Türkiye’de zeytin üreticiliğinin önemli merkezlerinden biri olan Edremit Körfezinin üzerinde kara bulutlar dolaşıyor. Uçakla ilaçlama ülke genelinde yasak iken Körfez zeytinciliği bu yasağın istisnası durumundaydı. 2011’de Avrupa Birliği standartları uyarınca yasaklanan havadan zeytinlik ilaçlama faaliyeti bu yaz itibariyle Balıkesir İl Tarım Müdürlüğü ve Büyükşehir Belediyesinin kararıyla tekrar başladı. Zeytin sineğine karşı mücadele gerekçesiyle başlayan ilaçlama bölgedeki tüm canlı yaşamın sağlığı açısından tehlike arz ederken, organik tarım yapan üreticileri zor durumda bırakıyor. Edremit Körfezindeki bazı zeytin üreticileri ilaçlamayı onaylarken büyük bir kısmı uygulamaya tepkili. Üstelik uçakla kimyasal ilaç atılmasına karşı olanlar da atılan ilaçlar için para ödemek zorunda bırakılıyor.

Yeşil Gazetenin  haberine göre,zeytin sineğine karşı mücadele gerekçesiyle, Edremit Körfezinin Balıkesir ilinde kalan bölümlerinde uçakla kimyasal ilaç uygulaması tekrar başlatıldı. 2011 yılına kadar yapılan ilaçlama, Avrupa Birliği’nin ‘Bitki Korumasının Sürdürülebilir Kullanımı Direktifi’ uyarınca iptal edilmişti. Fakat geçen Ağustos ayında, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, 3 milyon 770 bin liralık bir bütçe ayırarak ilaçlamaya tekrar başladı. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi ve İl Tarım Müdürlüğü, zeytinliklerin engebeli arazilerde olması nedeniyle karadan ilaçlamanın etkin olmadığı gerekçesiyle uygulamayı savunurken iyi tarım ve organik tarım üreticilerine göre havadan ilaçlama hem ekosistemin hem de bölgedeki insan sağlığının tehlikeye atılması anlamına geliyor.

İlaçlama çözüm değil

GÜMÇED (Güney Marmara Çevre Derneği) Edremit Körfez Şubesi, ilk havadan ilaçlamanın yapıldığı ağustos ayında bir basın açıklaması yayımlamış ve tehlikeye dikkat çekmişti. Dernek, bölgede yaklaşık 100 üreticinin organik ve iyi tarım uygulamasına geçtiğini hatırlatarak, kimyasal ilaçlama nedeniyle bu üreticilerin sertifikalarını kaybetme riski taşıdıklarını vurguladı. GÜMÇED, önceki yıllarda yapılan ilaçlamanın zeytin sinekleriyle beslenen diğer canlıları (predatörleri) öldürdüğünü, üstelik sineklerin zamanla ilaca bağışıklık kazandığını ileri sürüyor. Öte yandan yakın geçmişte Havran Barajı’nda su tutulması ile zeytin sineğinin doğal çözümü olan yarasaların kaybolmasını hatırlatarak kimyasal ilacın çözüm değil, sorunun bir parçası olduğunun altını çiziyor.

Yeşil Gazete’ye konuşan GÜMÇED Edremit Körfez Şube Başkanı Mehmet Akif Öznal, kimyasal ilaçlamadan önce predatör (avcı böcekler) dağıtma, sineklere karşı tuzak yapışkanları koyma gibi ilk basamak yöntemlerin üreticilerin sadece yüzde %5’i tarafından kullanıldığını söyleyerek “ bu sene bazı üreticilerin ve ilaçlama birliklerinin oluşturduğu lobi nedeniyle belediye ilaçlamaya başladı” ifadelerini kullandı. GÜMÇED konuyla ilgili suç duyurusunda bulunmaya hazırlanıyor.

