Hafta sonunda Antalya’da Bloomberg’in sorularını yanıtlayan Aselsan Genel Müdürü Ahmet Akyol, hissesi geçen yıl artan ihracat ve yatırımcı talebi ile rekor seviyelere yükselen şirketin NATO ve Avrupa genelinde projeler için teklif verdiğini ve faaliyet gösterdiği ülke sayısını 25’ten 30’a çıkarmayı hedeflediğini söyledi. Akyol, Şubat ayında açıklanacak resmi bilanço öncesinde, yurtdışı satışların geçen yıl yüze 89 artışla 508 milyon dolardan 958 milyon dolara çıktığını söyledi. Yeni ihracat sözleşmeleri 2025 yılında iki katından fazla artarak 2,69 milyar dolara ulaştı.
“Bugüne kadar yurt dışında çok sayıda joint venture gerçekleştirdik. Doğrudan yurt dışı firması satın alma yapmadık. Türkiye’nin ve Aselsan’ın o seviyelere yeni yeni geldi” diyen Akyol, “Dolayısıyla bu tip işbirliklerinin önümüzdeki dönem olabileceğini söyleyebilirim” ifadelerini kullandı.
NATO üyesi Türkiye, son yıllarda Orta Doğu’da askeri varlığını genişletirken, savaş uçakları, fırkateynler, insansız hava araçları ve balistik füzeler üreterek yerli savunma sanayisini geliştirme çabalarını hızlandırdı. Bu strateji, Aselsan’ı büyük savunma projelerinin merkezine yerleştirdi. Bu hamle, daha agresif bir ihracat politikasına dönüştü. Aselsan, küresel pazarda daha büyük bir rol oynamak için son yıllarda NATO ve Avrupalı şirketlerle işbirliğini artırırken, son olarak Polonya’da bir anlaşma imzaladı.
HSBC Yatırım Analisti Cenk Orcan, 30 Ocak tarihli raporunda, “Aselsan, özellikle ihracat artışıyla küresel ortamdan yararlanmak için iyi bir konumda bulunurken, Çelik Kubbe programı öncülüğünde yurtiçi projeler de dayanıklılığını koruyor” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin Çelik Kubbe projesi, insansız hava araçlarından balistik füzelere kadar farklı tehditlere karşı yerli radarlar, önleyici sistemler ve komuta-kontrol altyapısını tek bir ağda birleştiren, İsrail’in ‘Demir Kubbesi’ne benzer ülke çapında planlanan katmanlı bir hava savunma sistemi. Projeye çoklu ve seri üretim yaptıklarını anlatan Ahmet Akyol, “Rakamları açıklayınca göreceksiniz, tarihimizde aldığımız en yüksek işi geçen yıl aldık. Ana gövdesini Çelik Kubbe ve içindeki unsurlar oluşturuyor. Geçen sene 100’e yakın unsurunu teslim ettik. Bu sene bunun çok daha üzerinde bir rakamı teslim edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Akyol, Ağustos ayında Ankara’da temeli atılan yeni teknoloji üssü Oğulbey’in ilk fazının bu yıl devreye alınacağını, 7 bin dönümlük araziye minimum 1,5 milyar dolarlık yatırım öngördüklerini ve tesiste 10 binin üzerinde istihdam yaratılmasının hedeflendiğini de belirtti.
Savunma rallisi
Yatırımcıların savunma hisselerine olan ilgisi, Türk piyasalarına da sıçradı ve Borsa İstanbul 100 Endeksi’nin bu yıl şimdiye kadar yüzde 24 artı ve yaklaşık 30 yılın en iyi Ocak ayını geride bıraktı. Aselsan, endeks içindeki ağırlığı sayesinde tek başına bu ralliye en büyük katkıyı sağlayan hisse oldu.
Aselsan hisselerinde son bir yılda yaşanan yüzde 236 artış, şirketi artan küresel savunma harcamalarından yararlanmak isteyen yatırımcılar için tercih edilen bir araç haline getirdi. Akyol, bu yükselişin yabancı yatırımcıların da ilgisini çektiğini ve Aselsan hisselerinin yaklaşık yüzde 70’inin yabancı şirketlere ait olduğunu belirtti. Akyol, ayrıca şirketin yakın vadede ikincil halka arz planı olmadığını söyledi.
Ata Portföy Yönetimi CEO’su Batuhan Özsahin, “Aselsan’ın küresel savunma hisselerindeki harekete Türkiye’de katılabilecek tek şirket olması yükselişte etkili oldu” dedi.
HSBC Yatırım, “yeni sözleşmelerde güçlü bir ivme, birikmiş işler ve tahsilatlar” sayesinde, “daha güçlü yeni sözleşmeler ve biraz daha yüksek işletme marjı” öngörüsünde bulunarak, Aselsan için tahminlerini yükseltti. Kurum, “adil değerleme” gerekçesiyle Aselsan hissesi için tavsiyesini “sat”tan “tut”a düşürmesine rağmen, 12 aylık fiyat hedefini 235 liradan 340 liraya yükseltti. Bu, son kapanış fiyatına göre yüzde 15’lik bir artışa işaret ediyor.




