Derin Ekonomi Dergisi, Temmuz ayı sayısında THY Teknik’in hızla gelişen başarısını kaleme aldı. THY’nin kız kardeşi THY Teknik, son dönemde yaptığı stratejik ataklarla Avrupalı rakipleriyle kıran kırana rekabet eder konuma yükseldi. Dünyanın en büyük 5 uçak bakım şirketinden biri olmayı hedefleyen THY Teknik, 1 milyar dolarlık ciroyu yakaladı. Bakımla yetinmedi, kabin içi parçalarının üretimi işine girdi. Uçak mutfağı, koltuğu, halısı ve eğlence sistemlerini imal etmeye başlayan şirket, şimdi de kurulum aşamasındaki milli uçağın içini donatmak amacıyla gün sayıyor.

resized_6879b-73b1thy

Dünya ekonomik pastasında gelişmiş ülkelerle gelişen ülkeler arasındaki kıyasıya rekabet havacılık sektörüne birebir yansıyor. Küresel ekonominin yarıdan fazlasını, son 5 yıldır, gelişmiş ülkeler değil gelişen ülkeler kontrol ediyor. Bu gerçeğe uygun olarak dünya havacılık sektöründe Türkiye, Brezilya, Çin, Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkeler hissedilir bir ağırlığa sahip olmaya başladı. Asya, Ortadoğu, Latin Amerika ve Afrika’da görülen gelir artışına bağlı olarak havayolu taşımacılığı yayılıyor. Havayolu yolcu taşımacılığında, uçak bakım, onarım pazarında (MRO pazarı) ve kabin içi parçaların üretiminde yeni bölgesel ve küresel oyuncular doğuyor. İşte, milli uçak projesinin hayata geçirildiği bu günlerde, bakım ve onarım hizmetlerinin ötesine geçerek, yerli uçağa yerli parçalar üretmeye yıllar öncesinden hazırlanmaya başlamış olan bir şirketi incelemeye alıyoruz: THY Teknik.

Uçak bakımında yeni küresel oyuncu

Türkiye’nin dünyada kendini ispatlamış markası THY, şimdi de THY Teknik’i küresel bir oyuncu yapmaya hazırlanıyor. THY’nin 2014 itibariyle sahip olduğu 261 uçağın bakım ve onarımını gerçekleştiren THY Teknik, ayrıca Avrupa, Asya, Ortadoğu ve Kuzey Afrika merkezli 100’den fazla yabancı havayolu firmasının uçaklarına da bakım ve onarım hizmeti veriyor. 2023’te THY’nin sahip olmayı hedeflediği 450 uçağın bakımını yapacak olan THY Teknik, küresel bakım onarım pazarı listesinde 9. sıradan 5. sıraya yükselmeyi hedefliyor. Şirket ayrıca, son dönemde üretime dönük attığı adımlarla havacılık sektöründe Türkiye’yi farklı bir yere taşımaya hazırlanıyor.

THY, küresel bir havayolu devine dönüşürken, bağlı şirketi THY Teknik de dünyanın ilk 5 bakım onarım şirketinden biri olmayı hedefliyor.
THY, küresel bir havayolu devine dönüşürken, bağlı şirketi THY Teknik de dünyanın ilk 5 bakım onarım şirketinden biri olmayı hedefliyor.

Yeni üretim projeleri yolda

Türk Havayolları Yönetim Kurulu Başkanı İlker Aycı, halen uçak mutfağı (galley) ve uçak koltuğu üretebilen THY Teknik’in, üretime dönük yeni ve farklı projeler üzerinde çalıştığını açıkladı. Yerli uçak için yerli koltuk ve yerli galley üretmek istediklerini söyledi. Aycı, havacılık sektöründe üretici olmayı hedefleyen yerli şirketlere de yol göstermeye çalıştıklarını ifade etti. THY Teknik için üçüncü havalimanında yeni bakım onarım hangarı kurulması için hazırlıklar yapıldığını dile getirdi.

Yurtdışında üs kuracak

THY Teknik A.Ş. Genel Müdürü Ahmet Karaman ise, dünya bakım onarım pazarında halen 9. sırada bulunan şirketin amacının ilk 5’e girmek olduğunu söyledi. Karaman, 2014 sonu itibariyle, iştirak şirketleriyle birlikte 1 milyar dolar satış gelirine ulaştıklarını, hedeflerinin 1.5 milyar dolar ciro olduğunu dile getirdi. Şirketin, THY dışındaki havayolu firmalarının uçaklarından 2006’da 20 milyon dolar gelir elde ederken 2014’te bu gelirin 10.6 kat artışla 210 milyon dolara yükseldiğini söyledi. THY dışı uçaklardan sağladıkları gelirin toplam gelir içindeki payını mevcut yüzde 29 seviyesinden yüzde 50’ye çıkarmayı hedeflediklerini kaydetti.

Şirket, İstanbul Atatürk Havalimanı, Sabiha Gökçen Havaalanı (HABOM) ve Ankara Esenboğa Havaalanındaki hangarlarında aynı anda 10 geniş gövdeli, 30 dar gövdeli uçağın bakım ve onarımını yapabiliyor.

