Yaz aylarının gelmesiyle tatil yörelerine gerçekleşen uçuşlarda ciddi artışlar yaşanıyor. Uçaklara göz attığımızda seyahat edenlerin daha çok tatilcilerden oluştuğunu hemen anlıyoruz.

Tatile gidenler rahat bir uçuş için genellikle tatil beldesine uygun kıyafetlerle seyahat etmeyi uygun görüyor. Ancak tatilcilerin, uçakla seyahatlerinde yaz modasına geçmemesi gerektiği ise pek bilinmiyor. Uçak yolculuğuna çıkarken uzun kollu, bacakları kapatan ve ayağımızda pamuk çorap giyebileceğimiz tasarımların tercih edilmesi tavsiye ediliyor. Her ne kadar en güvenli ulaşım havayolu olsa da acil inişi takiben kabin ekibinden şu komutu duyabilirsiniz: “Tehlike, kemer çöz, ayakkabı çıkar, can yeleği giy, tahliye.”

Uçaklar, hem güvenli hem hızlı olduklarından günümüzde en çok tercih edilen ulaşım aracı. Ancak acil durumların her an başımıza gelebileceğini de unutmamak gerekir. Olası acil durumlarda yaralanmanız ya da hayatta kalmanız ise uçak seyahati sırasında üzerinizde bulunan kıyafetlere de bağlı olabilir. Yapılan araştırmalarda uçuşların en riskli zaman diliminin iniş ve kalkış olduğu ifade ediliyor. İstanbul Havacılık Akademisi Kabin Eğitimi Müdürü Semra Dereli Civelekhan, yazlık kıyafetlerin özellikle acil durumlarda yolcuların uçaktan tahliyesi sırasında ciddi yaralanmalara yol açtığını dile getiriyor. Kabin memurlarının, uçağın karaya acil iniş yaptığında otomatik olarak şişen tahliye kaydırakları vasıtasıyla yolcuları emniyetli şekilde tahliye edeceğini anlatıyor. Ancak bu gibi durumlarda üzerinde kollarını, bacaklarını açıkta bırakan kıyafetlerin yanı sıra ayaklarında çorap bulunmayan yolcuların slide adı verilen kaydıraklardan kayarken sürtünmeden dolayı vücutlarında ciddi yanıklar oluşabileceğine dikkat çekiyor.

Topuklu ayakkabılar tehlikeli

Uzman eğitmen Semra Dereli, naylon içeren çorapların da tahliye botundan kayma esnasında yırtıldığını ve ayak topuklarına zarar verdiğini hatırlatarak, kaydıraklardan kaymadan önce ayakkabıların da çıkarılması gerektiğini söylüyor. Dereli’nin verdiği bilgiye göre, kabin memurlarının her uçak tipinde 90 saniyelik tahliye süresi bulunuyor. Bu yüzden işlemin en hızlı ve güvenli şekilde gerçekleştirilmesi gerekiyor. Tahliye botlarının yırtılmasına neden olan topuklu ayakkabılar da ciddi tehlike olarak görülüyor. Havayolu şirketleri, bu durumda yolcuların ayakkabısız tahliye edilmesini tercih ediyor.

Eğitmen Dereli, acil bir durumda uçağın suya inmesi gerektiğinde yolcuların giydiği yazlık kıyafetlerin de tehlike oluşturabileceğini belirtiyor. Çünkü can yeleğini şişirdiğinizde ortaya çıkan karbondioksit gazı, yeleğin buz gibi olmasına neden oluyor. Can yeleğini oda ısısında üzerinize giyip şişirdiğinizde yeleğin soğuk olduğunu hissedersiniz. Deniz ortamında can yeleğinin üzerinizde olduğunu düşünürsek yeleğin altında kalın kıyafetlerin olması o dondurucu hissiyatı uzaklaştırmak adına faydalı olacaktır. Bunun yanı sıra can yeleğiyle suya atlamanız halinde deniz suyu sıcaklığının vücut ısınızdan düşük olacağı ve yardım gelene kadar geçecek süre boyunca soğuk suda kalacağınızdan hipotermi adı verilen vücut ısısının ani düşmesi rahatsızlığını da geçirebilirsiniz. Bu durum ölümle de sonuçlanabilir. Kabin memurları bu yüzden her iniş kalkışta tam üniformalı olur. Yazın sıcağında ceketle koltuğuna bağlanmış kabin memuru görmenizin bir sebebi de budur.

Saçlarınızı topuz yapın

Uçakta acil durumlarda sıkıntıya düşebileceğiniz tek konu ince ve kısa yazlık kıyafetler değil. Örneğin rahatsızlandığınızda kabin ekibi size taşınabilir oksijen tüpünden oksijen vermeden önce makyaj malzemesinin oksijenle kimyasal reaksiyona girerek cildinizde yanma oluşturması ihtimaline karşılık ağız ve burun bölgenizdeki makyajı siler. Kabin memurlarının dış görünüşlerine dikkat ederseniz uzun saçların topuz yapılarak toplandığını ya da kısa boyda kestirdiklerini görürsünüz. Bunun tek sebebi gıda hijyeni değildir. Yangın durumunda saçların tutuşmasını engellemek, iniş kalkış esnasında başlarını doğru pozisyonda tutabilmek gibi rasyonel sebepleri vardır. Hostesler, acil durumlarda parmakları, kolları, kulakları bir yerlere takılmasın ve yırtılmasın diye fazla takı da takmaz. Takı adetleri az, boyutları olabildiğince küçüktür, sivri ve kesici çıkıntıları da olmaz. (Mustafa Gün/ Zaman)

Facebook ile Yorum Yapın

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.