Geçen hafta (7 Ocak 2023) Anıtkabir’i ziyaret ettim ve her zamanki gibi Atatürk Müzesini detaylıca gezdim. Bu sefer gururun ve sevginin dışında çok daha farklı bir duygu benliğimi sardı. Kızgınlık.

Konu Atatürk ve Anıtkabir olunca çok hassas olmam gerektiğinin bilincindeyim. Ancak kızgınlığımı yazmaz isem gerçek bir Mustafa Kemal’in askeri olmayacağımı hissediyorum. Bu karmaşık duygular içersinde yazımı nasıl hazırlamam konusunda kurgular yaparken, yüce Atatürk’ün aşağıdaki sözü imdadıma yetişti. Atatürk bu sözü 11 Ekim 1925 tarihinde İzmir’deki bir sohbette söylemiş.

“ Arkadaşlar! Birbirimize daima gerçeği söyleyeceğiz. Felaket ve mutluluk getirsin, iyi ve kötü olsun, daima gerçekten ayrılmayacağız. Arkadaşlar, gerçek kolaylıkla anlaşılır bir şeydir. ”

Gazi Mustafa Kemal

2013 yılında yaptığım ziyaret sırasında Anıtkabir müzesinde bazı yanlışlar ve eksiklikler dikkatimi çekmişti. Yapmış olduğum tespitleri müze görevlilerine söyleyerek üst makamlara iletmelerini istemiştim.

2014 yılında söylediğim hataların ve eksikliklerin düzeltilmediğini görünce Atatürk Müzesinden sorumlu binbaşıdan randevu talebinde bulunmuştum. Çok kibar olan görevli binbaşı ile birlikte müzeyi gezmiştik. Binbaşım, konuşmaları yaptığımız hatalı bilgilerin olduğu bölüme telsizle müze uzmanını da çağırarak konuşmalara ortak etmiş, düzeltilmek üzere not almasını emretmişti.

Yazının başında dediğim gibi geçen hafta müzeyi tekrar gezdim. Üzülerek ifade etmeliyim ki hiçbir değişiklik olmamış. Eh! Son umut olarak paylaşayım istedim. Sesimizi duyuramadık, belki yazımız okunur.

MURASSA MADALYALAR BÖLÜMÜ

Göreceğiniz iki adet Türk Tayyare Cemiyetine (T.Ta.C.) ait Murassa (değerli taşlarla süslenmiş) madalyayı müzede olduğu gibi görmektesiniz. Bu madalyalar ile ilgili birkaç kez yazmıştım. Kısaca tekrarlamak gerekirse;

İLK MADALYA ATATÜRK’E VERİLİR ( Anıtkabir Müzesinde sergilenen madalya)

T.Ta.C.’nin Madalya çıkarılmasındaki sebepler:

Madde 1. – Türk Tayyare Cemiyetine para yardımında bulunan cömert yurtseverlerle, hayatını hiçe sayacak derecede ve devamlı çalışan sivil ve asker uçuculara, dünya rekoru ve milletlerarası rekor kıran havacılara bir iftihar ve ayırt belgesi olmak üzere Türk Tayyare Cemiyeti Madalyası çıkarılmıştır.

Madalya nasıl istenir, nasıl verilir:

Madde 2. – Türk Tayyare Cemiyeti Madalyası Merkez İdare Kurulu Başkanı veya Şube İdare Kurullarının teklifi üzerine verilir. Devletçe görevli uçucuların madalyaları bağlı oldukları makamların teklifi üzerine verilir.

Madalya dereceleri, madalyaya hak kazanmak:

Madde 3. – Madalya Bronz, Gümüş, Altın ve Elmaslı ( murassa ) olarak dört çeşittir.

Cemiyete bir defada 30 (otuz) veya düzgün taksitlerle bir yılda 50 (elli) lira veren kimseye bir BRONZ madalya.

Cemiyete bir defada 75 (yetmiş beş) veya düzgün taksitlerle bir yılda 100 (yüz) lira veren kimseye bir GÜMÜŞ madalya.

