Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO), İran’a atfedilen saldırıları şiddetle kınayarak, bunların uluslararası sivil havacılığın güvenliğine doğrudan tehdit oluşturan yasa dışı eylemler olduğunu belirtti.
ICAO Konseyi , 1 Nisan’da Montreal’de düzenlenen 237. oturumunda, BAE, Suudi Arabistan, Katar, Bahreyn ve Mısır da dahil olmak üzere birçok Arap devletinin ortak başvurusu üzerine , “kesin ve tarihi bir karar” olarak nitelendirilen bir kararı kabul etti. ICAO’nun kararı, BAE Genel Sivil Havacılık Otoritesi tarafından da paylaşıldı.
ICAO Konseyi, 28 Şubat’tan bu yana Körfez İşbirliği Konseyi ülkeleri ve Ürdün’ü hedef alan füze ve insansız hava araçlarıyla gerçekleştirilen saldırıları özellikle kınadı.
Konsey’e göre, bu eylemler hem Uluslararası Sivil Havacılık Sözleşmesi’ni (Chicago Sözleşmesi olarak da bilinir) hem de Birleşmiş Milletler Şartı’nı ihlal ediyor.
ICAO Konseyi, kararının bir parçası olarak, sivil havacılık güvenliğini tehdit eden yasa dışı eylemlerin derhal durdurulması çağrısında bulundu.
Konunun ilgili Birleşmiş Milletler organlarına iletileceği de teyit edildi. Bu, daha fazla uluslararası eylemin potansiyeline işaret ediyor.
Konsey, durumun yakından takip edilmeye devam edeceğini ve gelişmeler yaşandıkça konunun sürekli olarak gözden geçirileceğini belirtti.
ICAO Konseyi, kararın uluslararası sivil havacılığın güvenliğinin ve ulusal hava sahasının egemenliğinin pazarlık konusu olmadığını açık ve net bir şekilde ortaya koyduğunu belirtti.Açıklamada, kuruluşun küresel havacılık sistemini güvenlik tehditlerinden korumak için mevcut tüm yasal mekanizmaları kullanmaya hazır olduğu da belirtildi.
Konsey ayrıca insansız hava araçlarının kullanımına ilişkin endişelerini de dile getirdi. Bu tür eylemlerin kritik uluslararası hava koridorlarını önemli risklere maruz bıraktığını ve ülkeleri acil önlemler almaya zorladığını belirtti.
ABD-İsrail’in İran’a yönelik saldırısının ardından küresel havacılık otoriteleri güvenlik önlemlerini artırırken, uçaklar kontrollü hava sahası rotalarında seyretmek zorunda kalırken, halihazırda küresel havacılıkta geniş çaplı aksamalara yol açmaya devam ediyor.




