Çarşamba, Şubat 18, 2026

BU HAFTA İLK 5 HABER

Benzer Haberler

Güneş Sistemi’ne dair bildiklerimizi değiştirecek teori

Gezegenlerin nasıl oluştuğu, evrenle ilgili temel sorulardan biri.

Bilim insanlarının Güneş Sistemimizde ve evrenin diğer yerlerinde gördüklerimizle örtüşen bir teorisi var.

Ancak Science dergisinde yayımlanan yeni bir araştırmaya göre, uzak bir gezegen sistemi bu teoriyle çelişiyor görünüyor.

Mevcut teoriye göre gezegenler, yeni yıldızları çevreleyen gaz ve toz disklerinden oluşuyor.

Araştırma ekibinin başındaki İngiltere’deki Warwick Üniversitesi’nde Dr. Thomas Wilson, “Bu durumda gezegenlerin bu tozu toplayarak büyüdüğünü düşünüyoruz” diyor.

Wilson, “Bunlar bir araya gelerek çakıl taşlarını oluşturmaya başlıyor. Daha sonra önce birbirleriyle çarpışarak gezegenimsi daha büyük cisimleri, sonunda da çarpışarak gezegenleri oluşturuyorlar” diye konuşuyor.

Bu çarpışmalar, Dünya gibi gezegenlerin kayalık yapısının yanı sıra, Jüpiter gibi gaz devlerinin çekirdeklerinin oluşmasını da sağladı.

Bilim insanları, bu teorileri eledikten sonra, “garip” bileşimin, gezegenlerin aynı anda değil de birbiri ardına oluşmasının sonucu olup olmadığını değerlendirdi.

Dr. Thomas Wilson, “Eğer bu dış gezegeni, kaynakların daha az olduğu, tükenmiş veya azalmış bir ortamda oluşturursanız, bu gezegenin özelliklerini kolayca üretebilirsiniz” diyor.

Wilson’a göre, dış gezegen oluştuğu sırada zaten yıldız sisteminin gazı tükenmiş olabilirdi:

“Bu nedenle vardığımız sonuç, içten dışa bir oluşum mekanizmasının mümkün olduğu. Yani önce ana yıldıza en yakın gezegeni oluşturursunuz, daha sonra bir sonraki gezegeni, ardından bir sonraki gezegeni ve sonra da dış gezegeni oluşturursunuz.”

Gezegenlerin, yıldıza en yakın olandan en uzak olana doğru, giderek azalan kaynaklarla sırayla oluştuğu fikrine “İçten Dışa Gezegen Oluşumu deniyor”.

Bu teori 10 yıldan uzun süre önce ortaya atılmıştı ve ESA’ya göre de bunun gerçekten yaşandığına dair en ikna edici kanıt ortadaydı.

Dr. Thomas Wilson ise bir sistemdeki tüm gezegenlerin yaklaşık aynı zamanda oluşmaya başladığı varsayımını gözden geçirmemiz gerekebileceğini düşünüyor.

Özellikle de bu, evrenin diğer bölgelerinde de gördüğümüz bir durumsa.

Wilson’a göre böyle bir revizyonun, Güneş Sistemimizi anlama konusunda zincirleme etkileri olabilir:

“Önce Merkür, sonra Venüs, sonra Dünya ve Mars mı oluştu? Bu, kendi Güneş Sistemimizin oluşum zamanlaması hakkında bazı soruları gündeme getiriyor.”

Dr. Thomas Wilson’a göre ayrıca, Güneş Sistemimizdeki her şeyin normal olduğunu varsaymamamız gerek:

“Süper Dünya ve Neptün altı gezegenler gibi, Güneş Sistemimizde bulunmayan tüm bu egzotik türler var. Tüm bu yabancı gezegen sistemlerinin her şekil ve boyutta olabileceğini düşünmeliyiz. Güneş Sistemi’ne çok odaklandığımız için henüz düşünmediğimiz, daha yaşanabilir bir dünyaya sahip şeyler olabilir.”

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

ÇOK OKUNANLAR