8 Aralık 2013…. HAVA-İş Sendikası 27.’inci Olağan Genel Kurulunda  300 delegeden 211’nin oy kullandığı seçimlerde,  Atilay Ayçin 73, Ali Kemal Tatlıbal ise 133 oy aldı.Bu sonucun ardından, 24 yıldır sendika başkanlığını yürüten  Başkanlık görevini Ali Kemal Tatlıbal’a devrederken söz alan Ayçin ”“İçim rahat olarak görevi devrediyorum. Size 25 yaşında pırıl pırıl bir delikanlı emanet ediyorum” derken, yeni başkan Tatlıbal’da,Ayçın’a: “Bir kez daha söylüyorum; Siz büyük bir değersiniz. 24 yıllık bir tecrübeye haiz olmak kolay değil. Bize sadece zaman tanınsın. Sizinle aynı yolda yürüdüğümüzü göreceksiniz” yanıtını vermişti.

THY yönetimi ile 24. Dönem Toplu İş Sözleşmesi görüşmelerinde uzlaşamayan Hava-İş Sendikasının grev kararı almasının ardından 15 Mayıs 2013 tarihinde sabaha karşı 03.00’de  başlayan grev, greve katılan ve katıldığı varsayılan 305 çalışanın  işten atılmasıyla son bulmuştu.Varsayılan diyoruz, çünkü bazı personel greve katılmadığını iddia ettiği halde işten çıkarılmıştı.

Kim haklı – haksızdı, kim nerede ne hata yaptı? Tartışmalar hiçbir zaman sona ermedi. Grevin ardından kalan en büyük  izlerden biri de zamanın THY yönetim kurulu başkanı Hamdi Topçu ve sendika başkanı Atilay Ayçın’ın arasında yaşanan öfke ve müthiş bir ego mücadelesine yönelik sosyal medya  üzerinden yürütülen enformasyon savaşıydı. Bu savaşta kim ne kadar yara aldı, perde arkasında neler yaşandığı araştırmacı bir yazara malzeme olacak ilginç olaylar yaşanmıştı.

Ayçın ayrılmıştı ve Tatlıbal için yeni bir döneme başlayalı bir yıl geçmişti.

Şubat ayında  göreve geldikleri bir yılı değerlendiren Tatlıbal, kanunsuz olarak  greve katıldıkları gerekçesiyle işten atılan 305 kişiyle ilgili şunları söylemişti. “Biz aldırmadık. Allah nasip etti. Biz ancak vesile oluruz. Vesile olduysak ne mutlu bize. Bu 305 kişi arasından 200 küsur kişi bize müracaat etti ben dönmek istiyorum diye. Onlar içinde 19 kişi hariç hepsini işine döndürdük. Şu anda hepsi çalışıyor. Eğitimlerinde de ziyaret ettik. Epey bir süre oldu. Artık uçuyorlar. Eski işlerine döndüler”

Bu arada,eski yönetimin  4 yılda 1 milyon TL’lik çiçek parası ödediğini görünce şok yaşadığını belirterek, “Yılda 280 bin liralık çiçek masrafı yapmışlar. Biz geldik geleli ne düğün, ne doğum, ne hastalık, ne cenaze atlamaksızın herkese çelengini göndererek, biz 24 bin liraya erişebildik”  diyen Tatlıbal,“Algı için derseniz, elbette bunu oturtmak zaman alacak, bizim üzerimize bir yafta oluştu. Seçim döneminde kötü bir algıyla geldik. Biz bunu bir senede ben ve arkadaşlarım oldukça aştık. Sürekli arkadaşlarımızla beraberiz. Uçuşta mutfağa geçerim. Uçucu ekiplerle sohbet ederim. anlatırım. Her uçuş sonrasında helalleşirim. ’Ben artık maaşımı THY’den değil sizin aidatlarınızdan alıyorum. Hakkınızı helal edin’ diye. Çünkü makam mevki gelir geçer. Çünkü bu koltuklarda bizde gelip geçeceğiz. Nasip işi bunlar. Arkamızdan bir ’Allah razı olsun’ dedirtirsek daha bir şey istemiyoruz” ifadesini  sözlerine eklemişti.

” Seçim döneminde kötü bir algıyla geldik”  sözü   ne anlama geliyordu?

27’inci Olağan Genel Kurul’da reform hareketi adıyla seçime katılan eski sendika yönetimi ve sosyalist çevreler tarafından, THY yönetimi ve iktidar yanlısı olduğu, grev yapanları  vazgeçirmeye teşvik ettiği iddiaları, başkan Tatlıbal’ı oldukça rahatsız ediyordu.

Bu arada, Teknik A.Ş.’de ikili vardiyaya geçilerek 2′ye çıkarılan cumartesi nöbetleri engellenememişti.Üstüne üstlük çok garipsenen bir işveren kararıyla,15 dakikaya indirilen ara çay saatleri tekrar 30 dakikaya  çıkarılmıştı.! Sendika  geçtiğimiz Eylül ve Mart ayları arasında bir dizi  toplantılar yaparak, eksikliklerinin giderilmesi ve  üyelerinin  haklarını koruyacağını internet sitesinden duyuruyordu.Ama bunlar yeterli değildi. Önceden yaşanan kaza ve yaralanmalar vardı.

Ve ölümle neticelenen kazalar oldu.

24 yıllık bir yönetimin ardından  yeni bir yönetim işbaşına gelmesinin ilk 2 yılında neler değişmişti, enkaz mı devraldılar, yapacakları neler vardı? Hepsi bir anda arka plana atıldı ve gündem tümüyle değişti.

Ne var ki, her ne olursa  olsun sendika daima iyidir. Rengi de tartışılsa, misyonu  anlaşılmasa da.

THY çalışanlarının sendikası var. Peki, diğer özel hava yollarında ve handling (Yer Hizmetleri)  şirketlerinde durum nasıldır? Sendikası olmayan  işletmelerdeki  çalışanların hali Harran’lıyam gibi midir?

Karar sizin:

https://www.youtube.com/watch?v=fSORl7UiJog

Fotoğraf :havais.org.tr

 

 

 

 

Facebook ile Yorum Yapın

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.