Üstgeçiş yapan trafikler de dahil günde ortalama 2 bin 500 uçağa hizmet veren, pilotların yerdeki gözü kulağı olan İstanbul Atatürk Havalimanı’nda çalışan hava trafik kontrolörleri, sayılarının yetersiz olması dışında, bugünlerde pilotlarla görüştükleri iletişim frekansında yaşanan sıkıntılarla da çok zorlandıklarını söylüyorlar.

kont

Hayati önem taşıyan frekanslardaki sorun zaman zaman trafiklerin birbirini duymamasına, pilotlara verilen talimatların gecikmeli alınmasına, trafiklerin aynı anda konuşmasına ve kontrolörlerin trafikleri yönlendirirken verdiği talimatları bir kerede pilotların alamamasına sebebiyet verdiğini belirten kontrolörler ve pilotlar oldukça sıkıntılı anlar yaşıyorlar. Frekanslardaki sorun nedeniyle uçağa gerekli zamanda gerekli manevralar verilemeyebiliyor. Gerekli manevraların verilememesi, geç verilebilmesi hem hava trafik emniyetini olumsuz etkiliyor hem de gecikmelere sebebiyet verebiliyor.

BAŞKA MEYDANLARA TAYİN İSTEDİLER !

Atatürk Havalimanı’nda görev yapan hava trafik kontrolörleri, sayılarının yetersiz olması,meteorolojik şartları önceden bilecekleri dopler radarı olmaması, saha kontrolün Ankara’ya gitmemesi nedeniyle iş yüklerinde ekstra artışa yol açması ve son olarak pilotlarla iletişim kurdukları frekansta yaşanan sorunlardan dolayı sıkıntılı anlar yaşadıklarını söylüyorlar.Hava trafiğini idare etmekteki en büyük araç frekanslar. Frekanslarla hava trafik kontrolörü pilotlara talimatlar dağıtıyor, pilotlar da aynı frekanslarda geri bildirimler yapıyor. Hatta sıkıntıları veya ihtiyaçları varsa bu frekanslar aracılığı ile pilotlar kontrolörlere bildiriyorlar. İstanbul’da çalışan hava trafik kontrolörleri bugünlerde yaşadıkları hayati önem taşıyan pilotlarla iletişim kurdukları frekans sorunlarıyla boğuştuklarını belirtiyorlar. Bazı kontrolörler bu yüzden başka meydanları tayinlerini istedi.

smart_ekrani_1

HAVA TRAFİK EMNİYETİNİN TEHLİKEYE GİRDİĞİNİ ANONSLARDA DA SÖYLÜYORLAR

Özellikle kontrolörler, pilotlara,”Frekanstaki trafikler bilginize, frekanslarımızda problem var ve sık sık tekrarlanmakta hava trafik emniyeti tehlikeye giriyor. Bu durumu rapor etmenizi rica ediyorum” anonsunu yaparak frekans problemine isyan ediyorlar. Trafik yoğunluğu frekans kapasitesinin üzerinde olması da ayrı bir sorun olduğu ifade ediliyor. Avrupa’nın en büyük operasyonunu yapan Atatürk Havalimanı’nda görev yapan kontrolörler, aynı anda 4 ayrı ayırma limitinin uygulanması gereken 4 ayrı statüde trafiği yönlendirmek zorunda kalabiliyorlar. Türkiye’deki hava seyrüsefer hizmetlerinin daha güvenli ve hızlı yürütülmesini amaçlayan Hava Trafik Yönetimi Sistemlerinin Sistematik Modernizasyonu anlamına gelen SMART’ta şu an kesin kabul aşamasında bulunuyor.

İLETİŞİMDE CİDDİ PROBLEMLER VAR !

