Tayyareci Vecihi HÜRKUŞ Derneği Başkanı, Avukat Bahadır Gürer’in kaleminden bir yolculuğun analizi.

Cumartesi 22,25. Gelen uçak B737-800. Seyahat tadı veren bir uçak. Ama biraz havasız. Yolcular henüz inmiş. Hava temizleniyor ya da alışıyoruz. Kızımla yan yana oturuyoruz önde oğlum oturuyor.

Çok nazik bir kaptanımız var kibar, anlaşılır anonslar yapıyor. Yol boyunca yanından geçtiğimiz şehirlerin hangi taraftan göründüğüne kadar paylaşıyor. Teknolojiyi imkânlarını kullanarak paylaşıyor verileri ekrandan yansıtıyor.

Evde oturup seyretseniz harika şov müzikli canlı bir “NEŞELİ” sunum; konu uçakta güvenlik bilgilerinin paylaşımı. Yolcular keyifle NEŞE ile izliyorlar ve çok eğleniyorlar. Yeni bir video klip mi? Yoksa Uçakta güvenlik bilgilerinin verilmesi mi? Çok güzel hazırlanmış, çok NEŞELİ. Olaydan olaya, bilgiden bilgiye, akışkan ard arda beklenmeyen gelişmeler ve sunumda bir söz geçiyor. Uçağımızla ilgili güvenlik bilgilerini koltuğunuzun cebinde bulacaksınız.

Neşeli klipten çok hoşlandığım ve keyifle izlediğim için, bana da verilen görevi yapmak üzere, hemen koltuğun cebine bakıyorum. Oldukça hırpalanmış bir Pegasus dergisi buluyorum. Biz 6 Aralıkta uçağa bindik. Ne zaman yıprandı bu dergi neden yazık ettiler. Okunmuş gibi değil ağır bir trafik kazasından yaralı kurtulmuş gibi bir hali var. Peki kimse görmedi mi? Ay sonuna kadar ne hale gelecek kimbilir. Pegasus adına da üzülerek; dergiyi okumak ve yerine şıkır şıkır bir dergi konmasını sağlamak amacıyla yanıma alıyorum.

Bir de Pegasus’un indirimli satış kataloğu var. Gerçi o bilgileri de sürekli ekrandan alıyoruz.

Fakat bir eksiklik var ki stresli bir ortamı, tehlike, korku ve bilgisizliklerle çaresiz kılacak kadar önemli.

Koltuğumun önündeki cepte sunumda önemle belirtilen ve okumamız istenen güvenlik bilgileri kartı yok. Belki beni koltuk cebimde bir eksiklik vardır diye sağ ve solumdaki yolcu ceplerinde de bulamıyoruz. Ön sırada da yok.

O sırada esmer örgü saçlı hostes hanım yanımızdan geçiyor. Yardım rica ediyorum. Güvenlik kartını koltuk ceplerinde bulamadığımızı söyleyerek yardımını istiyorum. Nezaketle eğilmişken hızla başını kaldırıp alaycı bir bakış ve gülümsemeyle derhal uzaklaşıyor. Biz, ne suçumuz oldu diye düşünürken, satış görevlisi kimlikleriyle yanımızdan geçerken bile “bir şey ister misiniz?” Diye bile sormuyor. Biz de tekrar sormaktan çekiniyoruz. Ne olur ne olmaz. Havadayız.

Bir ara sarı saçlı, topuzlu bir hostes hanım geçerken güven duyarak durumu anlatıyor ve güvenlik bilgilerine nasıl ulaşabileceğimi soruyorum. İlgiyle eğilerek bakıyor ve önümdeki koltuğun arkasında kapalı vaziyette duran masa kapağının alt tarafına yapıştırılmış ( İnerken baktım etiketlerin hepsi masalarda yapıştırılan kâğıdın altı masa alt hizasındaydı yanı benim koltuğuma yanlış yapıştırılmamıştı. Hepsi yerden aynı yükseklikteydi.) Resimli güvenlik bilgileri etiketini gösterdi ve “burada var efendim yararlanabilirsiniz” dedi.

Oturduğum yerden; ki önümde koltukla yüzüm arasında 50 cm varsa gözümle de etiketin üstü arasında en çok 50 cm yükseklik vardı. Evet, bir etiket olduğu anlaşılıyordu ama görebilmek ve okuyabilmek gerçekten mümkün değildi. Belki koridor tarafındaki yolcular yere yatarak okuma şansı bulabilirler. Denemek çok kolay.

Beni üzen, yüzlerce, belki binlerce etiket o noktaya yapıştırılırken; bir kişinin dahi; gerek yapıştıran, gerek kontrol eden ya da denetleyenlerin, bir koltuğa oturup bu bilgilerin okunamayacağını görememeleri ve devam etmekte olan sorunun sürmesi. Çünkü, Pegasus’ta daha önce de uçakta dikkat çekmeye çalışmış ve bir etki ummuştum.

Sarı saçlı topuzlu hostes hanıma; oturduğum yerden bu resimleri hiç kimsenin görme algılama ve anlama imkânının olmadığını ve eğilerek kendisinin de okuyamayacağını söyledim denedi ve okuyamayınca hak verdi. Gerçekten şaşırdığına inandım. Konuyu mutlaka yetkililerine ileteceği söyleyerek teşekkür etti. Ben inandım. O hostes arkadaşıma yardımcı olabilmek adına bu yazıyı yazıyorum.

Havada stres, panik, korku ve tehlike hallerinde yapılacaklar için bu noktadaki bilgiye ulaşmaları asla mümkün olamaz. Bu durumda o neşeli sunum mu yinelenecektir yoksa canlı performans mı paylaşılacaktır. Hangisinden yarar umulmaktadır?

NEŞELİ sunumu beğendim. Görsel olarak çok etkili ancak yoğun ve keyifli hareketleri izlerken konu çok geride kalıyor. Yani güvenliğin önemi ve yapılması zorunlu olanlar çok geride kalıyor. NEŞE güzel ama neşeyi güvenliğe tercih edemeyiz.

Pegasus’un ne uçaklarını, ne pilotlarını ve çalışanlarını ne de yolcularını tehlikeye atmak istemeyeceğini, sakin, bilinçlendirilmiş yolcuların kurallara ve talimatlara uygun olarak ortak çalışmaları ile; sıkıntılı, zor durumlarla baş etmek zorunda olduklarına inanıyorum. Bu durum en kısa zamanda hiçbir sorun yaşanmadan düzeltilmelidir.

Bu durum ayrıca bir şirketin kendince yaptığı uygulamalara da bırakılamaz. Sivil havacılık otoritesi mutlaka bu hususu değerlendirmiştir. Gerekli önlemleri de almıştır. Ama bu gece biz bunu göremedik.

Bu şekilde sürdürülen güvenlik uygulamasını ben sıradan bir yolcu olarak anlayamıyor ve inanamıyorum. Ama öğrenmek ve güvenmek istiyorum

Bana bunu Türkçe anlatacak bir kılavuza şiddetle ihtiyacım var. Saygılarımla,

Bahadır Gürer

Avukat, Pegasus yolcusu

Facebook ile Yorum Yapın

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.