayrı bir konu. SHGM’nin kadrosunda bulunan sağlık birimi ünitesiyle bu sistemi  hangi koşullarda denetleyeceği muamma.Sivil havacılık sektörünün tüm unsurlarında olmazsa olmazı olan ‘Havacılık Emniyet Sistemi”nin  yeni bir daire başkanlığının ihdası değerlendirilmelidir. Belki 5431 sayılı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunda yapılması muhtemel yeni düzenlemeler ile bu eksikliklerin önüne geçilebilir.

Yorgun pilotlarımıza kim sahip çıkacak, nasıl ve hangi yöntemle bu sorunların üstesinden gelinecek?

Bakınız, SHGM’nin 1 Ocak 2017’den geçerli olan (SHT – FTL) talimatının hayata geçmesiyle, uçuçu ekiplerin çalışma saatlerinin EASA ile uyumlu hale getirilmesi sağlandığı genel olarak kabul görmüşken, sanki yolunda gitmeyen bir şeyler var. Oysa Avrupalı uçuş ekiplerinin haklarıyla aynı paralelde seyreden bir sistem varsa , Gürcan ve Ümit kaptanın vefatından sonra TALPA’nın yayınladığı duyuruda yazılanlara ne diyeceğiz? TALPA dün yaptığı açıklamada,“Her ne kadar talimat ve yönergelere uygun olsa bile; Biz pilotların devamlı ve aşırı strese maruz kalmak, gece-gündüz değişkenliği, insan fizyolojisini zorlayan farklı zaman dilimlerini kateden uçuşlar, düzensiz ve değişken çalışma saatlerinin neden olduğu yorgunluk, iş güvenliğinden uzak, sosyal yaşam düzenimizi dikkate almayan, insan faktörünü dikkate almayan çalışma şartları nedeniyle sağlığı bozulup mesleği bırakan ve ebediyete intikal eden meslektaşlarımız var. Meslek örgütü olarak uyarıyor, paydaşları sorumluluklarını almaya çağırıyoruz. Kamuoyunun dikkatine saygılarımızla sunarız.”  ifadeleri yer almıştı.

Duyurunun “Her ne kadar talimat ve yönergelere uygun olsa bile”  ile  başlayan ibare  paradigmal bir eksikliği işaret ediyor. (SHT – FTL) demek ki yeterli değil,  uçucu ekiplerin yarası kanamaya devam ediyor.

Rahmetli Gürcan Kaptanın TALPA başkanlığı sırasında gündeme taşıdığı ‘yorgun pilot tehlikeli pilottur’ mottosu elbette tehlikenin personelin kendisiyle beraber havayolu yolcusunun uçuş emniyetini doğrudan etkilediği algısını hafızalara yerleştirdiği  bir realitedir. Bu konuda düzenlediği çalıştayları sektörün takipçileri  yakından izlemiştir. Gürcan kaptan  başkanlığı döneminde düzenlediği pilotlar çalıştayı-2013’de yaptığı konuşmada ,uzun uçuş sürelerinin pilotları ruhsal olarak etkilediğini  vurgulamış,“Uzun uçuş süreleri, dinlenme sürelerinin yavaş yavaş azaltılması, niteliğinin ve kalitenin deforme edilmesi, uçuş programlarındaki değişiklikler nedeniyle artık değil aylık, günlük dahi yapılamaz hale gelen özel hayat planlamaları, pilotun sadece fiziksel dengesine etki etmekle kalmamakta, ruhsal dünyasında da onarılmaz yaralar açmaktadır.”  dedikten sonra şunları kaydetmişti.” Her yıl bin saat süreyle kokpitte hareketsiz kalan pilotların bel, boyun, omurga rahatsızlıklarına maruz kalarak yaşam kalitesini düşürdüğünü belirterek, “Bir ayda önce New York’a, sonra Osaka’ya giden finali de en güney noktası Cape Town ile yapan bir pilotun sadece coğrafi değişimle sınırlı kalmamakta yorgunluk, bitkinlik, bozulan günlük ritim ve biyolojik saat ölümcül rahatsızlıkları da tetiklemektedir. Kozmik radyasyona ve uçuş aletlerinden yayılan elektromanyetik dalgalara, jet yakıtı buharına, ultraviyole ışınlarına maruz kalan pilotların en sık yakalandığı hastalığın kanser olduğunu neredeyse her hafta kaybettiğimiz meslektaşlarımızın acı haberleriyle öğrenmek bizleri derinden yaralamakta, aşırı yorgunluk stres ve arkamıza aldığımız yolcuların sorumluluğunun yarattığı sağlık sorunları giderek artmakta, kalp damar hastalıkları pilotlarda en sık rastlanan rahatsızlıkların başında gelmektedir. Yolcularımızı sevdiklerine kavuşturmak sıkıntılarımızı unuttursa da kalıcı sağlık sorunlarıyla birlikte yaşayacağımız gerçeği, mesleğe sağlıklı olarak başlayan bizlere uçuş yaşamımıza acı bir hatırası olarak kalmaktadır.”

Hayatlarını kaybeden Gürcan Mantı ve Ümit Erdizer kaptanı rahmetle anıyor, yakınlarına ve sevenlerine sabırlar diliyorum.

Facebook ile Yorum Yapın

3 YORUMLAR

  1. Çok güzel ifade etmişsiniz Can bey,..Başka ne denir bilmiyorum.Patronlar para pul ile herşeyi halledeceklerini sanıyorlar.Son sürat hepimiz ölüme gidiyoruz ve bu olaylar uçuş esnasında gerçekleşse sonuçlarını kimse hesap etmiyor.Yaşayıp göreceğiz hep birlikte..

  2. Yorgun, mutsuz bir pilotla kim uçmak ister?
    Sürekli dikkat isteyen bir meslekte enerjiniz bittiyse, sağlığınızdan tüketirsiniz
    Bir insanı mesleğini icra etme ve yaşama sevincinden koparacak denli fizyolojik sınırlarını zorlayacak çalışma şartları hoş değil. Bu konuda en gerçekçi talebi TALPA ortaya koyacaktır.

Bir Cevap Yazın