30 Nisan’dan itibaren kesin kabul aşaması için SMART sistemleriyle trafik idaresi başlamasıyla beraber pilotlarla hava trafik kontrolörlerinin iletişim sağladığı hayati önem taşıyan frekanslarda önemli sorunlar yaşanıyor. Frekans problemleri bu iletişimi inanılmaz şekilde zorlaştırdığı frekanslardaki konuşmalarda da sıkça rastlanmaya başlandı. Digitale geçilen frekansta yaşanan sorunlar, pilotlara verilen talimatların geç algılanmasına, trafiklerin birbirleri üzerinde aynı anda farkına varmadan konuşarak talimatların yok olmasına, bu talimatların tekrar edilmesine sebebiyet verdiğini belirtiyorlar. Digital frekanslara geçişte trafiklerin birbirini duymaması sorunu, trafiklerin aynı anda konuşmasına ve hava trafik kontrolörlerinin trafikleri yönlendirirken verdiği talimatları bir kerede alamamasına sebebiyet verdiğini kontrolörler söylüyorlar.Bu da yapılması gereken manevraların ve yönlendirmelerin gecikmesi sonucunda hem trafik gecikmesine hem de emniyetsiz olayların olabilmesine mahal veriyor.

KONTROLÖRLER ÇOK DERTLİ !

Pilotlar ve hava trafik kontrolörleri zaman zaman frekansın bloke olması sorunuyla karşılaşıyorlar. Bütün hava trafik görevlileri oldukça sıkıntılı anlar yaşadıklarını ifade ediyorlar. Pilotlar kontrolörlere “size defalarca sesimizi duyuramadık”, kontrolörlerinde “defalarca aradık ama niye cevap vermiyorsunuz” dediği zamanlar oluyor. Yeni frekans sistemlerinde sorunlar yaşandığını kontrolörlerin gerekli yerlere defalarca konuyu raporlaması sonucunda sistemi kuran yüklenici İtalyan firması tarafından iyileştirilmesiyle ilgili çalışmaların devam ettiği öğrenildi. Yapılan çalışmalar sonucu gelinen noktada hala hava trafiğini rahatlatabilecek herhangi bir iyileşme gözlemlenemediğini kontrolörler belirtiyor.

ucak-kuyruk1

FREKANSTA YAŞANAN SORUNUN YANSIMASI BÜYÜK OLUYOR

Frekansta yaşanan sorunun yansıması ise hava trafik kontrolörleri, İstanbul gibi yoğun hava sahasında sürekli aktif olarak talimatlar verip trafiği idare etmek zorundayken bunu bir veya iki defada ancak bir trafiği yönlendirmesinin ciddi bir yansıması olduğu dile getiriyorlar. Uçağa gerekli zamanda gerekli manevralar verilemeyebiliyor. Gerekli manevraların verilememesi, geç verilebilmesi hem hava trafik emniyetini olumsuz etkiliyor hem de gecikmelere sebebiyet verebiliyor. Hava trafik kontrolörü de planlarını sürekli değiştirmek zorunda kalabiliyor. Frekansta yaşanan bloke sorunuyla ilgili yüklenici firma bunu çözmeye çalışırken dijital olarak dünya standartlarına bakıldığında alıcı vericilerin gidiş ve geliş sürelerindeki gecikmelerin esasında dünya standartlarında olduğunu buradaki asıl sorunun hava trafik kontrolörü yani frekans başına düşen trafik sayısının çok yüksek olmasından kaynaklandığını belirttiği öğrenildi. Çözüm olarak İstanbul’da olması gereken hava trafik kontrolörü sayısının artırılması,frekans başına düşen trafik sayısının dağıtılması ve bölünmesi gerektiği ifade ediliyor.

smart_ekrani_2

“İŞ YÜKÜMÜZ İNANILMAZ ARTTI”

