T-34 Mentor’ları Koruma ve Yaşatma Topluluğu-T-34 Türkiye ekibi yaptığı araştırmalar ile T-34’ler hakkında bilinmeyen bir bilgiyi gün yüzüne çıkardı. Türk tipi T-34 olarak da adlandırılan Tam Akrobatik Eğitim Uçağı olarak düzenlenen T-34 uçağının hikayesi;

TT-34

Yurt içi havacılık endüstrisi etkileyen iki önemli gelişme olmuştur. Biri 15 Mayıs 1984 tarihinde, temelde Türk Hava Kuvvetleri için seçilen 160 adet F-16 uçağını üretmek üzere, yabancı ortaklı Tusaş Havacılık ve Uzay Sanayii’nin (TAI) ve müteakiben Tusaş Motor Sanayii’nin (TEI) kurulması; diğeri de 1980’li yıllarda Hava Kuvvetlerimizin dışa bağımlılığını azaltmak maksadıyla başlattığı RE-MO II (Reorganizasyon-Modernizasyon) projesidir. Bu proje sayesinde, ana imalat merkezi olarak seçilen Kayseri Hava İkmal Merkezi modern uçakların hemen hemen tüm parçalarını üretebilecek teçhizat ile donatılmıştır. Bu dönemde, Kayseri Hava İkmal Merkezi Komutanı olarak ben de, bu uçak üretimlerini Kayseri’de yapmak için her türlü çabayı sarf etmekle ve yetkilileri ikna etmeye çalışmaktaydım. Şahsen Hafif Ulaştırma Uçağı için müracaat eden Kanada’nın De Havilland, İtalya’nın Aeritalia ve İspanya’nın Casa ve İlk Eğitim Uçağı için müracaat eden İtalya’nın Agusta firmalarını değerlendirmek üzere gönderilen heyetlerin üçüne başkan,birine de başkan yardımcısı olarak katıldığım için oldukça etkin bir konumdaydım ve bu projeleri Kayseri’de gerçekleştireceğimize inanıyordum.

1988 yılı sonlarına doğru elimize bir fırsat daha geçti. O zamanki Hava Kuvvetleri Komutanı Hava Orgeneral Safter NECİOĞLU beni çağırarak, ilk eğitim uçağı anlaşması için yabancı şirketlerin çok fazla para istediklerini ve müzakerelerde elimizi güçlendirmesi için modern bir eğitim uçağı yapıp yapamayacağımızı sordu. Bir ön incelemeden sonra, kendisine elimizdeki T-34 uçaklarından birine, halen ABD Hava Kuvvetlerinin uçuş eğitiminde kullandığı, 300HP turbo-prop motorlu T-34 C uçağı ile aynı güçte bir pistonlu motor koyup, gövde ve kumanda satıhlarını güçlendirerek ve en modern avionik sistemlerle donatarak, hız, manevra kabiliyeti ve müessiriyeti artırılmış, tam akrobatik modern bir eğitim uçağı yapmayı önerdim. Komuttan önerimi uygun buldu, uçağa konulmasını istediği avionik teçhizat ve uçakta istediği ilave kabiliyetler hakkında direktiflerini verdi. Mutlu olmuştum. Kayseri’ye döner dönmez tekrar çalışmalara başladık. Yeni uçağa Türk tipi T-34 anlamında TT-34 adını koyduk. Mayıs 1989 sonunda yeni uçağımız ile uçuş tecrübelerine hazırdık. Haziran 1989 ortalarında Hava Eğitim Komutanlığı’ndan bir uçuş öğretmeni yüzbaşı tecrübe pilotu olarak görevlendirildi. Uçuş tecrübeleri istendiği gibi gidiyordu ve tecrübelerin sonuna yaklaşılmıştı. Bu arada, Hava Kuvvetleri Komutanı Org. Safter NECİOĞLU ve kendisi de bir pilot olan, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necip TORUMTAY Kayseri’ye birlikleri denetlemeye geldiler. Komutanlığını yaptığım Hava İkmal Bakım Merkezinin Denetlemesi sırasında, meydanda uçuş tecrübeleri devam eden TT-34 uçağı hakkında bilgi alan Genelkurmay Başkanı uçuş tecrübelerini bir müddet izledikten sonra uçakla bizzat uçmak istediklerini ilettiler. Hava Kuvvetleri Komutanımızın direktifleri ile uçak indi ve Genelkurmay Başkanımızı alarak tekrar havalandı.

TT-34_2

Kalkıştan hemen sonra uçağın kumandasını devralan Orgeneral TORUMTAY 20 dakika uçtuktan sonra telsizle tecrübe pilotunu indirerek yalnız uçmak istediğini belirtti. Kendisine, uçağın henüz tecrübe uçuşlarını tamamlamadığı hatırlatılarak ancak tecrübe pilotu ile uçabileceği belirtildi. İnişte,’’Bu uçtuğum en mükemmel uçak’’ diyerek bizleri kutladı ve teşekkür ederek ayrıldı.