HABOM aynı anda 16 uçağa bakıyor

THY Teknik’in 550 milyon dolarlık yatırımıyla hayata geçirdiği iki hangar ve çevresindeki çok sayıda tesisten oluşan HABOM tesisleri, 2014 Haziran ayında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından, Başbakanlığı döneminde açılmıştı. Yan yana iki hangarın bulunduğu HABOM’da hangarların birinde 8 dar gövdeli uçak ve 3 iş jeti aynı anda bakım ve onarım görebiliyor. Hemen yanındaki geniş gövdeli uçak hangarında ise aynı anda 3 geniş gövdeli uçağın bakım ve onarımı yapılabiliyor. Halen Savunma Sanayi Müsteşarlığı görevinde bulunan İsmail Demir’in yoğun çalışmalarıyla 2005 yılından bu yana önemli çalışmalara imza atan THY Teknik, her yıl artırdığı satış gelirlerini ve kârını büyümeye ve yeni yatırımlara harcıyor.

Kabin içi imalatında iddialı

THY Teknik, yerli uçakta da kullanılabilecek kabin içi bazı ekipmanların imalatında ciddi mesafe kat etti. Şirket, gerek kendi bünyesinde kurduğu bağlı şirketleriyle veya yerli ve yabancı farklı firmalarla kurduğu ortaklıklarla; şimdiden kabin içi halılarını, uçak koltuklarını, uçak mutfaklarını tamamen yerli mühendislik ve yazılımla üretmeye başladı.

7 bin 500 kişiye istihdam

THY Teknik 2013’te MNG Teknik’i satın aldı. 2014’te HABOM’u bünyesine katarak yeni hangarları devreye soktu. Bu gelişmelerle şirketin çalışan sayısı, 5 bini kendi personeli ve 2 bin 500’ü taşeron olmak üzere 7 bin 500’e çıkmış oldu. 3. Havaalanına kurulması beklenen daha büyük bakım ve onarım üsleri sayesinde istihdamın artması bekleniyor. Gerek THY’nin hızla artan filosu, gerekse istikrarlı şekilde artan yeni müşteri talepleriyle birlikte şirketin orta vadede 10 bin çalışana ulaşması bekleniyor.

Milli uçağın içi, dışı yerli olacak

Sanayi sektöründen bazı çevreler yerli uçak projesini, altyapısı bulunmadığı gerekçesiyle eleştirdi. Hatta projeyi küçümseyen ifadeler medyada kullanıldı. Oysa, THY Teknik bünyesinde ve THY Teknik kökenli kadroların işbaşında olduğu Savunma Sanayi Müsteşarlığı’nın 2009’dan sonra başlattığı çalışmalar yakından izlendiğinde milli uçak projesiyle ilgili çok güçlü temellerin atılmaya başlandığını görmek mümkün. Zira, THY Teknik, son 6 yılda, uçak sanayinde bazı kabin içi sistemlerinin üretimine başladı. Ürettiği koltuk ve mutfak sistemleri için dünyanın en önemli havacılık otoritesi EASA’dan bu ürünlerin dünya havacılık pazarına satışı için sertifikalar aldı. Örneğin, THY Teknik ve Kibar Holding bünyesindeki Assan Hanil şirketi tarafından, 2011 yılında, yüzde 50-50 ortaklıkla, Tuzla’da kurulan TSI Aviation Seats firması, yüzde 100 yerli mühendislerin geliştirdiği koltuklar için 2-3 yıllık uzun bir sürecin ardından EASA sertifikalarını almayı başardı. TSI ayrıca, ekonomi, konfor ve business sınıfına dönük geliştirdiği koltuklar için şimdiden 10’dan fazla patent almayı başardı. THY Teknik bakım onarım işinin ötesine geçip imalatta da kendini ispatlarken, Assan Hanil de Hyundai araçlarına koltuk üretirken kazandığı tecrübeyi havacılık sektörüne taşıyarak sanayide seviye atlamış oldu.

İstanbul Atatürk Havalimanı, HABOM ve Ankara Esenboğa Havalimanı’ndaki hangarlarında aynı anda 10 geniş gövdeli, 30 dar gövdeli uçağın bakım ve onarımı yapılabiliyor

Uçak başına 5-12 milyon $ gelir
THY Teknik’in birçok havayolu firmasıyla imzalanmış yıllık bakım anlaşmaları bulunuyor. Yıllık bakım fiyatları ise uçağın modeline ve gövde büyüklüğüne bağlı olarak 5 milyon dolarla 12 milyon dolar arasında değişiyor. Yıllık bakım pazarında çetin bir rekabet yaşanıyor. Örneğin, Afrika merkezli bir havayolu firması aralarında Lufthansa Teknik, AirFrance KLM E&M ve THY Teknik’in de bulunduğu bir dizi bakım firmasından fiyat teklifleri alıyor. Sonrasında en düşük fiyatı verenlerle pazarlık aşamasına geçiliyor. İkinci aşamada en iyi fiyatı veren ihaleyi kazanıyor. Bir uçağın bakım süresi 2 hafta ile 25 gün arasında değişiyor. Uçağını hangara teslim eden firma, bakım süresi boyunca yapılan işleri kontrol etmek üzere bir mühendisini THY Teknik’in hangarında görevlendirebiliyor. Motor bakımı uzun sürecek ise bakıma gelen firmanın uçağına stoktaki yedek motorlardan takılıyor. Bakım tamamlandıktan sonra firma, stoktan aldığı motoru iade ederek kendi motorunu teslim alıyor.