Atatürk Havalimanı’nda görev yapan hava trafik kontrolörleri, sayılarının yeterli olmamasına bir de SMART’ın kendi özünde olan saha kontrolün(ACC) Ankara’daki hava trafik kontrol merkezine gitmesi gerekirken İstanbul’da kalmasının iş yükünde ekstra bir artışa neden olduğunu dile getiriyorlar. Kontrolörler, “Zaten yıllardır yaşanan personel eksikliğine rağmen bir çok personel saha kontrol Ankara’ya gönderilecek diye tayin edildi.Daha da azalmış personel sayısına rağmen Saha Kontrol(ACC) istanbul’da kalınca Atatürk Havalimanı’nda mevcut kontrolörler ACC’de de görevlendirildi. Bu yüzden açılması gereken ilave sektörler(bölünmüş hava sahaları) açılamadı. İstanbul hava sahasında frekans başına düşen trafik sayısı çok yoğunken ACC’nin İstanbul’da kalmış olması ilave sektörlerinin açılmasının önüne geçtiği için daha da iş yükü yoğunlaştı” diyorlar. Üstgeçişleri ilgilendiren hava sahası sektörlerinin Ankara’ya gönderilmesi gerektiğini ve şu anda burada çalışan mevcut personelin ilave sektörleri açmasıyla frekans iş yükünün biraz daha aşağı çekilmesi sağlanacağı dile getiriliyor. İsminin açıklanmasını istemeyen bir kontrolör, “Hem ACC hava sahası burada hem bu kadar personel sayısı az, hem de frekanslar da böyle. 100 tane adamın olsun frekansın eğer yeterli değilse olmaz. Frekans bunun her şeyi. Burasının daha fazla gidebilme şansı yok. Gerçekten cok ciddi sorun var. Her gün insanlar saçını başını yoluyorlar. İş yükümüz inanılmaz. Yoğun bir hava sahasında frekanstaki sorunlar gibi zafiyetler sıkıntıya yol açıyor. Allah muhafaza uçakları ayırma yapmaya kalkarken dahi birbirleriyle iletişimin sağlanamadığını bir düşünün” dedi.

“FREKANS BAŞINA DÜŞEN TRAFİK SAYISI AVRUPA’DAKİNİN İKİ KATI “

İstanbul hava sahasında Avrupa’daki gibi yeterli sektör yani kontrolörün çalışacağı bölünmüş hava sahası dizaynı olmadığı belirtiliyor. Kontrolörler, mevcut günlük trafik sayısını rahatlıkla yönlendirebilecek, emniyeti üst düzeyde tutacak,gecikmeleri en aza indirecek sektör sayısı olmadığını söylüyorlar.Yeni digital frekansla ilgili yüklenici firmanın dünya standartları dediğini belirten kontrolörler “Yurtdışına defalarca gittik oralarda hava trafik kontrolörleri alıcısında pilottan dönen geri bildirimi belirli bir şekilde geç geldiği tespit edildi. Bu geç gelme yurt dışında sıkıntı yarattığını biz yaşamadık ama belki şundan yaşamıyoruz İstanbul’daki kişi başı yani frekans başı trafik sayısıyla Avrupa’da denk değil o yüzden. İstanbulda uçaklar inişte de kalkışta da sürekli kesişiyorlar sürekli ayırma yapman gerekiyor. Sürekli konuşman gerekiyor. Bu işin içinden çıkılmaz hal alıyorlar” dedi. İstanbul hava sahasında Avrupa’daki gibi yeterli sektör yani kontrolörün çalışacağı bölünmüş hava sahası dizaynı olmadığı belirtiliyor. Kontrolörler, mevcut günlük trafik sayısını rahatlıkla yönlendirebilecek,emniyeti üst düzeyde tutacak,gecikmeleri en aza indirecek sektör sayısı olmadığını söylüyorlar.

DOPLER RADARI DA ŞART !