Cemiyete bir defada 200 (iki yüz) veya düzgün taksitlerle bir yılda 250 (iki yüz elli) lira veren kimseye bir ALTIN madalya.

Cemiyete bir defada 2.500 (iki bin beş yüz) veya bir yılda 3.000 (üç bin) liradan yukarı yardımda bulunan kimse, aile ve kurumlara bir ELMASLI (MURASSA) madalya verilir.

Bu madalyaları ailede koca, eşi, oğul ve kızlar taşıyabilirler.

Hayatını hiçe sayarak devamlı çalışan sivil uçuculara, yurt hizmetinde büyük yararlılıkları görülen asker uçuculara ve dünya rekorlarını kıran havacılara ayrı şekilde tespit edilen madalyalar verilir.

Madalya nizamnamesinin yürürlüğe girer girmez ilk madalya Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal’e verilir. Cumhurbaşkanlığı Atatürk Özel Arşivinde bulunan belgede (Kutu no:70-4, dosya no: 9-1a, fihrist no: 1-272) şöyle denilmektedir.

 

Türk Tayyare Cemiyeti                                                  20 Mayıs 1925

 

Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal Paşa Hazretlerine

          Büyük kurtarıcımız, Efendimiz.

Hedef ve gayesi yüce şahsınızın kurtardığı aziz vatanın, işaret buyurduğunuz yolda yükselmesine ve asil Türk Milletinin layık olduğu dünya çapında güç kazanmasına yardım etmekten ibaret olan ve liderlik ve korumadaki kudretinizle hakkıyla övünen cemiyetimiz, tüm milletimize aşıladığınız ve bugün gerçekleşmiş eserlerini övünç ile gördüğümüz çalışmalara ve gayretin önemsiz bir şükran hatırası olmak üzere, yüce kişiliğinize ilk Murassa nişanı takdim ile onur duyar, en derin saygılarımızın kabulünü istirham ederim. Yüce kurtarıcımız ve muhterem reisimiz efendim hazretleri.

Türk Tayyare Cemiyeti Reisi

Bolu Mebusu

imza (Cevat ABBAS)

ATATÜRK’ÜN TEŞEKKÜR TELGRAFI

Gazi Mustafa Kemal kendisine takdim edilen ilk murassa madalya için 24 Mayıs 1925 günü Tayyare Cemiyeti Başkanlığına teşekkür telgrafı çeker.

  24 Mayıs 1925

Türk Tayyare Cemiyeti Riyaseti Aliyesi’ne

         İlk kıymetli nişanı bana vermek suretiyle gösterdiği teveccühten dolayı, muhterem cemiyet’e derin hislerimi ve teşekkürlerimi arz ederken Cemiyet’in faaliyetini ve her milli ve vatani meselede olduğu gibi hayırlı gayenizi takdir hususunda da yüksek idrakini gösteren büyük milletimizin ulvi fedakârlığını hürmet ve şükranla yâd ederim.

Efendim.

                                                                                                 Reisicumhur

                                                                                                 Gazi Mustafa Kemal

MURASSA MADALYA İLE İLGİLİ DÜZELTMELER

Şimdi gelelim düzeltme bölümüne, Lütfen Müzede madalyalar ile ilgili hazırlanmış tanıtım levhasına bir bakmanızı istiyorum.

a) Tanıtım levhasının 1. Sırasındaki açıklama “Broş” olarak başlamakta. Müzede sergilenen iki madalya broş olarak adlandırılmış. Oysaki T.Ta.C. Murassa Madalyasına broş demenin affedilecek bir yanı yoktur.

b) Yine birinci sırada “Türk Tayyare Kurumu” denilmektedir. Tarihin hiçbir döneminde Türk Tayyare Cemiyeti, 1935’ten sonra adı Türk Hava Kurumu bu adla anılmamıştır.

c) Tanıtım levhasının 2. Sırasındaki açıklamada yine broş hatası yapılmış ve yine Türk Tayyare Kurumu hatası tekrarlanmıştır. Bu hatalar yapılırken 20 Mayıs 1925 tarihinde Murassa madalyanın birincisinin Mustafa Kemal Atatürk’e verildiği unutulmuştur.