:::::BÖLÜM 1::::
Gözü 57.7 milyar dolarlık pazarda

Dünya sivil hava trafiğinde uçak sayısı 2014 itibariyle 27 bini aştı. Bu uçakların bakım, onarım pazarının (MRO) büyüklüğü ise 57.7 milyar dolar civarında. Pazardaki harcamaların yüzde 30’u ABD ve Kanada’da, yüzde 28’i Asya Pasifik’te, yüzde 26’sı Avrupa’da, yüzde 6’sı Güney Amerika’da, yüzde 4 ‘ü Afrika’da, yüzde 6’sı da Ortadoğu’da gerçekleşiyor. Bunun THY Teknik için anlamı büyük. Zira, mevcut 7 hangarına ek olarak, üç kıtayı birbirine bağlayacak olan üçüncü havaalanında yeni hangarlara sahip olması bekleniyor. Bu atılımıyla THY Teknik, küresel uçak bakım onarım pazarının yüzde 50’sinden fazlasını oluşturan Asya, Avrupa, Kuzey Afrika ve Ortadoğu ayağında, en güçlü oyunculardan biri olmaya hazırlanıyor. Yani, şirketin, iki kıta ve iki bölgede en az 30 milyar dolarlık bakım pazarına doğrudan erişim şansı bulunuyor. MRO Yearbook 2014’e göre, küresel bakım pazarı 2022’de 85 milyar dolara yükselecek. THY Teknik, ise bu pazarda en az 1.5 milyar dolar gelire ulaşmayı, dünyadaki 5 uçak bakım onarım devinden biri olmayı hedefliyor. Şirkette 2006-2014 döneminde Genel Müdür ve Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yapan Prof. Dr. İsmail Demir’in şirkete küresel bir vizyon kazandırdığı sektör uzmanları tarafından ifade ediliyor. Demir, halen Savunma Sanayi Müsteşarı olarak görev yapıyor.

Dünya sivil havacılık uçak bakım onarım pazarı 57,7 milyar dolar.
Dünya sivil havacılık uçak bakım onarım pazarı 57,7 milyar dolar.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Üretmekte ürkek, ithalatta pek cesurlar”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın savunma ve havacılıkta millileşme hedefleri doğrultusunda Türkiye kendi yolcu uçağını, yerli tankını ve yerli otomobilini üretmeye odaklandı. Erdoğan, 16 Mart 2015’te katıldığı Aselsan Radar ve Elektronik Harp Teknolojileri Merkezi’nin açılış toplantısında, 1930’lu yıllarda uçak üreten Nuri Demirağ’ın ürettiği uçağın iniş sırasında yoldaki çukura takılarak arızalandığı gerekçesiyle uçak fabrikasına kilit vurulduğunu, o tarihten sonra Türkiye’nin uçak satın almak için alın terini yurtdışına vermek zorunda bırakıldığını anlatmıştı. Erdoğan şu ifadeleri kullanmıştı: “Türkiye’nin yerli uçak projesini başlatan Devrim arabasında, proje, benzin olmadığı için yolda kaldı diye iptal ediliyor. Yıl oldu 2015 biz hala yerli otomobil için kapı kapı dolaşıyoruz. Bu millet çok zor şartlarda kazandığı birikimlerini yıllarca yurtdışından alınan uçaklara, tanklara harcadı. Üretmekte ürkek davrananlar ithal etmekte pek cesur çıktılar. Sıkıntı burada.”

Yerli otodan önce yerli uçak geliyor

THY ve THY Teknik’te 2000’li yılların başından bu yana danışmanlık görevi üstlenen Halil Tokel’in, yerli uçağın en ufak vidası dahil tüm parçalarının Türkiye’de üretilmesi yönündeki vizyoner bakış açısı hem şirket yönetimlerinde hem de sanayi çevrelerinde olumlu yankı buldu. Merhum Necmeddin Erbakan’ın hükümeti döneminde danışmanlarından olan Tokel, Türkiye’nin küresel uçak sanayiinde önemli bir üs olacağına inanıyor. İstanbul, Kocaeli, Gaziantep, Kayseri, Bursa gibi sanayi şehirlerindeki yan sanayi şirketleri, otomotiv ve makine endüstrisinde kazandıkları küresel tecrübeyle, katma değeri daha yüksek uçak sanayisine göz kırpıyor. Türkiye henüz yerli otomobil markasını üretemedi. Ancak, havacılıktaki hızlı gelişmelere bakıldığında, Türkiye’nin yerli otomobilinden önce yerli uçağını üretmesi daha mümkün görünüyor. Proje ve patent hakları Alman Dornier firmasından satın alınan ve kısa süre önce TRJet Havacılık Teknolojileri A.Ş. adıyla kurulan şirketin, milli uçağı Ankara’da, muhtemelen Kazan ilçesinde üreteceği belirtiliyor. Milli uçak projesi, İstanbul’da yapımı devam eden dünyanın en büyük havaalanı, Türkiye’de sanayinin yeni ideal noktasının havacılık olduğunu gösteriyor.

