Rusyan’nın Sesi internet sayfasında yayımlanan bir yoruma göre,Rusya tarafından kurulması planlanan söz konusu sistem yeni nesil uyduların yanı sıra, yüksek koruma seviyesine sahip ve uydudan alınan bilgileri yüksek hızda işleyebilen komuta merkezlerini de kapsamakta.

Bahsi geçen yeni sistem, artık ekonomik kullanım ömrünün sonuna yaklaşmakta olan ve yaşanan bazı sıkıntılar nedeniyle özellikle son zamanlarda Rus yetkililer tarafından da eleştirilere maruz kalan Oko-1 adlı eski uydu sisteminin yerine görev yapacak..

Birleşik Uzay Sistemi’nin sadece kıtalararası balistik füzelerin değil, aynı zamanda operasyonel ve taktiksel füzelerin de fırlatma anlarını otomatik olarak kayıt altına alması beklenmektedir. Bu suretle söz konusu sistem önemli bir stratejik güvenlik unsuru olmanın yanı sıra, olası bölgesel anlaşmazlık durumlarında komuta merkezlerine çok değerli istihbarat bilgilerini sağlama görevini de yerine getirecektir. Ayrıca kurulması planlanan bu yeni erken uyarı sistemi, bir önceki sisteme nazaran çok daha uzun süre görev yapacaktır.

Yeni sistemin kaç uydu ile çalışacağı henüz netlik kazanmış değil. Şu an faal durumda bulunan eski sistemde yeryüzüne yakın yörüngede 7; yüksek irtifada bulunan eliptik yörüngede de 4 olmak üzere toplamda 11 uydu görev yapmaktadır. Ancak her halükarda, kurulacak olan sistem için üretilecek yeni nesil uydu ve ekipmanların maliyeleri ile birlikte bu cihazların kullanımı için gerekli olan teknik destek masrafları da düşünüldüğü takdirde çok çok kabarık bir faturanın ortaya çıkacağı da aşikar.

Öte yandan Çin de günümüz konjonktüründe füze saldırılarına karşı bir erken uyarı sistemi kurma meselesi ile karşı karşıya bulunmaktadır. Çin’in hem saldırı hem de savunma için geliştirmekte olduğu hareketli ve etkili nükleer stratejik güçlerin son derece dikkat çektiği bir ortamda erken uyarı sistemine duyulan ihtiyaç da her geçen gün katlanarak artmaktadır.

Çin, sadece ABD’den gelecek tehditlere yönelik değil, aynı zamanda orta menzilli yeni nesil balistik füzelere sahip komşularına karşı da tedbir almak durumundadır. Bu durumun gayet iyi farkında olan Pekin yönetimi de etkili bir füze savunma sistemi kurmak için harekete geçmiş ve balistik füzeleri menzillerinin orta ve son kısımlarında yakalayıp imha edebilen yeni nesil avcı füze savunma sistemlerini test etmiştir. Pekin ayrıca anti uydu silahlarını geliştirmeye yönelik geniş kapsamlı bir programını da hayata geçirdi.

Ancak Çin’in mevcut füze saldırısı erken uyarı sisteminin sağladığı imkanlar, bu ülkenin ulusal stratejik nükleer kuvvetlerinin ve füze savunma sistemlerinin yakaladığı gelişim dinamiğinin yarattığı ihtiyaçlara cevap vermenin çok ötesindedir. Füze saldırısı erken uyarı sistemleri tasarımı ve imalatı faaliyeti ile aktif olarak iştigal halinde olan Rusya ise Varonej tipi zemin erken uyarı istasyonları gibi yeni nesil istasyonları da tasarlayıp modernize etmektedir.

Füze saldırısı erken uyarı sistemi konusunun her iki ülke arasındaki mevcut askeri işbirliğinin en önemli ve en fazla gelecek vaadeden konularından biri olacağı açık bir gerçektir. Sonuç olarak söz konusu süreçte Rusya’nın geliştirdiği teknolojinin ve imal ettiği donanımların sadece Çin’e transferi değil, aynı zamanda karşılıklı askeri işbirliğini yeni bir seviyeye taşıyacak olan ortak bir sistemin de kurulması gündeme gelebilir.

Facebook ile Yorum Yapın

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.