İlaçlama zeytin olgunlaştıktan sonra yapıldı

Zeytin Üreticileri Sendikası Sekreteri Hasan Cengiz de bölgedeki bazı büyük zeytin üreticilerinin belediyeye ilaçlama uygulaması için baskı yaptığı iddiasında. Yerel seçimler sonrası yürürlüğe giren ve kamuoyunda ‘6360 Sayılı Kanun’ olarak bilinen kararname kapsamında Balıkesir Belediyesi de büyükşehir belediyesi haline geldi ve yetki devri gerçekleşti. Belediyenin ‘haşereyle mücadele’ yetkisi kapsamında bu uygulamayı yaptığını ifade eden Cengiz, bir belediyenin bu konuda tasarruf kullanmasını sakıncalarını hatırlatıyor. Öte yandan sendika başkanı, ilaçlamanın yapıldığı tarihte zeytinler olgunlaşmış olduğu için zaten herhangi bir işe yaramayacağını, bu açıdan tekrar uçakla kimyasal ilaçlamayı siyasi bir taktik olarak gördüklerini dile getiriyor .

İşçi arılar öldü

Havadan ilaçlama sadece zeytin sineklerini hedef almıyor, belki de en büyük zararı arıcılara vermiş durumda. Edremit Arıcılar Derneği Başkanı Sahra Karatepe, son ilaçlamada bal toplayan işçi arılarının hepsinin öldüğünü aktarıyor. Yani bu sene bal üretimi, hem işçi arıların ölmesi, hem de çam ağaçlarında bulunan ve arıya besin sağlayan bastıra böceklerinin ölmesi nedeniyle oldukça düşük olacak. Bu tür bir ilaçlamanın dünyanın birçok yerinde yasak olduğunu belirten Karatepe, “Sadece burada uygulanıyor. Demek ki birileri para kazanıyor. Biz doğanın dengesinin bozulmasına karşıyız” ifadelerini kullanıyor.

Kısırlaştırma

Peki ne yapılmalıydı? Mağdur zeytin üreticilerinden bazıları havadan ilaçlamanın kesinlikle uygulanmaması gerektiğini düşünürken, bazıları da havadan organik ilaçlama veya farklı yöntemlerle zeytin sineğiyle mücadele edilmesi gerektiğin görüşünde. İkinci grupta yer alan Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi genel direktörü Dr. Mustafa Tan, bölgenin meyilli araziye sahip olmasından dolayı, üreticinin karadan ilaçlamayı yapamadığını savunuyor; “Tarım Bakanlığı bu uygulamayla geriye bir adım atmış oldu, fakat uygulama üretici açısından ürünlerinin kalitesi düşmeyeceği için kabul görüyor. Yine de çevresel etkileri ne oluyor o konuda da araştırma yapmak lazım. Talebimiz şu: uçakla ilaçlı mücadele zaruri bir uygulamadır ama çevreye uygun organik ilaçlarla ilaçlanmalıdır. Organik ilaçlama pahalı olduğu için bu yük ağır geliyor bakanlığa. Tan, Hırvatistan ve İsrail’de uygulanan, zeytin sineğinin erkeklerinin kısırlaştırılması ve doğaya salınması yönteminin de, maliyetine rağmen uygulanması gerektiğini görüşünde.

“Yeniden ilaçlama olursa ne yapacağız?”

Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi üyesi olan bir başka üretici Hüseyin Bozkurt da uçakla ilaçlamanın sadece organik ilaçla yapılması gerektiğini düşünüyor. Arazisinde iyi tarım uygulaması yapan Bozkurt ilaçlamanın tarıma verdiği zararı şöyle anlatıyor: “İyi tarımda attığınız ilaçları reçete karşılığı satın alıyorsunuz. En az 3 yıl denetim altındasınız. Temizse sertifika veriliyor. ÇKS çiftçi kayıt sistemine girdiğinizde 60 lira ilaç parası tahsil ediliyor.” Bazı üreticilere verilen söz nedeniyle belediyenin bu uygulamayı başlattığına inanan Bozkurt, yeni hasat zamanını kara kara düşünmeye başlamış: “Burada Ayvalık, Gemlik ve domat çeşidi olmak üzere üç tip zeytin vardır. 20 Eylül’den sonra domat zeytinleri toplamaya başlayacağız. Eğer yeni bir ilaçlama yapılırsa bu ilaçlama altında nasıl toplayalım?”

