25 MART ÇARÞAMBA GÜNÜ KAHRAMANMARAÞ'IN GÖKSUN ÝLÇESÝNE BAÐLI KEÞ DAÐI MEVKÝÝNDE DÜÞEN MED AÝR'E AÝT HELÝKOPTERDE YAÞANANLAR 16 GÜN SONRA ÝHA MUHABÝRÝ ÝSMAÝL GÜNEÞ'ÝN GÖRÜNTÜLERÝYLE GÜNYÜZÜNE ÇIKTI. MÝTÝNG SONRASI ÇAÐLAYANCERÝT'TEN UÐURLANAN MUHSÝN YAZICIOÐLU'NUN BÝNDÝÐÝ HELÝKOPTER, YAKLAÞIK 10 DAKÝKA SONRA DÜÞTÜ. (ÝSTANBUL-ÝHA)

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nu taşıyan helikopter, 25 Mart 2009 tarihinde saat 14.37’de Kahramanmaraş mitinginden Yozgat Yerköy mitingine hareket etmek için havalandıktan 26 dakika sonra bilinmeyen bir nedenle Keş dağı, Kuru Dere Kanlıçukur mevkine düştü. Yazıcıoğlu’nun yanı sıra helikopterde bulunan altı kişi de hayatını kaybetti. Kazanın ardından hazırlanan otopsi raporunda, Yazıcıoğlu’nun düşme anından sonra bir saat daha hayatta kaldığı ortaya çıktı. Yazıcıoğlu ve helikopterde bulunanların naaşına ancak 48 saat sonra ulaşılması ise büyük tepki yaratmış, 17 gönüllü köylü tarafından bulunan enkazın 48 saat süren arama çalışmalarının yapıldığı bölgenin 115 kilometre uzağında olduğu anlaşılmıştı.

Yazıcıoğlu’nun cenazesi ölümünden altı gün sonra 31 Mart 2009 tarihinde Taceddin Dergahı’na defnedildi.

Yazıcıoğlu’nun ölümüne ilişkin suikast iddiaları halihazırda Kahramanmaraş Cumhuriyet Savcılığı tarafından soruşturulurken, Göksun Asliye Ceza Mahkemesi ve Yargıtay 5. Ceza Dairesi Başkanlığı’nda da ayrı soruşturmalar yürütülüyor.

Yazıcıoğlu’nun ölümüne yol açan helikopter kazasına ilişkin ilk iddia, helikopterin düştüğü anlarda bölgede üç savaş uçağının bulunduğu yönündeydi. Olay günü helikopterin uçuş güzergâhında üç şüpheli jetin uçtuğu, söz konusu bu jetlerin helikopterin yakınından geçerek türbülans etkisiyle düşmesine neden olduğu öne sürüldü.

Diğer bir iddia ise helikopter pilotu Kaya Mustafa İstektepe’nin üç şüpheli jetin egzos dumanın etkilenerek karbonmonoksit zehirlenmesi yaşadığı, pilotun seyir hakimiyetini kaybettiği için helikopterin çakıldığı şeklindeydi.  Yazıcıoğlu ailesi, ve avukatlar iddiaların peşine düşüp davalar açsa da hiçbir sonuç elde edemediler. Pilot İstektepe’nin kanında yüzde 24, gazeteci İsmail Güneş’te yüzde 27, Muhsin Yazıcıoğlu’nda ise yüzde 13 seviyesinde karbonmonoksit tespit edildiği öne sürülüyor, bilirkişi raporlarında yüzde 24 oranındaki karbonmonoksit gazının pilotta sarhoşluk, dikkat bozukluğu, baygınlık gibi tesirler yapabileceği iddia ediliyordu.

