Doç.Dr Yıldırım Saldıraner  bu haftaki yazısında, “Türkiye’de Hava Taksi İşletmeciliği ” değerlendirdi. Saldıraner’in  yazısı şöyle:
2 hafta önce ülkemiz havayolu işletmeciliğinden bahsetmiştik. Bu kapsamda, havayolu işletmeciliği kurmak ve işletmek için gereken kuralları da (uçak sayısı, sermaye yapısı vb.) yazmıştım. Diğer ülkelerde de durum farklı değil. Birbirine benzer kurallar var. Ancak küçük uçaklar ile hava taksi olarak isimlendirilen ticari faaliyette bulunmak istiyorsanız durum değişiyor. Ülkelere göre düzenlemeler değişiklik gösteriyor. Kimi ülkede uçağınız uçuşa elverişli, sizin veya pilotunuzun geçerli pilot lisansı var ise uçuş yapabiliyorsunuz. Ülkemizde ise, büyük-küçük uçak fark etmiyor, hava araçları ile ticari faaliyette bulunmak istiyorsanız öncelikle Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nden işletme ruhsatı almanız gerekiyor. Aslında uçağı olan herkesin ticari veya genel havacılık kapsamında uçuş yapmak için bir şekilde işletme ruhsatı alması zorunlu.
Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nce 2013 yılında yayınlanan Ticari Hava Taşıma İşletmeleri Yönetmeliği (SHY 6A) ile hava taksi taşımacılığı, sivil hava araçları ile ücret karşılığı yapılan yolcu ve yük veya sadece yük taşımacılığı olarak tanımlanmış durumda. Bu işletmelerin havayolu işletmelerinden farkı ise uçaklarının yolcu kapasitesinin 20’den az olması. Yani, uçağınız 20 koltuklu ise havayolu kapsamında, daha az koltuğa sahip ise hava taksi olarak değerlendiriliyorsunuz. Şahıs olarak işletme ruhsatı almanız da mümkün değil, limited veya anonim şirketinizin olması lazım, her bir hava aracınız için de 200 bin ABD doları tamamı ödenmiş sermaye gerekiyor (Eskiden belki gerekliydi ancak hala neden yabancı para birimi ile kural koyuyoruz, bunu anlamakta zorlanıyorum).
Hava taksi işletmeciliği kapsamında hangi uçuşlar yapılır, önce bunlara bakalım. Uçak, helikopter, balon, zeplin gibi hava araçları ile yapılan, havayolu taşımacılığı kapsamı dışındaki tüm ticari uçuşları bu kapsamda değerlendirmek mümkün. Hava taksi işletmeciliği kısaca, hava aracı ile yolcu veya yük taşınması. Hava taksi faaliyetleri ile genel havacılık faaliyetleri arasında kesin bir ayırım yapmakta zor, ancak aradaki farkı hava taksinin esas amacının ücret karşılığı yolcu-yük taşıması olarak görmek en doğrusu. Genel havacılık faaliyetleri hakkında gelecek hafta yazacağım, bu şekilde daha iyi fikir sahibi olacaksınız. Bu yazımda ise sadece hava taksi kapsamında uçak ve helikopterler ile yapılan yolcu-yük taşımacılığından bahsedeceğim. Öncelikle, hava taksi kapsamındaki faaliyetlerinin önemine ve gerekliliğine dikkat çekmeye çalışacağım.
İki nokta arasında sadece havayolu uçakları gitmek faaliyet türü ve özelliği bağlamında her zaman mümkün değil. En bilinen örnekten başlayayım. İş adamısınız, planlı veya plansız bir noktadan diğerine gitmek istiyorsunuz, havayolu şirketleri tarifelerine bağlı olmak istemiyorsunuz veya istediğiniz zaman uçmak istiyorsunuz. Çözüm uçak kiralamak veya mesafe kısa, gideceğiniz yerde havalimanı yok, helikopter ile uçmak. Veya şehir merkezi havalimanı arasında vakit kaybetmek istemiyorsunuz, helikopter kiralarsınız (Bu tür uçuş yapmak için sadece iş adamı olmak elbette ki gerekmez, gereken ücreti ödeyen herkes uçabilir). Diğer örneklere gelince, büyük uçakların inemeyeceği pisti kısa küçük havalimanları arasında uçuş yapmanın tek yolu küçük uçaklar veya helikopter kullanmak. Bu durum ülkemiz için pek geçerli değil zira biz tüm havalimanlarını büyük uçaklara göre yapıyoruz. Bu özelliğe sahip sadece bir kaç havalimanımız var (Örneğin; İstanbul’da Hezarfen Havaalanı). Bir diğer örnek ambulans taşımacılığı. Ülkemize gelen yabancılardan kaza/hastalık nedeniyle acil olarak ülkelerinde bir hastaneye nakli gerekenler ambulans uçaklar ile taşınıyor. Ülkemizde bu amaç için kurulmuş özel havacılık şirketleri de var (Sağlık Bakanlığı da kamu hizmeti olarak – ihale/kiralama yolu ile bu hizmeti veriyor). Diğer bir örnek ise deniz uçakları ile yolcu/yük taşımacılığı, yani denizden iniş/kalkış ile uçuş yapmak. Aslında bu Ülkemiz için çok uygun bir faaliyet ancak bu konuda istenen seviyede olmadığımız da bir gerçek.
Ülkemizde küçük uçaklar ile ticari faaliyette bulunan şirketlere de kısaca bakalım. 2014 yılsonu itibariyle 50 şirket var, 212 uçak ile faaliyet göstermişler. 2013’e göre şirket sayısı 3, uçak/helikopter sayısı 2 azalmış. Son yıllarda durağanlık hakim. Hava aracı sayısı bir dönem 270’e yaklaşmış ancak son yıllarda şirket sayısı da, uçak/helikopter sayısı da pek değişmiyor. Bu şirketlerin illere göre dağılımlarında ise, İstanbul (30) ve Ankara (14) yoğunluğu görülüyor.
Şirketler ve hava araçlarına bakınca dikkati çekenler şunlar, Hava taksi şirketlerinin çoğunluğunda sadece 1-2 uçak var. Yani kendi faaliyetleri için uçak/helikopter alan şirketler hava taksi işletmeciliği ruhsatı da alarak kendilerinden boş kalan zamanlarda ticari uçuş yapmayı da  amaçlamışlar. Toplam 212 uçaktan zaten 100’e yakını iş jeti, bunlar iş adamlarının uçuşlarında kullanılıyor. Çok sayıda uçağı olanlar ise genelde eğitim kuruluşları. Esas amacı hava taksi işletmeciliği olan şirket sayısı oldukça az. Buradan çıkan sonuç, ülkemizde hava taksi kapsamında işletmecilik ve yolcu-yük taşımacılığı pek yaygın değil.
Bence Ülkemizdeki hava taksi işletmeciliğinin durumu detaylıca analiz edilmeli. Gerçek hava taksi faaliyetleri ile şirket uçaklarının ticari amaçla da kullanımı birbirinden ayrılmalı. Ayni şekilde eğitim amaçlı faaliyetler de bu kapsam dışına çıkartılmalı. Bu tür uçakların iniş-kalkış yapabileceği “stol” olarak da isimlendirilen kısa piste haiz havaalanları yapımı da dikkate alınmalı. Ülkemizde sivil havacılığın yaygınlaşması için sadece havayolu taşımacılığı olarak büyümek yeterli değil, bunlarda gerekli. (Doç.Dr.Yıldırım Saldıraner, Yeni Alanya.com)
Facebook ile Yorum Yapın

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.