Çok yakınılan bir konu o ;

Korku !!!!

Ortaya çıkışı çok değişken ,travmatik veya yerleşik bilinç altı engramlara bağlı…

Belki küçükken hızla sallanan bir salıncak, belki de hayata tutunamama kaygısı, temelde yatan ..

Neden ne olursa olsun, yolcu veya görevli, uçuş korkusu, olumsuz etkilemekte kişileri .

Günümüzde psikolojik tedavi dışında NLP gibi beyin formatlayan yöntemlerle de üstesinden gelinebilmekte..

Bir uçuşumda, ekibimde ilk uçuşunu yapan bir erkek kabin memuru arkadaşım, uçmaktan öylesine korkuyordu ki, yolculardan çok onunla ilgilenmem gerekti..

Bugün başarılı bir pilot olarak uçuşa devam ediyor 🙂

Deneyimli bir Kabin Memuru uçuş korkusu olan yolcuyu anında  ayırdedebilir.

Yapması gereken tek şey ona gözleriyle ve sözleriyle güven içersinde olduğunu hissettirebilmektir.

Bunun için de eğer var ise öncelikle kendi korkularını yenmek zorundadır.

Korkan ve uçak yolculuğu konusunda bilgisi olmayan yolcuların en çok sordukları soru ;

“Uçakta paraşüt var mı ?” dır…

Bir B707 charter uçuşumda yolcu ile karşıkarşıya oturup omuz kemerlerimi bağladığımda,

karşımdaki yolcu ;

“ohhh ! ne güzel siz paraşütleri bağladınız, bize yok ! ” dediğinde,

10.000 metrenin üstünde uçarken, değil paraşütle atlamak , camı açıp hava almanın bile olanaksızlığını açıklayamamıştım..

Ama bazı mizah yönü güçlü meslektaşlarımın o yıllarda “sizi koltukla fırlatıyorlar” falan dediklerini de hatırlıyorum 🙂

80 li yıllarda ki bilinçsiz yolcu profilinin Kabin Memurlarının mizah yönünün gelişimine katkısı büyüktür.

Öyle ki DC-10 uçaklarında uçak içi haberleşmede kullanılan interphone ahizeler yolcular tarafından telefon sanılmakta , kabin memuru yolcu Ali beyin isteği üzerine ahizeyi eline alıp ;

“Alo, Ali bey saatini terminalde  koltukta unutmuş , bir sonraki uçakla gönderebilir misiniz lütfen !” diyor , Ali bey huzurlu ve müsterih uçuşuna devam ediyordu…:)

Yine o yıllarda charter uçuşlarında yolcuların en çok karşılaştığı anons kabin amirinin ;

Hostesleriniz Melahat-Sebahat ve Nebahat ın gösterdiği şekilde maskenizi takarak oksijen almaya devam ediniz  ! ” idi ..

İsimler Kabin Amirinin yaratıcılığına göre değişir , yolcular uçuş boyunca “-Nebahat hanım , Sebahat  hanım ” diyerek en çok da su isterlerdi 🙂

Neticede biz genç Kabin Memurları için uçuşu daha eğlenceli hale dönüştürmenin bir yolu olsa da yolcuya daha fazla samimiyet ve güven aşıladığından , belli ölçüde korkularını da geri plana itmelerine yardımcıydı ..

Şimdilerde havayolu şirketleri yolcuları eğlendirerek rahatlatma amaçlı müzikli ve danslı demo anonslarına yer vermekteler.

Şehir efsanesi midir bilinmez ama seksi kıyafetlerle demo yaptıran havayolu şirketleri haberlerine de rastlamaktayız.

Sonuç şu veya bu , en bilindik deyimi ile  ürkütücü olsa da ;” korkunun ecele faydası yok ” diyelim ,

tüm görevli ve yolculara güvenli, rahat  uçuşlar dileyelim ..

——————————Korkacağımız tek şey, korkunun kendisidir. ( Goethe )———————

ARFAA Kurucu Başkanı
Oya Güler

Facebook ile Yorum Yapın

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.