resized_fdbd4-7a50trj32828529

Jeostratejiyi paraya çevirdiler
THY ve iştiraki THY Teknik, Türkiye’nin jeostratejik üstünlüğünü profesyonel yönetim anlayışıyla birleştirerek paraya çeviren iki kardeş firma. THY ve THY Teknik’te üstlendiği 12 yıllık Yönetim Kurulu Başkanlığı’ndan Nisan 2015’te ayrılan Hamdi Topçu’nun döneminde önemli gelişmelere imza atıldı. Şirket, 2014 sonu itibariyle açıkladığı 11.4 milyar dolarlık gelirinin yüzde 85’ini yurtdışı yolcularından sağlar duruma ulaştı. 2015’te ise 12 milyar dolar gelir elde etmeyi hedefliyor. Bu rakamlar, meşhur holdinglerin ihracat tutarlarını bile geride bırakıyor, THY’yi ülkenin en büyük ihracatçısı yapıyor. 1980’li, 90’lı yıllar boyunca her akademisyen, politikacı Türkiye’nin üç kıtayı birleştiren jeostratejik öneminden bahsediyordu. Coğrafi üstünlüğü, 2000’li yıllarda paraya dönüştüren ilk havacılık firması THY oldu. 2014’te 22 milyonu yerli, 32 milyonu yabancı olmak üzere toplam 54 milyon yolcu taşıyan THY, 2015’te 63 milyon yolcuyu hedefliyor. Yolcu sayısında Avrupa’nın en büyük ikinci havayolu firması olan şirket, artık yolcu taşımanın ötesinde uçak bakım ve onarım sektöründe de küresel bir güç olmanın peşinde. THY’nin izinden giden THY Teknik şimdiden 1 milyar dolar ciroyu yakaladı. Havacılıkta jeostratejiyi kazanca dönüştüren diğer firmanın ise Pegasus Havayolları olduğunu belirtmek gerekiyor.

:::::BÖLÜM 2::::
Havacılıkta üretime odaklandı

THY Teknik, 2006 sonrası geliştirdiği üretim projeleriyle, yerli uçağın kabin içi ve motorla ilgili bazı kritik parçalarının Türkiye’de üretimi için adeta altyapı hazırlığı yaptı. Özellikle 2010 sonrasında, askeri ve sivil havacılık sektörünün önde gelen ABD’li ve Japon şirketleriyle yeni ortaklıklar kurdu. Bakım-onarım pazarının haricinde uçak parçaları üretiminde ve know-how transferinde elini güçlendirmeye çalıştı. Uzmanlar, bu hamlelerin Türkiye’nin yerli uçak sanayisine geçişinde öncü bir işlev üstleneceğini belirtiyor.

THY dışındaki havayolu firmalarından 2006’da 20 milyon dolar gelir elde eden THY Teknik, 9 yılda bu kazancını 10.6 kat artırarak 2014’te 210 milyon dolara çıkardı. Bu sayede, küresel uçak bakım onarım pazarı listesinde 9. sıraya yükseldi

ABD’li ortakla motor bakımı

THY Teknik, dünyanın önde gelen uçak motoru bileşenleri, iniş takım sistemleri ve uçak lastiği üreticisi ABD’li Goodrich ile 2010 yılında Türkiye’de ortak bir şirket kurdu. Adı, Goodrich Turkish Technic Service Center olan şirket, Eylül 2014 itibarıyla THY Teknik A.Ş.’nin Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanındaki HABOM tesislerine taşındı. 5 milyon dolar sermaye ile kurulan şirket ilk etapta 20 çalışanla yola çıktı. Sonraki aşamada ise 70 kişi istihdam edecek. Yüzde 40 yerli, yüzde 60 yabancı sermaye ortaklığıyla kurulan Goodrcih Turkish Technic Service Center, başta Boeing ve Airbus olmak üzere diğer uçak modellerine motor bakım ve onarım hizmeti verecek. Şirket şuanda, uçak motorlarını taşıyan metal parçalar (nacelle), iniş esnasında süreyi kısaltmada yardımcı olan egzoz sistemlerinin (thrust reverser) bakım ve onarımını gerçekleştiriyor.

