Türk Hava Yolları’nda yaşanan süreçleri, başarıları, özellikle tepe yönetiminde yaşanan kavgaları akıcı bir biçemle okurlarına aktaran Ali Genç’in Yüksek İrtifa adlı kitabının birinci bölümünü oluşturan 117 sayfalık kısım (On Üç Yılda Bir Dünya Markası Nasıl İnşa Edildi? ‘2003-2015’) özellikle sivil havacılık okulları öğrencilerini ilgilendiriyor diye düşünüyorum.

11 yıl boyunca (2005-2016) Türk Hava Yolları Basın Müşavirliği görevinde bulunan Ali Genç, THY’nın 12 yıllık döneminin perde arkasını  yazarken mümkün olduğunca duygusal hareket etmemeye çalışmış. Sadece gündemde bir ara yer alan o meşhur terlik olayına değinmemesi dışında.

117 sayfalık ilk bölümde  nesnel bir biçimde aktarılan Temel Kotil-Candan Karlıtekin ve Hamdi Topçu arasında yaşanan tartışmaların odağını, aile şirketlerinde yaşananlar olayların benzeri gibi şeyler oluşturuyor. Böyle bir algıya kapıldım. Üç yönetim kurulu başkanıyla çalışan Kotil’in sabrı, soğukkanlılığı, azmi, ailenin bir büyüğü gibi hareket etmesi, İcra Komitesi oluşturulmasıyla yetkilerinin budanması buna örnek. Hele hele CEO’ya zorunlu izin bölümünde anlatılanlar ve bu süreçteki tavrı unutulur gibi değil.

Bilirsiniz her kitapta mutlak bir söz, bir anekdot akılda kalır. Benim de aklımda kalan Temel Kotil’in sözü oldu: “1, 0’dan büyüktür.”.

1988-1991 yılları arasında Türk Hava Yolları Genel Müdürlüğü ve Yönetim Kurulu Başkanlığı yapan Cem Kozlu’nun, 2007’de yazdığı “Bulutların Üstüne Tırmanmak” kitabıyla birlikte değerlendirmek gerekirse, Ali Genç’in kaleme aldığı ‘Yüksek İrtifa’  galiba yayınlanma zamanı olarak biraz erken oldu. 2016 sonundan başlayarak 2017 yılı itibariyle THY’nın yaşadığı iktisadi krizlere bağlı olarak düşen performansı, hava yolunun mottolaşmış başarılı geçmişini biraz gölgeliyor. Temel Kotil’in ,2010 yılında sıkça dile getirdiği elma bahçesi teorisi ve diagonal büyüme strateji şu an için geçmişte kalmış gözüküyor. Bunu yazarken yerde yatan uçaklar, tasarruf yapılacak diye  şirketin en büyük övünç kaynaklarından biri olan ikram konseptinden vazgeçilmesi, çalışanların maaş skalasının akamete uğratılması vb. gibi şeylerden söz ediyorum.

Kitapta ‘Yol kazaları ve Krizler’ bölümünde yer alan başlıklardan biri olan “Değişemeyen Kabin Üniformaları” konusunda Genç, 2013 yılından beri üniforma konusunda THY ve Dilek Hanif’ten haber çıkmadığını yazmış. Yanılmış ve konuyla ilgili hazırladığımız özel haberi görmemiş olabilir. Biz not düşelim Yalanlanmayan haberimize göre 75 bin Euro ziyan oldu gitti. O haber için: THY, Dilek Hanif’ten Vazgeçti

YERLİ PİLOT-YABANCI PİLOT MASALI MI

Bin 100’ü aşkın yabancı pilotun bulunduğu Türk Sivil Havacılığında tescilli uçaklarda 800 pilot çalıştıran THY ilk sıradaymış. Sayılarda oynama olabilir ama bir aşağı bir yukarı bu civarda olduğu tahmin ediliyor. Yabancı pilot yerli pilot tartışması yıllardır meşgul eder sivil havacılık sektörünü ama o kadar, sadece meşgul eder, bir ara ortalık kızışır sonra yeniden uyku haline geçilir. Geçmişte yaşananları biliyoruz. Bakanlık düzeyinden başlayarak, hava yolu şirketleri, yazarlarımız görüşlerini açıklarlar. Dernekler, uçuş okulları, STK’lar konuyu gündeme getirir, sonra onlar da ya unutur, ya da sessiz kalmayı tercih ederler.