Bir süre sonra Kayseri Hava İkmal Merkezi’ni ziyaret eden Başbakan Turgut ÖZAL’a gezi sırasında Re-Mo II projesi ile kazanılan kabiliyetler ve uçakları gösterdikten sonra,gerek ‘’Hafif Ulaştırma Uçağı’’ CN-235 ve gerekse ‘’İlk Eğitim Uçağı’’ SF-260’ı tamamen üretmeye hazır olduğumuzu bildirdiğimizde; ’’Yapabileceğinizi biliyorum ama biz TAI’yi bu amaçla kurduk. Bu uçakların TAI gibi sivil bir kuruluşta üretilmesi daha uygun olacak. Onlara destek olursunuz.’’dedi. Haklıydı ama TAI ticari mülahazalar nedeniyle bu uçakların montajı ve kısmi üretimi ile yetinince, bize ancak CN-235 uçaklarının sadece kanatlarını üretmek kaldı. Sonuçta dağ fare doğurmuştu ve yabancı teknolojiye bir defa daha boyun eğmiştik.

TT-34_3

Sonuçta TT-34 eğitim uçağına ne mi oldu? Eğitim uçağı olarak İtalyan Agusta S-260’ın seçimini takiben, o zaman ki Lojistik Komutanı Tümg. Baki AYDIN’ın emirleri ile uçak eski konfigürasyonuna değiştirilerek birliğine iade edildi, alınan motor ve pervane hiçbir zaman kullanım imkanı olmayan Hava Kuvvetleri İkmal sistemine devredildi ve bu uçaktan geriye dünya havacılık sisteminin ansiklopedisi olan ‘’Jane’s All The World Aircraft’’ yıllıklarında ki kayıtlar ve çekilen fotoğraflar kaldı.

TT-34_4

Daha sonraki yıllarda, bu projelerde çalışırken tecrübe kazanan ve bu konuya ilgi duyan işçilerimizden Yavuz ŞİRAY’ın kendi çabaları ile uçak yaparak uçurması, daha sonra aynı mekanda TRT’nin siparişi ile, işçilerimizin ve o zamanki genç mühendislerimizden Serdar TAŞBİLEK’in tecrübelerini kattığı ‘’Altın Kanatlar’’ uçağının yapılarak Kahire’ye kadar uçması mutluluk veren olaylardır. Bununla beraber, yıllardır atıl kalan uçak üretim teçhizatını ve giderek kaybolan heyecan ve tecrübe birikimini düşündüğümde, yapılanlar buruk bir teselli olmaktadır.

Bu uğraşılara beraber başladığımız E. Hv. Tuğg. Turhan EMEN, Mavi Işık 78-XA’yı uçuran E. Hv. Plt. Bnb. Beşir GÖZÜTOK, ilk gayri resmi tam uçuş tecrübesi yapan E. Hv. Plt. Alb. Adem UZER, ilk tecrübe pilotları Nejat ŞEN ve Veli GÜLSÖZ Başçavuşlar, bu uğraşılara tecrübe ve alın terlerini katan pek çok işçi arkadaşım tanrının rahmetine kavuştular. Ruhları şad olsun. Bu çabalara tanıklık eden ve hatırlayan çok az insan kaldı. Ben de yetmiş yaşını geçtim. Bu vesile ile tarihe bir kayıt düşmek ve yapılanları kamuoyunun bilgisine sunmak için, bana acı verse de, birlikte başlayan Aeritalia ve CASA gibi şirketlerin bugün geldikleri seviyeyi görünce bu acım daha da artıyor.

(E)Hv. Y. Müh. Tümg. Ergün BELİRGEN

Peki bu uçağa daha sonra ne mi oldu?

24218 çağrı koduna sahip olan 1954 Canadian Car Foundry yapımı olan bu T-34(Nam-ı diğer TT-34) dönemin Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeral Hasan AKSAY’ın emirleri ile Kayseri Hava İkmal Bakım Merkezi Komutanlığı’nda bakıma alındı. Uçak üzerinde kanat iyileştirmesi yapıldı. Bu uçak 2011 Türkiye Hava Gösterileri’ne hazırlanan Nuri Bey’den başkası değildi. Bu uçak Haziran 2011’de Çiğli/İzmir’de yapılan Hava Kuvvetleri’nin 100’üncü yıl gösterilerinde Bnb. Murat MOCAN komutasında 2 gün boyunca açılış uçuşlarını yaptı. Uçak burada ki gösterilerin ardından Kayseri’ye geri döndü. Daha sonra sergilenmek üzere İstanbul Hava Kuvvetleri Müzesi’ne getirildi. Uçak halen Hava Kuvvetleri Müzesi’nde bulunmakta ve ekibimiz ve müze yönetimi tarafından özenle korunmaktadır.

TT-34_6
Haziran 2011 Çiğli/İZMİR
Ağustos 2014 Hava Kuvvetleri Müzesi Komutanlığı İstanbul
Ağustos 2014 Hava Kuvvetleri Müzesi Komutanlığı İstanbul

(T-34 Mentor’ları Koruma ve Yaşatma Topluluğu-T-34 Türkiye Dergisi)

Gelmeyen Kargoya İnat Uçan T-34’ler

Lazımdı Yaptık, Hemde 25 Kuruşa

Facebook ile Yorum Yapın

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.