Airporthaber yazarı Murat HERDEM, bu haftaki köşeşinde,  uçuş emniyeti açısından en önemli ve ağır işlerden birini yapmalarına rağmen son dönemde mesleki itibarı iyi korunamayan bir meslek grubuna ilişkin birkaç tespiti ve şu an gençliğimizi en büyük tehlikesi olmakla birlikte,  kabin ekipleri arasında  da yaygınlaşan sentetik uyuşturucu maddesi BONZAİ kullanımına ilişkin şoke edecek bilgileri  kamuyoyuyla paylaştı.

Mutlaka yazarın elinde  UYUŞTURUCU kullanımı ile ilgili belgeler vardır. Bu olay doğruysa yenilir yutulur yanı yoktur ve en kısa zamanda sorunun çözülmesi için gerek havacılık otoritesi gerekse ilgili kurumlar en yetkin önlemleri almalıdır.

AKSİ HALDE NE UÇUŞ GÜVENLİĞİ  NE DE UÇUŞ EMNİYETİNDEN SÖZ ETMEK MÜMKÜN DEĞİLDİR.

İşte o yazı;

BONZAİ İÇEN KABİN MEMURLARI KİM?

Kabin memurlarının, uçakta bulunma sebeplerinin başında yolcuların uçuş emniyetini sağlamak ve kabinde kusursuz bir uçuş gerçekleştirilmesine yardımcı olmak gelir. Her uçakta, uçağın tipine ve yolcu sayısına göre belirli sayıda kabin memuru görev yapar. Uçakta ne kadar kabin memuru çalıştırılması gerektiğinin alt sınırı otorite tarafından belirlenmiştir. Kabaca uçaktaki her acil çıkış kapısına bir kabin memuru düşecek şekilde planlama yapılır. Bunun amacı, olası bir acil durumda yolcuların emniyetli şekilde uçaktan tahliyesinin sağlanmak istenmesidir. Kabin memurlarının uçaktaki  birincil görevi budur.

Ancak kabin memurları için genel algı, uçuş emniyetinin sağlanmasından ziyade uçakta kek-sandviç ikram eden kişiler daha iğreti tabirle ‘ uçan garson’ şeklindedir. Bu algının oluşmasındaki en önemli sebep de havayolu şirketlerinin yolcu memnuniyetini sağlamak isterken asıl önemli olan uçuş emniyetini ikinci plana atmasından kaynaklanmaktadır. Çünkü artık bazı havayolu şirketleri için kabin memurunun tanımı, ” güzel, alımlı, güleryüzlü” şeklindedir.

Kabin memurları, bilimsel tespitler gereği olası bir yangın durumunda 90 saniyede boşaltılması gereken uçağı, o süre içerisinde tahliye etmekle mükelleftirler. Ya da beklenmedik bir anda oluşan türbülansın yaralanmalara neden olmasını önlemek, herhangi bir sebeple uçakta oluşabilecek panik havasını yatıştırmak, uçuş emniyetini aksatan yolcuları gerekirse elektroşok cihazıyla ( teaser-Türkiye’de nedense kullanılmıyor) ya da başka yollarla etkisiz hale getirmektir bazı asıl görevleri…

Gel  gelelim Türkiye’deki havayolu şirketleri kabin memuru seçiminde ve seçilen kabin memurlarının eğitimlerinde gerekli özeni göstermediği için olası bir acil durumlarda nasıl bir manzara ile karşılaşabileceğimizi tahmin bile edemiyorum.

Bu çok önemli görevi yerine getiren kabin memurları acaba gerçekten şirketleri tarafından iyi eğitiliyor ve uçuş emniyetinin sağlanması noktasında yeterli olup olmadıkları kontrol ediliyor mu?

Bu konuda ciddi endişelerim var. Şimdi size çok sıcak bir olay anlatacağım.

Bu olay, kabin ekiplerine yönelik eğitim ve denetim eksikliğinin sonuçlarının anlaşılabilmesi açısından ibretliktir.

İsmi lazım değil özel bir havayolu şirketinde görev yapan epey bi sayıda kabin memuru, asli görevleri uçuş emniyetini sağlamak olmasına rağmen kendi hayatlarının emniyetini sağlamaktan aciz durumdalar. Çünkü son dönemde ismini sıkça duyduğumuz sentetik uyuşturucu madde bonzai kullanımı özellikle bu şirketin kabin memurları arasında hızla yaygınlaştı. Sadece bonzai de değil, esrar ve kobar adlı madde kullandıklarını da öğrendim. Bende bazılarının isimleri mevcut. Bu isimleri buradan açıklamam doğru olmaz. Onlardan bazıları ile ilgili Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü ve çalıştıkları havayolu şirketine de ihbarlarda bulunuldu.  SHGM’nin talimatı üzerine ilgili havayolu şirketi, adı geçen kabin memurlarından psikoaktif test yaptırmalarını ve sonuçlarını getirmelerini istedi. Bu kişiler de kendi seçtikleri laboratuarlarda test yaptırdılar. Sonuç negatif çıkınca SHGM yeniden bir test daha istedi. Çünkü bu konuyla ilgili ciddi kanıtlar içeren bilgi ve belgelerin,  bana geldiği gibi SHGM’ye gittiğini de düşünüyorum ve olması gerektiği gibi olayın üzerine gidiyorlar. Bu olayla ilgili süreci yakından takip ediyorum. Gelişmeleri de sizlere aktaracağım.

 Uçucu ekiplere yönelik uyuşturucu ve alkol testleri yapılmasının zorunlu olduğunu yıllar önce yazmıştım. SHGM de bu yıl içinde o uygulamaya başladı. Şu ana kadar uygulamaların nasıl sonuçlar verdiğini bilmiyorum ama SHGM kesinlikle bu son olayın üzerine gitmeli. Biliyorum ki, o konunun üzerine gidilirse birçok kişi de çorap söküğü gibi gelecektir. Havayolu şirketlerinin içindeki çürük elmalar da böylelikle temizlenecektir.

Son bir söz de o kabin memurlarının görev yaptığı havayolu şirketine… Kabin memuru seçiminde sadece fiziki özellikleri ön planda tutarsanız, kabin memuru değil de manken seçer gibi tercihler yaparsanız, yukarıda anlattığım şekilde bir acil durum halinde bonzai içen kabin memurlarıyla çok kişinin hayatına mal olabilirsiniz

Facebook ile Yorum Yapın

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.