Gazete Birlikten Musa Alioğlu’nun yazdığına göre şirketlerimiz, 57 ayrı ülkeden pilot çalıştırıyormuş ve sektör Birleşmiş Milletler (BM) gibiymiş.

İlk sırayı Almanlar, ardından da İtalyanlar ve Hollandalılar alıyormuş ve bu günlerde havada “İt dalaşı”, denizde Kardak krizi ile gündem oluşturan komşu Yunanistan vatandaşı 80’e yakın pilot TC tescilli uçakların kokpitinde görev yapıyormuş. Amerikalı, Rumen, Çek, Avustralyalı, Avusturyalı, Belçikalı, İngiliz, Portekizli, Brezilyalı, Bulgar, Fransız, Danimarkalı, İrlandalı, İspanyol pilotlar sayıca fazlaymış. Fakat, bazı ülkeler var ki, çalışan pilot sayısı az fakat, dikkat çekiyorlarmış; Örneğin, Sırbistan, San Marino, Slovenya, Slovakya, Bosna-Hersek, İsveç, İsviçre, Japonya, Kanada, Senegal gibi..

Yabancı pilot düşmanlığı asla yapmam; ihtiyaç varsa da gerekli olduğuna inanırım. İtirazımız yok. Ancak uçuş okullarından mezun onlarca genç pilotun açıkta olduğu ya da neredeyse asgari ücretle çalıştırıldığı; sektörün bildiği  gördüğü olgular. İş garantisi alarak hava yolu şirketlerinde çalışanların kokpitteki sorunu ayrı, şirketlerin pilotların eğitim sorunlarıyla boğuşması ayrı bir olgu.

Kokpitte CRM’de sıkıntılar yaşandığı dile getiriliyor. Her kim ne anlatırsa anlatsın yanıtınız, “sen de haklısın, sen de haklısın” oluyor.

Çözümün anahtarı uzmanlarda, ayrıca pilotların hak hukuklarını savunan STK’lerin birincil görevleri arasında yer alıyor.

Bu bağlamda ,Türkiye Havayolu Pilotları Derneği (TALPA) sorunlarını dinlemek, eleştiri, düşünce ve önerilerini almak, birlikte çözüm üretmek üzere pilotlarla bir araya geleceğini duyurdu. Daha güçlü bir TALPA için gücümüzü birleştiriyoruz söylemiyle duyurulan toplantı 13-14-15 Şubat 2017 tarihlerinde TAV ATATÜRK Havalimanı (Dış hatlar Gidiş Terminali) Fatih Ergökmen Toplantı Salonunda gerçekleştirilecek.

Toplantıya işli-işsiz pilot katılımı , ilgisi ne olur bilemiyorum. TALPA yönetimi, “Pilot arkadaş, işsiz kalmayın diye size iş verdik veriyoruz, sevildiğini bil” sözlerinin dolaştığı ortam ve mevcut iktisadi ortamdaki sıkıntılardan fayda sağlamayı bilenlerin pazarında şimdiye dek neler yaptıklarını, bundan sonra ne gibi yöntemler planladığını üyelerine anlatacak olmalı.

Bu işler,- hikayeyi olmaktan çıktı- masallaşmaya gitmeden sağlam zeminlerde ele alınmalı.

Bize ulaşıp, neler yaşandığını aktaran bazı işsiz pilot adayları ile kokpitte sağ koltuğa oturup halihazır uçarken kendilerini yine işsiz modunda gören pilot arkadaşlar; TALPA’nın düzenlediği toplantıda  seslerini duyurabilirler.

Facebook ile Yorum Yapın

Bir Cevap Yazın