Paris’in Le Bourget Havaalanı’nda düzenlenen havacılık fuarında, yolcuları yakından ilgilendiren bundan sonra uçuşlarda karşılaşılacak yenilikler tartışıldı.

Yakın gelecekte alışkanlıklarımızı değiştirecek uygulamalara baktığımızda, yolcunun konfor ve güvenliğinin baş köşeye oturtulduğunu görüyoruz. Örneğin, havaalanlarında otel olmadan yolcuların uyuyabileceği mekanlar oluşturulacak. Ne de olsa havaalanları, aktarma uçuş bekleyen, uçuşu ertelenen ya da iptal olan yorgun yolcularla dolu. Bu yolcular, isterlerse hem bagajlarını kilit altında tutacaklar hem de kendileri birkaç saat uyuyabilecekler. Üstelik terminal gürültüsünü duymadan, deliksiz uyuyabilecekler. Buna benzer bir uygulama Finlandiya’nın Helsinki Havaalanı’nda başladı bile.

Havaalanlarında yaşanan en sıkıcı deneyimlerden biri de güvenlikten geçmek. Son zamanlarda bu işlemin hızlandırılması için yoğun bir çalışma var. Amsterdam’daki Schiphol Havaalanı, güvenlik işlemlerinin çabuk bir şekilde yürütüldüğü örnek bir alan. Yeni sistem, hem X ışınlarını hem de bizim MR olarak bildiğimiz nükleer manyetik rezonans taramasını birleştiriyor. Bir başka deyişle güvenlikçiler, bizi bir cerrah hassasiyetinde görebiliyorlar. Yanımıza aldığımız bir şişe suyun tehlikeli olup olmadığına karar verebiliyorlar.

Kulaklık “out” kask “in”

Pilotlar artık kulaklık değil, “sanal gerçeklik kaskları” takacaklar. Bunun yolculara faydasına gelince…Bu kasklar sayesinde pilotlar uçakları daha güvenli bir şekilde uçuracaklar. Kaskların ön camına, “o an için gerekli” olan uçuş bilgileri yansıtılacak. Bu bilgiler hem görsel hem işitsel olacak. Hatta koku bile eklenebilecek. Bu yenilik, pilotlar için çok önemli. Zira bir Boeing 747’nin pilot kabininde 350’den fazla düğme ve gösterge var. Pilot ayrıca, kask sayesinde dış sesleri de duymayacak. Böylece kafası karışmayacak.

Yeni uçaklarda pilot mahallinin önde olması gerekmeyecek. Uçağın önü, şanslı ve de paralı yolculara ayrılacak. Bu yolcular, uçuşu tüm güzelliğiyle seyretme imkanına sahip olacaklar. Pilotlar nerede mi olacak? Uçağın herhangi bir yerinde olabilirler. Çünkü uçağı uçurmaları için önlerinde bir pencere olması şart değil. Sanal bir ekranla da uçağı uçurabilirler. Bu nedenle pilot mahalli, uçağın arkasına bile konabilir. Fakat ağırlık dağılımının mühendisleri biraz uğraştıracağı belirtiliyor.

Uçakların geleneksel yolcu kabinlerinin biçimi ve koltukların konumu değişecek. Kanatlar daha ince, daha uzun olacak. Motorların ince kanatlarda taşınması zor olacağından gövdeye yakın konumlana caklar. Dikey ve tek parça olan kuyruklar, U biçimi olacak. Bütün bu değişikliklerin amacı sürtünmeyi azaltmak, hızı ve menzili artırmak, yakıt ekonomisi sağlamak ve uçağı bütün olarak daha güvenilir, daha istikrarlı hale getirmek.

Pencereler çağ atlayacak

En dikkate değer yenilik ise uçağa biniş işlemlerinin otomatik olarak yapılması. İnternet sayesinde bunun bir kısmını şimdi de yapıyoruz. Biletimizi on-line olarak alabiliyor, uçakta yerimizi bile ayırtıyoruz. Paris ve Londra havaalanlarında başlanan yeni bir uygulama ile yolcular bagajlarını kendileri uçağa gönderebiliyorlar. Bilgisayar sistemlerinin daha da gelişmesi ve yüz tanıma özelliğinin kullanılmasıyla yolcular, havaalanında hiçbir yetkiliyle karşılaşmadan uçağa binebilecekler.

Uçakta dışarıyı görmek, her yolcunun arzusu. Ancak pencereler çok küçük. Yakın gelecekte uçak- ların pencereleri büyütülmüş olacak. Her yolcu, bir genişlik, ferahlık duygusuyla uçacak. Üstelik bu pencereler, yolcunun interaktif olarak kullanabileceği bir bilgi ekranı da olabilecek. Uçuşla ilgili bilgileri pencerede görmek mümkün olacak.

Uçaklar, sesten hızlı uçacak. Böyle bir teknoloji zaten vardı. İngiliz-Fransız ortak yapımı Concorde’lar, 1976’dan 2003’e kadar hizmet verdi. 2000’li yılların başında mühendisler, verimli uçakların, hızlı uçaklardan, ticari olarak daha önemli olduğuna karar verdiler. İhtiyaçlar günümüzde sesten hızlı yolcu uçaklarını bir kez daha gündeme getirdi. Şimdi Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi NASA, daha verimli, daha çevreci ve daha sessiz, sesten hızlı uçak denemeleri yapıyor. Dünyanın bir ucundan diğerine birkaç saatte gitme fikri, mühendisleri de yolcuları da heyecanlandırıyor. (Kerem Köfteoğlu/Para Dergisi)

 

Facebook ile Yorum Yapın

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.