NUTUK VE EKLERİ İLE NUTUK KUTUSU SERGİLEMESİ

Müzede sergilenmeye çalışılan Atatürk’ün ünlü NUTUK kitabı, eki ve T.Ta.C. tarafından özel kutusu görülmektedir. Ya da doğru bir söylemle görülememektedir.

Bilindiği üzere Atatürk Nutuk’un basım ve yayım haklarını Türk Tayyare Cemiyetine vermiştir. Cemiyet ise çok çeşitli baskı teknikleri ve fiyatları ile bu dev eseri tüm dünyaya yaymıştır. Atatürk’e de özel basım ve altın süslemeler ile hazırlanmış bir nüshayı ve onları içine alacak Tayyare Cemiyeti logolu çok özel kutuyu arz etmişlerdir. Bu özel hediye Anıtkabir Müzesinde dikkat çekmeyen loş bir ışık altında sergilenmeye devam etmektedir. Gelişen teknoloji kullanılarak Nutuk’un olduğu bölüm tekrardan aydınlatılmalı diye düşünmekteyim.

TOMTAŞ AÇILIMI

Müzeyi gezmeye devam ettiğinizde uzun koridorlardaki bölümlerde Türkiye Cumhuriyetinin yaptığı devrimler ve yeni Cumhuriyetin getirdiği kazanımlar yazı ve fotoğraflarla harika şekilde anlatılmaktadır.

Bu bölümlerde yer alan havacılık ile ilgili tanıtımlarda da eksiklikler ve yanlışlıklar bulunmaktadır. Bunların da en kısa sürede düzeltilmesi gerekmektedir.

Örneğin çerçeveli bir tanıtımda TOMTAŞ’ın açılımı Tayyare Otomobil ve Motor Sanayii Türk Anonim Şirketi olarak verilmektedir. Oysa doğrusu Tayyare ve Motor Türk Anonim Şirketi olmalıdır.

BAĞIŞ UÇAKLARININ SAYISI

Bağış uçakların sayısının vurgulandığı bir başka tanıtım çerçevesinde (Foto-9) ise bağış uçak sayısı “ 300 den fazla uçak alınmıştır” denilmiştir. Oysaki 1925 ile 1938 yılları arasında 1938 yılı dahil toplam 333 adet uçak T.Ta.C. aracılığı ile Hava Kuvvetlerimize bağışlanmıştır. Artık bilinen bu bilginin de doğru rakamlar ile yerine yazılma zamanı gelmiştir.

TÜRKKUŞU’NUN DOĞRU YAZILMASI

3 Mayıs 1935 tarihinde bizzat Atatürk tarafından açılışı yapılan Türk Hava Kurumunun uçuşlarının ve eğitimlerinin yapıldığı TÜRKKUŞU, maalesef sergilemelerde yanlış olarak ayrı ayrı yazılmaktadır. Doğrusu Türk Dil Kurumunun sözlüklerinde yazmaktadır. Özel isimler birleşik yazılır. (Foto-10)’da bu yazım hataları gözükmektedir. Türkkuşu olarak düzeltilmelidir.

Umarım bu yazdıklarımı yetkililer okurlar ve gerekli düzeltmeleri yaparlar. Umarım beni yanlış anlayıp kızmazlar. Hatta bir düzeltme ekibi oluştururlar ise bu ekipte severek görev yapmak istediğimi de anlayışla karşılarlar.

Yazımı yine Ulu Önder Atatürk’ün bir sözü ile bitirmek isterim.

Saygılarımla.

“Tarih yazanlar, tarih yapanlara sadık kalmalıdır. Tarih yazanlar, tarih yapanlara sadık kalmazsa değişmeyen hakikat, insanlığı şaşırtacak bir mahiyet alır.”

Mustafa Kemal ATATÜRK (1931)

 

Mustafa KILIÇ

Havacılık Tarihi Araştırmacısı – Yazar

Sontayyareci@gmail.com

Facebook ile Yorum Yapın

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.