Kibar Holding’le uçak koltuğu üretiyor

THY Teknik ve Kibar Holding bünyesindeki Assan Hanil firmasının yüzde 50-50 ortaklıkla 2011’de kurduğu Uçak Koltuk Üretimi San. ve Tic. A.Ş. (TSI) firması, İstanbul Tuzla’da üretime başladı. 2014 yılında ürettiği ilk ekonomi sınıfı koltuğun tanıtımını da yaptı. Geniş gövde uçaklar için business koltuk üretmeyi hedefleyen şirket, 2014’te Amerika Birleşik Devletleri’nde bir şirket kurarak yatırım gerçekleştirdi. Dünyanın en saygın otoritelerinden EASA’dan aldığı ADOA, POA ve ETSO kalite güvence sertifikaları sayesinde imal ettiği hava aracı koltuklarını tüm dünyaya satmaya başladı. THY Teknik bakım onarım işinin ötesine geçerken, Güney Koreli Hyundai’nin Türkiye’deki ortağı olan Kibar Holding, otomotiv koltuğu üretiminde kazandığı tecrübeyi havacılığa yansıtmayı başardı.

Milli uçak projesinde atılan somut adımların, İstanbul’da yapımı son sürat devam eden dünyanın en büyük havaalanının, yerli sanayi için anlamı büyük. Uçak ve uçak parçaları imalatçılığı, Türkiye’de sanayinin yeni ideal noktası olarak gösteriliyor

Uçak Mutfağı’nda TUSAŞ’la işbirliği

Türkiye’nin askeri havacılık ve uzay teknolojileri alanındaki lider firması TUSAŞ (TAI) (yüzde 50), THY (yüzde 30) ve THY Teknik (yüzde 20) ortaklığında kurulan Türk Kabin İçi Sistemleri Sanayi A.Ş. (Turkish Cabin Interior/TCI) firmasının temelleri Ankara TAI tesislerinde 2010 yılında atıldı. TCI, ilk prototip uçak mutfaklarının üretim ve testlerini Ağustos 2012’de tamamladı. Firma, Boeing 737 ve Airbus A 330 model uçakları için uçak mutfağı üretiyor ve satıyor. Temmuz 2013’te İstanbul Sabiha Gökçen Havaalanındaki HABOM tesisine taşınan TCI, ilk siparişini Aralık 2013’te müşterisine teslim etti. THY’ye ait Boeing 737’de kullanılmak üzere 2014’te ürettiği ilk TCI galley (uçak mutfağı) lansmanın gerçekleştirmiştir. 2014 Mayıs ayında ilk 10 setlik sevkiyatını gerçekleştirdi. TCI bunun ardından, Boeing tarafından galley üretme yeterliliği kabul edilerek Orta Doğu bölgesi için Boeing Onaylı Tedarikçiler listesine eklendi. Şirket THY’nin ikinci grup Boeing 737 galley siparişini 2014 Aralık’ta teslim etti. Airbus A330 galleyleri için tasarım ve mühendislik çalışmasını tamamlayan TCI, ilk Airbus A330 galleylerini 18 Ağustos 2015’te THY uçaklarına monte edecek. TCI’nin uzun vadedeki hedefi, kabin içi sistemleri üretiminde dünyanın en büyük ilk 3 şirketinden biri olmak.

Kablosuz Kabin İçi Eğlence Sistemi (SKYFE)

HAVELSAN ve THY Teknik A.Ş.’nin Stratejik İşbirliği Anlaşması imzalayarak ortaklaşa geliştirdiği Kablosuz Kabin İçi Eğlence Sistemi (Wireless IFE-SKYFE)’nin ilk prototipinin kurulum, entegrasyon ve uçak içi yer testleri tamamlandı. Türkiye’de geliştirilen ilk yerli Kabin İçi Eğlence Sistemi olan SKYFE, IOS, Android ve web uygulamaları üzerinden kablosuz ağ bağlantısı (Wi-Fi) aracılığıyla yolcuların kişisel elektronik cihazlarına (tabletler, dizüstü bilgisayarlar, akıllı telefonlar) hizmet verecek. SKYFE sistemi, Türk Hava Yolları’nın JFO kuyruk numaralı BOEING 737-800 tipi Edirne isimli yolcu uçağında kullanılıyor.

Pratt&Whitney ile motor bakımı

THY Teknik’in dünyanın en büyük uçak motoru üreticilerinden ABD’li Pratt&Whitney (Cirosu 14 milyar dolar, çalışan sayısı 31 bin) ile ortaklaşa kurduğu Turkish Engine Center şirketi, Sabiha Gökçen Havaalanındaki tesisinde CFM56 ve V2500 serisi motorların bakım ve onarımını gerçekleştiriyor. Şirket, motor bakım satışından elde ettiği gelirini, geçen yıl yüzde 50 oranında artırdı.

THY Teknik'in hangarlarında 5 bini kendi personeli ve 2 bin 500'ü taşeron firma işçileri olmak üzere 7 bin 500 kişi istihdam ediliyor
THY Teknik’in hangarlarında 5 bini kendi personeli ve 2 bin 500’ü taşeron firma işçileri olmak üzere 7 bin 500 kişi istihdam ediliyor

AVRUPA’DAN ÜRETİM SERTİFİKASI ALDI

THY Teknik A.Ş., 17 Eylül 2014 itibariyle Avrupa Sivil Havacılık Ajansı (EASA) tarafından uçak parçalarının üretimi ve sertifikasyonu konusunda yetkili kılındı. Bu yetkiyle şirket tüm dünyaya satmak üzere, bazı kabiniçi parçalarını, çeşitli metal parçaları ve elektrik kablolarını/kablo demetlerini üretebilecek, EASA Form 1 sertifikası ile uçuşa elverişliliğini belgelendirebilecek. EASA Form 1 sertifikası, üretilen parçaların AB ülkeleri ve Türkiye dâhil dünyanın birçok ülkesinde uçuşa uygun olduğunu gösteriyor.