Meteorolojik şartlardan bilgi sahibi olunması için dopler radarının olmasını gerektiğinin altını çizen kontrolörler, “Frankfurt, Londra, Paris’de olan dopler radarı bizde maalesef yok. Uçaklar yaptıkları rapora göre, “sağa dönebilir miyiz,yoğun oraj, CB(kötü hava koşullarını içinde barındıran bulutlar) var. Simültane bir şekilde onların istekleriyle trafiği idare etmeye çalışıyoruz. Mutlak suretle İstanbul’da hizmete girmesi mühim. Trafiği düzenlerken CB nerede görmemiz lazım. Kontrolör, radarının yanında bakıp hava durumunu görüp uçakları o CB’lerin oraj bulutlarının arasından geçirebileceği yani önceden plan yapmasına imkan verebileceği bir radardan bahsediyoruz. Pilotlar bize bilgi veriyor şurada CB görüyoruz diye. CB’leri göremediğimiz için sürekli planlamayı değiştiriyoruz ve uçuş emniyetini bu da etkiliyor. Uçağın kaçtığı yönde başka bir uçak olabilir ama dopler radarımız olsa ben bunu daha önce görsem buna göre planlamamı yaparız. Türkiye’de hiçbir yerde yok” diyorlar.

smart_kontrolor

ÇÖZÜM İÇİN HEM KONTROLÖR HEM DE SEKTÖR ARTIRMAK GEREKİYOR

Kontrolörler ise çözüm için neler yapılması gerektiğini şöyle açıklıyorlar: “Hava trafiğinin emniyetli yapılabilmesi için önce mevcut personeli kullanarak yaklaşma sektörlerini yani yaklaşma hava sahalarını artırmak gerekiyor. Bunun birinci ve en kısa yolu ACC hava sahasını olması gereken yer olan Ankara’ya gitmesi…Çünkü SMART’ın orjinalinde projede de bu vardı. Son dakikada buraya bıraktılar. İstanbul Atatürk Havalimani yaklaşma kontrol için bir ekipte 35-36 kontrolöre ihtiyaç var. En az minumum bir ekipte 35 kişinin olması gerekiyor. 25 kişi ortalama çalışıyor ve şu an o da izin kullanan raporlu olan olduğu zaman bu sayı 20 veya 19’a dahi düşüyor. Aynı zamanda sadece yaklaşma kontrol ofisinde değil, aynı boyutta olmasa dahi kule ekiplerinin de sektör ve personel eksikliği yaşanmakta olup, her ekip için ilave minumum 5-6 kontrolöre ihtiyaç duyulduğu her fırsatta bildirilmektedir”

BİRÇOK PİLOTUN BALKED LANDİNG SERTİFİKASI YOK

Atatürk Havalimanı’ndaki kapasite artırımı için 23 pisti iniş,17 sağ ve sol pistlerinden eş zamanlı kalkış için tasarlanan ‘Balked Landing Usulü’ne (Zorunlu olarak vazgeçilen iniş) göre bir uçak Ataköy yönünden havalimanına iniş yaparken, diğer pistteki uçakta bu uçağın inişini beklemek zorunda kalmadan kalkış yapabiliyor. Birçok pilot ise bu uygulamayla ilgili eğitimi olmadığı için bu balked landing uygulamasını yapamıyor. Kontrolörler, uçak Ataköy’den Florya’ya doğru inerken yapılması gereken ayırma türlerinde eğer öndeki trafiğin pilotu, (BL) yapabilecek sertifakaya sahipse öndeki uçakla ayırmasını minimum ayırma olan 3 mile kadar yapabiliyor. Yaklaşma verilen trafik yani Ataköy’den iniş için 23 pistine yaklaşan trafiğin pilotu eğer bu sertifakaya sahip değilse ki birçok pilotta bu sertifika yok öndekiyle yapması gereken ayırma öndeki teker koyduğunda minumum 5 mil. Hava trafik kontrolörü sürekli bu pilot, balked landing yapabiliyor mu diye düşünüyor. Pilotun Balked landing yapıp yapmayacağı son anda deklarasyonla belli oluyor. Son anda “benim balked landingim yok diyenler” çıktığında ona önünden yaklaşacak uçakla 6 mil ayrım yapıyor. Balked landing yaparım diyen uçakla 3 mil yapıyor. Kontrolörler bunlarla da uğraşırken sıkıntılı anlar yaşadığını belirtiyor.(apron24.com)

Facebook ile Yorum Yapın

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.