 

Zeytindostu Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Abidin Tatlı son haftalarda kamuoyunda tartışmaya neden olan uçakla zeytin sineği ilaçlamasının, kaş yapayım derken göz çıkarmak olduğunu söyledi.  Tatlı benzer tartışmanın Avrupa’da da yaşandığını vurgulayarak, organik zeytin üretimi açısından uçakla ilaçlamanın tehlikesine dikkat çekti.
Zeytinde hasat sezonunun gelmesiyle birlikte her yıl yaşanan, ‘uçakla zeytin sineği ilaçlaması yapılsın mı, yapılmasın mı’ tartışması bu yıl da alevlendi. Özellikle Kuzey Ege’de bazı belediyelerin uçakla ilaçlamaya gitmesi başta çevreciler, organik üreticileri ve turistler olmak üzere kamuoyunun tepkisini çekti. Zeytin sineğinin ürünlerine büyük ölçüde zarar verdiğini vurgulayan bazı zeytin üreticileri ise uçakla ilaçlamanın gerekliliği üzerinde durunca tartışma büyüdü.
Konu ile ilgili  olarak kendine ait  web sitesinde bir açıklama yapan Zeytindostu Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Abidin Tatlı, uçakla ilaçlamanın asla kesin çözüm olmadığının altını çizerek, bunun kaş yapayım derken göz çıkarmak olduğunu söyledi.
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının 2012 yılında ekosisteme zararlı olduğu ve su kaynaklarını kirlettiği gerekçesiyle uçakla ilaçlamayı istisnalar dışında yasakladığını hatırlatan Tatlı, ancak zararlı popülasyonunun yüksek seyretmesi nedeniyle bu yıl ilaçlamaya yeniden izin çıktığını belirtti.

ORGANİK İLAÇLAMA YA DA KISIRLAŞTIRMA TERCİH EDİLMELİ
Uçakla ilaçlamaya gidilen bazı bölgelerde organik üretim ve turizm faaliyetlerinin bulunduğunu dile getiren Abidin Tatlı, uygulamanın riskli olduğunu vurguladı. Zeytin sineğiyle mücadelede organik ilaçlamanın sorunu çözeceğini savunan Tatlı şunları söyledi;
Biliyoruz ki zeytin sineği ile mücadelede toplu mücadele önemlidir. Zeytin sineğinin erkeklerinin kısırlaştırılması (eradikasyonu)  ve zeytin sineği ile mücadelede zehir içermeyen ve zeytin sineğini besin kokusu salgılayarak cezbeden ve öldüren tuzaklar geliştirilmiştir. Amonyum bileşiklerinden oluşan bu cezp edici madde sayesinde tuzaklar 3 ay süreyle zeytin sineklerini kendisine çekmekte ve öldürmektedir. Gelecek yıl öncesinde ya organik toplu uçakla ilaçlamaya geçilmesi ya da zeytin sineği kısırlaştırma projesinin devreye sokulması için mücadele başlatmamız gerekmektedir.’’

AVRUPALI ZEYTİNCİDE DE AYNI DERT
Ülkemizde her yıl yaşanan ve çevrecilerle bazı uygulayıcı mercileri karşı karşıya getiren tartışmaların benzerinin Avrupa’da da yaşandığını vurgulayan Tatlı, Avrupalı zeytin üreticisi ülkelerdeki durumu şöyle aktardı;
Dünyada; zeytin üreticisi ülkelerden İspanya istisnalarla izin vermekte, Fransa pestisitlerin havadan ilaçlama yasakladı. Buna göre özellikle İspanya ve Yunanistan’da uygulama devam etmektedir. Ancak AB üyesi bazı ülkelerde bu uygulamanın devam ettiği belirtilmektedir. Monokültür zeytincilik yapan İspanyanın Endülüs bölgesindeki organik zeytinciler de buna karşı çıkmaktadırlar. AB Organik grubu da hem organik üretim için teşviklerin olduğunu hem de uçakla mücadeleye izin verildiğini vurgulamaktadır. Organik üretim yapanların sofralık zeytin veya zeytinyağında kalıntı sorunu ortaya çıkması durumunda yeniden organik üretime geçebilmesi için 3 yıla ihtiyacı olduğunun da unutulmaması gerekir.”

İlaçlama 5 uçakla yapılıyor.Uçaklar bir sortide 500 litreyle kalkıyor. Her sortide 2 bin dekar yer ilaçlanıyor. Günde 8-10 sorti olarak yapılan ilaçlama için  Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nca  3 milyon 300 bin liralık bir bütçe hazırlandığı kaydedildi.

Fotoğraf:( Burhaniye Gündem)

Facebook ile Yorum Yapın

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.