HANGİ UÇAKLARI TAMİR EDİYOR?

THY Teknik A.Ş., Boeing 737 klasik ve yeni nesil serileri, Boeing 777, Airbus A320 serisi, Airbus A300, Airbus A310, Airbus A330, Airbus A340, Gulfstream G-IV, Gulfstream 550, Cessna 172 ve Diamond DA42 uçak tipleri için hat ve üs bakım hizmetleri sunuyor. Bu uçaklarda kullanılan iniş takımları, uçuş elektroniği bileşenleri, hidrolik-pnömatik komponentler, fren sistemleri, lastik ve jant ile mekanik komponentlerinin bakım-onarım hizmetlerini de veriyor.

THY Teknik A.Ş.'nin bakım onarım merkezi projesi olan Havacılık Bakım Onarım ve Modifikasyon Merkezi (HABOM), 27 Haziran 2014'te Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla açıldı. THY Teknik A.Ş.'nin merkezi Atatürk Havalimanından Sabiha Gökçen'deki HABOM'a taşındı. HABOM, 550 milyon dolarlık yatırımla kuruldu.
THY Teknik A.Ş.’nin bakım onarım merkezi projesi olan Havacılık Bakım Onarım ve Modifikasyon Merkezi (HABOM), 27 Haziran 2014’te Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla açıldı. THY Teknik A.Ş.’nin merkezi Atatürk Havalimanından Sabiha Gökçen’deki HABOM’a taşındı. HABOM, 550 milyon dolarlık yatırımla kuruldu.

:::BÖLÜM 3:::
THY dışı uçaklardan geliri 10 kat arttı

THY Teknik A.Ş. Genel Müdürü Ahmet Karaman, şirketin dünya uçak bakım onarım pazarında geldiği mevcut konumunu ve hedeflerini anlattı.

THY Teknik’in 2006’da THY ana gövdesinden ayrılışının ardından ciro gelişiminde ciddi bir artış oldu. Bu sizce yeterli mi? THY dışı havayolu firmalarının bakım onarım gelirlerinde arzu edilen seviyede misiniz?
THY Teknik 2006 yılı Mayıs ayında THY’den ayrılarak ayrı bir şirket haline geldi. 2006 yılında 240 milyon dolar seviyesinde gerçekleşen ciromuz 2014 yılı sonunda 745 milyon dolara yaklaştı, iştirakleriyle birlikte ise 1 milyar dolar seviyesine ulaştı.

Bu şekilde bakıldığında yıllık olarak ortalama yüzde 15-16 arasında bir ciro büyümesi görüyoruz. THY Teknik olarak ciroya göre bakıldığında şu an dünya üzerinde ilk 10 içerisinde ve 9. sıralardayız, bizim hedefimiz ise yıllık ciromuzu en az 1.5 milyar dolar seviyelerine getirmek ve dünyanın önde gelen beş büyük bakım onarım şirketi arasında kendimizi görebilmek.

2006 yılında 20 milyon dolar olan THY dışı havayollarından elde edilen ciro ise 2014 yılında 210 milyon doları geçti. Bu süre zarfında toplam THY dışı ciromuz 10.6 kat artmış durumda ve yıllık THY dışı ciro büyümemiz yüzde 34 seviyelerinde.

2006 yılında yüzde 8 olan THY dışı gelir yüzdemiz 2014 yılında yüzde 29 seviyelerine ulaşmış durumda, THY dışı gelirlerimizi yüzde 50 seviyelerine çekmek şeklinde bir hedefimiz var ve bu hedefe ulaşmakla birlikte yıllık ciromuzu da artırmış olacağız ancak Türk Hava Yolları filosunun dünyadaki diğer bölge ve havayollarına göre muazzam bir artışı ve büyümesi söz konusu bu nedenle Türk Hava Yolları’nın bu agresif büyümesi yüzde 50 olan hedefimize ulaşmamızı bir yandan da zorlaştırmış oluyor. Bu hedefimize ulaşmak için çalışmalarımıza tüm gücümüzle devam ediyoruz.

resized_962f5-f782ahmetkaraman

THY Teknik’in küresel MRO pazarındaki mevcut konumu nedir, ulaşmak istediği bölgesel/küresel hedefleri nelerdir?

Küresel MRO pazarında ciro olarak bakıldığında 9. sıradayız, küresel MRO pazarının 2014 yılı için 57.7 milyar dolar olduğu göz önüne alınırsa bu küresel pazardaki pazar payımız yüzde 1.2.
Küresel pazarda en az 1.5 milyar dolar ciro seviyelerine gelerek en büyük 5 oyuncu arasına girmek istiyoruz, pazar payımızı da en az yüzde 2 seviyesine çıkarmak istiyoruz.