 

Şüpheli durumlar

Yazıcıoğlu ailesinin avukatı Selami Ekici, kazadan kısa bir süre sonra yaptığı açıklamada, “Bizim için önemli bir noktada Yazıcıoğlu’nun İngiltere Lordlar Kamarası’ndaki konuşması ve bu ülkeye yaptığı temastır. Halkımız bilsin ki ne olduysa İngiltere dönüşü oldu. Yazıcıoğlu’nun hem 28 Şubat sürecindeki, hem Kürt açılımındaki, hem de Ergenekon’da aldığı tavır derin yapıları rahatsız etti” sözleriyle yeni soru işaretlerini gündeme taşıyordu.  Yazıcıoğlu yakınları ve ailenin avukatları, kazadan sonraki günlerde, Genelkurmay radarlarında kaza anına ilişkin dört dakika 47 saniyelik görüntülerin olmadığını, türbülans ve karbonmonoksit etkisi yaptığı iddia edilen üç jetin belli aralıklarla şüpheli şekilde düştüğünü öne sürüyordu. Hatta söz konusu üç savaş uçağının Merzifon’dan havalanan MJ 524 kodlu F-16, diğer ikisinin Malatya Erhaç’tan havalanan HH721 ile HK046 kodlu F4 jetleri olduğu iddia ediliyordu. Kazaya ait diğer şüphe ise helikopterin içine kibrit kutusu büyüklüğünde karbonmonoksit düzeneği yerleştirilerek havayla temas etmesi sonucu pilotun sarhoşluk veya baygınlık geçirerek helikopterin hakimiyetini kaybedip çakılması yönündeydi.

132 kişi hakkında suç duyurusu

Muhsin Yazıcıoğlu’nun yakınları ve avukatlarına göre 15 Temmuz darbe girişiminden sonra helikopter kazasına ilişkin sis bulutu ve şüpheler aralanmıştı. Muhsin Yazıcıoğlu’nun eşi Gülefer Yazıcıoğlu bir numaralı şikâyetçi sıfatıyla, 9 Ağustos 2016 tarihinde FETÖ elebaşı Fetulah Gülen, Aydoğan Vatandaş, darbe girişimine katıldığı gerekçesiyle tutuklanan eski Ege Deniz Bölge Komutanı Tuğamiral Süleyman Manka, Kayseri Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğü yapan Ali Orhan Dinç ve Emniyet Genel Müdürlüğü eski İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek ile 132 kişi hakkında suç duyurusunda bulundu.

“Barnabas İncili sebebiyle de bu eylemin gerçekleştirilme ihtimalinin olduğu anlaşılmaktadır. Bu eylemi de Barnabas İncili’nin üzerinin örtülmesinden menfaati olan Hıristiyan dünyasıdır. Bu eylemi her kim yaptıysa onlar adına yapmıştır. FETÖ yapılanmasının bunu yapma ihtimali sunduğumuz veriler çerçevesinde mümkün olduğu görülmektedir.”

Ailenin avukatları da, Yazıcıoğlu’nun “Barnabas İncili”ni sinema filmi yaptırmak istediği, bu durumun FETÖ elebaşı Gülen’i rahatsız etmiş olabileceği ve Barnabas İncili’nin fotoğraflarının bulunduğu hafıza kartının kayıp olduğunu iddia ettiler. Yazıcıoğlu’nun ölümü sadece yakınları tarafından değil, 15 Temmuz’dan önce hazırlanan FETÖ çatı iddianamesinde de şüpheli bulunurken, iddianamenin bazı bölümlerinde Yazıcıoğlu’nun FETÖ’nün istismarına uğrayanlardan biri olduğu, ölümünün örgüt menfaatine gelecek şekilde yönlendirildiği belirtildi.

Oklar FETÖ’yü işaret ediyor

Şüpheli helikopter kazasının ardından “Artık tüm oklar FETÖ/PDY’yi işaret ediyor” diyen Yazıcıoğlu ailesinin avukatlarından Selami Ekici ise Milliyet’e yaptığı açıklamada şu iddiaları gündeme taşıdı:

Milliyet’ten Mert İnan’ın haberinin devamı için; TIKLAYINIZ

Facebook ile Yorum Yapın

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.