Ancak uçuşa yasak bölgelerde kullanılan veya farklı modifikasyonlar yapılan cihazlar tehlikeye davetiye çıkarıyor.

Bunun engellenmesi için anti-drone sistemlerinin kullanılmaya başlanması planlanıyor.

Geçtiğimiz hafta Kaliforniya’da meydana gelen yangında, alanda uçuş gerçekleştirerek söndürme çalışmalarını engelleyen drone’lar büyük tepki toplamıştı.

Bir diğer yandan YouTube’a yüklenen ve üzerindeki silahla ateş edebilen drone da bu cihazların ne kadar tehlikeli olabileceğini gözler önüne sermişti.

Tüm bu olayların ardından artık anti-drone sistemlerinin de yaygınlaşması gündeme geldi.

Bu sistemlerden biri olan AUDS (Anti-UAV Defence System) radyo frekanslarını kullanarak drone’ları yere inmeye veya rota değiştirmeye zorluyor.

Menziline giren drone’ları otomatik olarak algılayan sistem, saniyeler içerisinde drone’un kontrolünü eline geçirebiliyor.

Bir diğer savunma sistemi olan anti-drone lazeri ise AUDS’a göre çok daha sert bir müdehale yöntemine sahip.

Güçlü lazer ışınıyla3 saniye içerisinde drone’u yakarak parçalayan sistem, drone’u tamamen kullanılamaz hale getiriyor. 500 metre ötedeki drone’u bile rahatlıkla düşürebiliyor.

Günümüzde birçok drone kendi yazılımı içerisinde yasak bölgeler yüklü halde geliyor.

Böylece drone otomatik olarak bu bölgeleri algılıyor ve orada uçuş gerçekleştirilmesine izin vermiyor.

Fakat yine de kötü niyetli kişilerin drone ile uçuş izni verilmeyen bölgelere girilebileceğini düşünürsek anti-drone sistemlerinin bir noktada gerekli olduğunu söylemek mümkün.(star.com.tr)

Facebook ile Yorum Yapın

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.