THY Teknik’in yakın gelecekteki hedefleri konusunda bilgi verebilir misiniz?

2006-2013 yılları arasında THY filosunun hızlı büyümesi sebebiyle kapasite sorunu yaşamaya başlamıştık, 2010 ve 2011 yıllarında bu nedenle bazı THY dışı bakım işlerini alamadığımız dönemler oldu. Sabiha Gökçen Havalimanı’na kurduğumuz ve 2013 yılında ilk fazını faaliyete açtığımız HABOM Uçak Bakım tesislerimiz ile birlikte ve 2013 yılında MNG Teknik’in satın alınması ile birlikte bakım kapasitemiz 5 geniş gövde ve 7 dar gövde uçak kapasitesinden 10 geniş gövde ve 30 dar gövde uçak kapasitesine çıktı. Atölyelerimizin olduğu kapalı alan kapasitemiz ise 124 bin metrekareden 576 bin metrekareye ulaştı, kapalı alan kapasitemiz yüzde 360 artmış oldu.
Yakın gelecekteki hedeflerimiz genişleyen kapasitelerimizin kullanım oranını arttırmak ve bu konuda ilave olarak gerekli olan işgücünü yetiştirmek üzerine kurulu olacak.

THY Teknik, mevcut kapasitesi ve 2009’dan bu yana kurmuş olduğu iştirakleri aracılığıyla yerli uçak projesinde nasıl bir rol üstlenecek?

Yerli uçak projesinde yerli uçağın bakım onarımının THY Teknik tarafından yapılması bizim arzumuz, bunun dışında da üretim şirketlerimiz olan TCI ve TSI şirketlerimiz ile yerli uçağımıza koltuk ve galleyleri iştiraklerimiz aracılığıyla sağlamak istiyoruz.

Avrupa’da Lufthansa Teknik ve Air France Teknik gibi zorlu rakipleriniz karşısında THY Teknik nasıl rekabet etmektedir, rekabet üstünlükleriniz ve dezavantajlarınız nelerdir?

Lufthansa Technic ve Air France&KLM Teknik şirketleri bu sektörün en büyük ve tanınırlığı en yüksek iki şirketi. Dünya üzerinde daha fazla noktada hizmet veriyor olmaları onlar için bir avantaj diye düşünüyoruz ancak THY Teknik olarak bizim de ileriye dönük genişleme stratejilerimiz bulunmakta ve bu konuda incelemelerimiz ve çalışmalarımız devam etmekte. İleride THY Teknik de Türkiye dışında hizmet verdiği merkezler kurabilir. Diğer yandan “pool hizmeti” dediğimiz havayollarına yedek parça hizmeti vermek adına yurtdışında Hindistan, Endonezya ve Dubai’de hizmet noktalarımızı da son yıllarda açmış durumdayız. Lufthansa Technic ve Air France&KLM Teknik’e kıyasla işçilik maliyetlerimizin düşük olması ise bizim için bir avantaj olmaya devam ediyor.

:::BÖLÜM 4:::
YERLİ UÇAĞA YERLİ KOLTUK VE YERLİ MUTFAK

Türk Havayolları Yönetim Kurulu Başkanı İlker Aycı, yerli uçak projesinde koltukların ve mutfakların üretimine talip olduklarını açıkladı. Havacılık sektörüne üretici olarak girmek isteyen şirketlere yardımcı olmaya başladıklarını ifade etti.

İstanbul’a yapılmakta olan üçüncü havaalanında, THY Teknik için, yeni bakım onarım hangarı/hangarları kurmayı düşünüyor musunuz?
Üçüncü havalimanının faaliyete başlamasıyla birlikte Yeşilköy Atatürk Havalimanı’ndaki operasyonlar ve THY’nin operasyonları da üçüncü havalimanına geçecek bu nedenle THY Teknik olarak bizim de doğal olarak üçüncü havalimanında yerimizin olması gerekiyor. Yeşilköy Atatürk Havalimanının tamamen kapanması ya da VIP uçaklar için genel havacılık apronundaki operasyonların devam etmesi gibi çeşitli senaryolar olduğunu biliyoruz ancak kesin olarak artık ticari uçaklar bu havalimanına inmeyeceği için bizim Atatürk Havalimanı’ndaki hangarlarımız da kullanılamıyor olacak. Bu nedenle üçüncü havalimanında bakım onarım hangarı kurma düşüncemiz var ve bu konuda planlama ve hazırlık çalışmalarımız başlatıldı.

İlker Aycı

THY Teknik’in iştirakleri aracılığıyla üretmeye başladığı uçak mutfağı, koltuk ve halı gibi parçaların dışında yeni üretimler söz konusu mu? Bu üretimleriniz yerli uçak projesinde kullanılacak mı?

