Boeing Türkiye ve Kuzey Afrika Başkanı Bernard Dunn Türk TV dizilerini örnek göstererek Türkiye’nin ticari havacılıkta inanılmaz bir performansa sahip olduğunu, tedarik boyutunda ise daha rekabetçi olunması gerektiğini söyledi. Dunn, TV dizileri, inşaat, perakende ve gıda sektöründe birçok Türk markasının başarısının havacılık ve uzay sektöründe tekrarlanması gerektiğini belirtti. Ege Serbest Bölgesi’nde düzenlenen “Yeni Dönemde Türkiye-ABD-AB Perspektifi: Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı, Fırsatlar ve Riskler” konulu konferansta konuşan Dunn, Boeing’in Türkiye ile ilişkilerinin 1947 yılından bu yana devam ettiğini, 47 yıldır sürekli büyüyen, sağlam bir ilişkiye sahip olduklarını, Türkiye’ye çok büyük değer verdiklerini anlattı.

TÜRKİYE BÖLGESEL BİR MERKEZ

Türkiye’yi bir bölgesel merkez olarak tanımladıklarını, bu ülkede ticari projelerin yanında genç insanların eğitimi konusunda bir çok projeye dahil olduklarını aktaran Dunn, Türk sivil havacılık sektörünün son yıllarda “inanılmaz bir büyüme” gösterdiğine dikkati çekti. Boeing’in de bu büyümeden pay aldığını, çok iyi satış rakamlarına ulaştıklarını dile getiren Dunn, “Türkiye Boeing ticari uçaklarının 17’nci en büyük müşterisiyken bu yıl 9’uncu en büyük müşterisi oldu. Sadece THY değil Sun Express gibi diğer özel havayollarının alımları da etkili oldu” diye konuştu. TÜRKİYE’NİN PERFORMANSI HARİTADA BELİRGİNLEŞTİ Türk firmalarının ticari uçakların kabin ve iç döşeme üniteleri üretimi konusunda çeşitli roller üstlendiğini, otomobil koltukları üreten bir şirketin uçak koltuklarında da üretime geçtiğini aktaran Dunn, uçak mutfak, tuvalet ve mobilyaları konusunda Türkiye’de yeni sektörlerin yaratılmaya başlandığını ifade etti. Dunn, “Türkiye, son dönemdeki performansıyla artık haritada daha belirgin hale gelmeye başladı” dedi. Savunma sanayinde ise Türk Hava Kuvvetleri’nin “Havadan İhbar Kontrol Sistemi” ihtiyacının karşılanması amacıyla TAI tesislerinde yapılan Boeing 737 AEW-C tipi uçaklardan 3’ünün teslim edildiğine işaret eden Dunn, Türkiye’nin havacılık ve uzay programlarında tedarikçi olarak yapması gereken çok işin olduğuna değindi.

TÜRKİYE’DE REKABETÇİLİK SORUNU VAR

“Barış Kartalı” projesi için off-set yatırım şartının 9 milyon dolar olduğunu, bunu yaptıkları yatırımlarla tamamladıklarını ancak Türkiye’nin alması gereken payın çok daha büyük olduğunu dile getiren Dunn, şöyle konuştu: “Türkiye, projelerimizdeki 2,2 milyar dolarlık ticari fırsattan yeterince yararlanamadı. Bunun ancak yüzde 5’lik bölümünü kazanabildi. Birçok ülkeden tedarikçinin katıldığı işlerde Türkiye çok fazla sözleşme alamadı. Rekabetçilikle ilgili bir sorun var Türkiye’de. Sunduğumuz yüksek teknoloji. Biz yüksek teknoloji üretiyoruz. Türkiye’nin de bu alanda büyümek istediğini biliyorum. Türkiye’nin tedarikçi ekosisteminini genişletmesi ve derinleştirilmesi gerekiyor. Örneğin havacılık konusunda birden fazla şirketin olması gerekiyor. Yatırım yapacağımız 2,2 milyar dolar var dünyada farklı yere dağıttık. Çünkü ekosistem yeterine geniş değil. Türk sanayisi bunun hepsini kazanabilseydi inanılmaz bir değişiklik olurdu.”

DİĞER SEKTÖRLERDEKİ REKABET HAVACILIKTA DA OLMALI

Türk şirketlerinin rekabetçilik denilince Çin gibi ülkelerin altında fiyat veremeyeceklerini düşündüğünü ancak havacılık sektöründe Türk firmalarının işleri Çinliler’e değil İngiltere, Kanada ve ABD’li firmalara kaptırdığını kaydeden Dunn, Türkiye’nin diğer sektörlerdeki dinamizmi ve rekabetçiliğini havacılık sektörüne de yansıtması gerektiğini bildirdi. Bir süre önce Dubai’ye gittiğini, burada insanların “Muhteşem Yüzyıl” dizisini seyrettiğini gördüğünü, daha sonra gittiği diğer ülkelerde de aynı diziyi gördüğünü anlatan Dunn, “Fas’tan Pakistan’a kadar gittiğim her yerde Türk dizileri izleniyor. Banvit, TAV, BİM gibi Türk şirketleri, bu ülkelerde son derece rekabetçi ve gözle görünen bir büyümeye sahip. Acaba uzay ve havacılık sanayiinde aynı şeyi yapabilecek mi ? Önümüzdeki 10 yılda yüksek off-setli işler planlanmıyor. 10 yıl içinde Türkiye’nin 100. kuruluş yılına giderken daha rekabetçi hale gelmelisiniz. Başka sökterlerde bu olmaya başladı. Uzay ve havacılık sektörü de aynı şekilde rekabetçi olabilecek mi, katkıda bulunabilecek mi ? 2023 yılına kadar en büyük 10 ekonomi arasında olma hedefi var. Bu çok büyük bir hedef, acaba bu sektör bu hedefe katkıda mı bulanacak yoksa sıkıntı mı çıkaracak ?” diye konuştu.

SÖZLEŞMELERİ TÜRKİYE’NİN KAZANMASINI İSTİYORUZ

Boeing olarak Türkiye’yi parlak ve dinamik bir ülke olarak gördüklerini, bu ülkede güvenilir tedarikçilerinin olmasını istediklerini vurgulayan Dunn, “Teklif ettiğimiz sözleşmeleri Türkiye’nin kazanmasını istiyoruz. Bence bu mücadeleyi verip kazanabilirsiniz, çünkü sektörde büyük hareketlenme görüyorum” dedi.
(cnbce.com)

Facebook ile Yorum Yapın

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.