Yanınızda boş koltukla uçmanın 5 püf noktası

0
Air New Zealand in its economy class cabin offers something called the "Skycouch." Think of it as a sofa bed in the air. (Air New Zealand)

Uçak seyahatlerinizde ekonomide uçan yolcuların çoğu yanındaki koltuğun boş kalmasını ister. Kabul etmesek de bu durum kuşkusuz rahat bir uçuş geçirebilmek için her yolcunun koltuğa oturduğunda aklından geçer. Eğer ilk oturan sizseniz kesinlikle ‘birisi gelmese’ diye aklınızdan geçirirsiniz. Şayet uçağa son binenlerdenseniz hayalleriniz elbette başka olacaktır.

Yanında boş koltukla uçmanın en fazla arzu edildiği uçuşlar şüphesiz daha çok uzun mesafeliler oluyor. Bazen yolcuların hareketlerinden dahi, ‘yanıma yolcu oturmasın’ tedirginliğini fark etmek mümkün oluyor. Hatta bazı yolcuların dua ettiğine bile şahit olmak mümkün.

Peki neden yanımızdaki koltuğun boş olmasını isteriz? Elbette rahat ve konforlu bir uçuş için. Ama genel olarak sebepleri şöyle sıralamak mümkün. Seyahatin getirdiği yorgunluk nedeniyle kimseyle sohbet etmek istememek, eşyalarını rahatça yan koltuğa yerleştirip kol dayama kolçağını kimseyle paylaşmamak, ayaklarını sağa sola rahat uzatmak ve fiziksel temastan hoşlanmamak.

Yolcuların bu arzularını bilen bazı havayolları, boş kalan koltukları ilginç pazarlama teknikleriyle pazarlamaya başladı. Türk Hava Yollarının (THY)böyle bir uygulaması henüz yok, ama Abu Dabi merkezli Etihad Havayolları, yolcuların yan taraftaki boş koltukları satın alma formülleri geliştirdi.

Formül şöyle:

Biletinizi aldıktan sonra yanınızdaki koltuğun boş kalması için havayoluna ekstra ücret ödeyerek, beklemeye geçiyorsunuz. Bir kişi en fazla 3 koltuğa kadar teklifte bulunabiliyor. Eğer havayolu, o uçuşta tüm koltukları satamamışsa yani uçağı dolduramamışsa, yolcudan gelen teklifleri değerlendirerek, boş koltukları isteyen yolculara ücreti mukabilinde tahsis ediyor. Böylece yolcunun yan tarafındaki koltuklara kimse oturamıyor. Şayet yolcu ödeme yaptığı halde, uçak dolduğu için boş koltukla uçamaz ise ekstra yaptığı ödemeyi havayolu iade ediyor. Fakat bu uygulama pek yaygın değil.

Güntay Şimşek’in yazısının  devamı için tıklayınız; Tıklayınız

Facebook ile Yorum Yapın

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.