Üretim alanında çeşitli proje, araştırma ve incelemelerimiz devam etmekte ancak henüz yakın zamanda planladığımız bir üretim alanı bulunmamakta. Bu konuda bizim dışımızda yerel sektöre de bilgi paylaşımı ve yön gösterme ile havacılık üretimi alanına dahil etmeye çalışıyoruz.

Bildiğiniz gibi 2011 yılında kurmuş olduğumuz TCI kabiniçi şirketimiz ve TSI koltuk üretim şirketimiz ilk üretimlerini THY için yapmış durumdalar. Kazanmış olduğumuz bu know-how ve üretim bilgisini yerli uçak projesinde de tabi ki kullanmak istiyoruz. Yerli uçağımızda yerli koltuk ve galleylerin olmasını isteriz.

Sivil uçak sayısı gelişiminde ve MRO harcamaları gelişiminde Ortadoğu pazarının diğer kıtalara/bölgelere göre yıllık iki kat hızlı büyüdüğünü (yüzde 6) biliyoruz. Aynı zamanda sıkı rakipleriniz olan Emirates, Etihad, Katar Airlines, SA Airlines gibi firmaların filolarının bakım, onarım hizmetlerine yoğunlaşma noktasında özel bir planınız var mıdır?

Ortadoğu’da bahsi geçen rakiplerimizin hepsinin kendi bakım onarım merkezleri bulunmakta, örneğin Emirates, Etihad, Katar Havayolları. Bu nedenle bu havayolları kendi bakım ihtiyaçlarını karşılayabiliyorlar. Bu açıdan baktığımızda bu havayollarının filolarına özel olarak yoğunlaşalım şeklinde bir hedefimiz bulunmamakta.

::::::BÖLÜM 4::::::
AVRUPALI RAKİPLERLE KAPIŞACAK

THY, 2000’li yılların başından itibaren bölgesel çapta Avrupalı rakipleriyle sıkı bir kapışma yaşadı. Alman Lufthansa, Hollandalı KLM, Fransız Air France ve İngiliz British Airways gibi havayolu devleriyle boy ölçüştü. Onların pazar paylarından önemli parçalar kopardı. Türkiye’nin coğrafi avantajı, profesyonel bir yönetim anlayışıyla birleşince ortaya Yeni Türkiye aklını yansıtan THY’nin başarı hikayesi çıkmıştı. Şimdi aynı stratejik güzergâhı THY Teknik izliyor. Şirket küresel bakım onarım pazarındaki payını artırabilmek için yabancı havayolu filolarının açtığı yıllık bakım anlaşmaları pazarında kıyasıya rekabet etmek zorunda. Avrupa’ya göre işçilik maliyetinde avantajlı konumda. Ancak yetişmiş eleman ve pazar tecrübesinde rakiplerine oranla geride. Son dönemde Türkiye’deki üniversitelerde, sayıları hızla artan uçak mühendisliği ve mekatronik (makine, elektronik, yazılım ve kontrol mühendisliğini birleştiren eğitim) bölümleri sayesinde gelecekte yeterli sayıda kalifiye eleman yetişmesi bekleniyor. THY Teknik, 2 bin 500’ü taşeron işçisi olmak üzere 7 bin 500 kişi istihdam ediyor. Üçüncü havaalanına yapılacak yeni hangarla beraber bu sayının artması bekleniyor.

resized_91edc-651cthyteknik31

THY TEKNİK’İN EN DİŞLİ İKİ RAKİBİ:

1. LUFTHANSA TECHNIK
Alman devlet şirketi Lufthansa’nın iştiraki olan firma, bakım onarımda ABD’li General Electrics Aviation’dan sonra gelen dünyanın en büyük 3 bakım onarım ve parça tedarik şirketinden biri. Geçen yıl (2014) mali tablosunda 4,3 milyar Euroluk satış geliri açıkladı. Avrupa, Asya Pasifik ve ABD’de kurulu 30 farklı bağlı firması aracılığıyla hizmet veriyor. Dünya çapında 26 bin çalışanı bulunuyor. Günde, 60 farklı istasyonda, bin 700 uçağı incelemeden geçiriyor.

resized_33430-27861580

2. AIR FRANCE KLM E&M
Fransız-Hollanda devletlerinin iştiraki olan firma, Avrupa’da Alman Lufthansa Technik’ten sonra ikinci en büyük uçak bakım onarım ve bileşenleri firması. 2014’te bin 500 uçağa bakım onarım hizmeti veren şirket, 3,4 milyar Euro ciro yaptı. Halen 5 farklı ülkede mühendislik ve bakım hizmetleri veren şirketin 14 bin çalışanı bulunuyor. Avrupa pazarının ötesinde küresel pazara hizmet veren şirket, geçen yıl, kıran kırana geçen pazarlıkların ardından Latin Amerika’nın en büyük havayolu firması LATAM’ın 90 uçağının yanı sıra Air China’nın filosundaki tüm Boeing 777’lerin uzun vadeli bakım işini üstlenmeyi başardı.

resized_f5cc1-213d1953572

(Derin Ekonomi Dergisi / Yeni Şafak)

Facebook ile Yorum Yapın

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.