Hava-Sen Sendikası, Hürriyet yazarı Uğur Cebeci’nin çarşamba günü yayımlanan haber/yorum yazısı hakkında basın açıklaması yaptı.

Açıklamada şu ifadeler yer aldı;

HAVA-SEN”DEN MEDYA TERTİBİNE YANIT

Nisan- Mayıs- Haziran 2020 aylarında THY yönetiminin, sınırlı devlet desteğini dikkate alarak ücretleri önce % 80, sonrasında % 90 oranında düşürmesi karşısında yetkili sendika Hava İş’in gözlerini kapatması; inandırıcı olmasa da “adet yerini bulsun” anlamında bir itiraza dahi güçlerinin, iradelerinin, inisiyatif kullanma yeteneklerinin bulunmadığını göstermesi bakımından çarpıcı bir örnek olup sendikacılık tarihindeki mümtaz yerini almıştır. Hava İş’in sürecin başından bu yana izlediği tutum, yapılanların sarı sendikacılık bile sayılamayacağını, bu düzeyin dahi altına düşüldüğünü göstermektedir.

Bu anlayışı sadece sivil havacılık çalışanlarının değil hiçbir emekçinin hak etmeyeceği düşünülmektedir.THY çalışanları, bir hafta sonrasını dahi öngöremeyecek şekilde kaygılı bir bekleyiş içinde iken bu kez, her dönemde THY üst yönetimlerine yakın durmuş, milletimizin malı olan THY nın her türlü olanağından yararlanmış , “THY’nin kanatları altına iliştirilmiş bir gazetecinin” devreye girdiği  görülmüştür. Havacılıkla ilgili ne gibi bir altyapıya, bilgiye ve birikime sahip olduğu bilinmeyen Uğur Cebeci   isimli gazetecinin, THY çalışanlarının dahi bilmediği birtakım bilgilere ve maliyet hesaplarına ulaşarak özellikle pilotlar ve kabin memurlarının ücretleri üzerinden bir algı yaratmaya çalışmasını iyiniyetle ve gazetecilik hevesi ile açıklamak mümkün değildir. Gazeteciliğin temel kuralı haberi ve bilgiyi taraflardan doğrulatmaktır. Edindiği veya eline verilen bilgileri sektörde faaliyet gösteren sendika, dernek ve sivil toplum kuruluşlarına sormadan yayınlamak en hafif tabiri ile etik dışıdır, ahlak dışıdır.

Tüm dünyadaki havayollarının iflasa sürüklendiği, çok sayıda pilot ve kabin memurunu işten çıkarıldığını söyleyerek, THY yönetiminin çalışan ücretleri üzerinden şirketi kurtarma politikasına düşünsel zemin hazırlamanın altında yatan gerekçelerin er ya da geç ortaya çıkacağı bilinmelidir. Bundan 2 sene önce İran’da düşen özel jetin yaşamını yitiren kokpit ekibine cinsiyetleri üzerinden saldıran, Amsterdam kazasından sonra “Türkler uçmak için yaratılmış bir millet değildir.”  diyerek Türklüğü aşağılayan bu şahsın, ülkemizin ilk pilot brövesinin  sahibi  Fesa Evrensev’in 1912 yılında başlattığı havacılık serüvenini 100 yıldan fazla göklerde başarıyla sürdüren ve bugün dünyada ilk sıralara yükselten Türk pilotlarının ve tüm havacılık çalışanlarının katkısını görmezden gelmesini tolere etmek, hoş görmek mümkün değildir.

Pilotlar ve kabin memurlarının aldığı ücretleri, tam da pandemi döneminde dile getirmek, kamuoyuna hedef göstermek, işlerine ve ekmeklerine sahip çıkma konusundaki hak ve özgürlüklerini örselemek, yapıcı değil yıkıcı bir anlayışın dışa vurumudur. Sözkonusu gazeteci, ayda 100.000 TL alan kaç pilot olduğunu ve bu pilotların bordrolarını derhal açıklamalıdır.

THY’nin bugün içine düştüğü sıkıntının sebebini pilotların ve kabin memurlarının aldığı ücretlere bağlayan Cebeci’ye, Covid19 olarak tanımlanan bir virüsün varlığını hatırlatmakta fayda görülmektedir. İşler yolunda iken, hemen hemen her yıl milyarlarca kar edilirken, ülkeye en fazla döviz getiren şirket olarak  madalya alınırken konu edilmeyen ücretlerin tam da yetkili sendika ile THY’nin görüşmelere başlaması aşamasında gündeme getirilmesi yakışıksız, haksız, haddi aşan, üzerine vazife olmayan işlere müdahale eden bir yaklaşımın sonucu olarak havacılık emekçileri tarafından not edilmiştir.

Pilotundan bilet satış personeline, kabin memurundan teknisyenine, apron trafik memurundan muhasebe görevlisine kadar havacılık çalışanlarının aldığı ücretler, alın terlerinin, emeklerinin karşılığıdır, sonuna kadar da hak edilmektedir.

Ülkenin kaynakları ile yetişmiş Türk pilotlarını aşağılayarak ekonomik yönden kırılgan toplum kesimlerine hedef gösteren gazetecinin yabancı pilotların istihdamının korunması konusunda verdiği mesajları da dikkat çekicidir. Yaşanan ağır süreci pilot ve kabin memurlarının aldığı ücretleri tartışmaya açarak değerlendirmek, olayın bütününü görmek yerine işveren mantığı ile yaklaşmak kolaycılığına kaçmak ve derinlemesine analiz yeteneğinin eksikliğini itiraf etmektir.

Cebeci’inin bu kritik aşamada devreye sokulması yoluyla kamuoyu oluşturmak ve algı yaratmakla görevlendirilmesi sözkonusu ise, bu operasyonun tertipçilerine yarar değil zarar getireceğini, her paydaşın özverisine ihtiyaç duyulduğu uzlaşma iklimine katkı sağlayamayacağını belirtmenin gerekli olduğu düşünülmektedir. Uzlaşma için yandaşlara değil paydaşlara, emeği ile katkı sağlayanlara, çalışanlara ve birlikte mesai yapılan işçilere ihtiyaç vardır. THY işverenine, çalışanlarını tehdit olarak gören personelden sorumlu biriminin kimlerden oluştuğunu bir kez daha analiz etmesini tavsiye ediyoruz. Doğru olan THY nın gerçek sahibi olanlarla yüz yüze müzakere etmektir.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
HAVA-SEN YÖNETİM KURULU

Facebook ile Yorum Yapın

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.