Bir yolcunun Avrupa uçuşunda kaybolan bavulu, ilk seyahatten iki yıldan fazla bir süre sonra devam eden uzun süreli bir hukuk mücadelesine dönüştü. Dava, İrlandalı düşük maliyetli havayolu şirketi Ryanair ile mahkeme kararına rağmen henüz tazminat alamayan İskoç bir yolcu arasında geçiyor.
Olay, yolcunun bir spor etkinliği için Edinburgh Havalimanı’ndan, Kopenhag Havalimanı’na seyahat etmesiyle başladı. Rutin bir yolculuk olarak başlayan olay, kayıp bagaj talepleri, yasal başvurular ve halen devam eden bir itiraz sürecini içeren karmaşık bir anlaşmazlığa dönüştü.
Olay, Rosie McGrane’in 15 Eylül 2023’te Edinburgh’dan Kopenhag’a giderek şehrin yarı maratonuna katılmasıyla başladı.
Beş günlük seyahati için kıyafetlerini, koşu ekipmanlarını, elektronik cihazlarını ve kişisel eşyalarını hazırladı. Ancak Kopenhag’a vardığında kontrol ettirdiği valizi bagaj bandında görünmedi. McGrane ve seyahat arkadaşı kayıp valizi havaalanı personeline bildirdi ve valizin muhtemelen Edinburgh’da kaldığı söylendi.
Aldıkları bilgilere göre, bavul birkaç gün içinde konaklama yerlerine teslim edilecekti. Ancak teslimat gerçekleşmedi ve bavul bir daha bulunamadı.
Kayıp valizde tablet, kulaklık, spor ekipmanı ve kıyafetler de dahil olmak üzere birçok değerli eşya bulunuyordu. En anlamlı eşyalardan biri ise merhum erkek kardeşinin anısına maraton yarışlarında kullanılan kişiselleştirilmiş bir İskoç bayrağıydı. İskoçya’ya döndükten sonra McGrane, havaalanında kendisine verilen referans numarasını kullanarak Ryanair’e bagaj talebinde bulundu.
Havayolu şirketi ondan bavulundaki her eşyayı listelemesini ve yolculuk sırasında gerekli eşyaların yerine koymak için yaptığı alışverişleri de eklemesini istedi.
Tazminat Anlaşmazlığı
Tazminat süreci uzun ve zorlu geçti. McGrane, kayıp bavulun içindeki eşyaların ayrıntılı bir envanterini çıkarmak için birkaç gün harcadı.
Aylar geçmesine rağmen herhangi bir güncelleme gelmeyince kocası Chris, havayolu şirketiyle düzenli olarak iletişime geçmeye başladı. BBC’ye göre, çift açıklama talebiyle gönderdikleri tekrarlanan e-postalara sınırlı yanıtlar aldı.
Durum, havayolu şirketinin kendilerine daha önce doldurdukları bir talep formunu göndermelerini tavsiye etmesiyle daha da kötüleşti. Daha sonraki iletişimlerde, havayolu şirketi tarafından sağlanan formun yanlış olduğu öne sürüldü. Haziran 2024’e gelindiğinde, havayolu şirketi bagaj tazminatı davasını kapatmıştı. Bu noktada, yolcunun kocası İskoçya’nın basitleştirilmiş mahkeme prosedürü aracılığıyla yasal işlem başlatmaya karar verdi.
Mart 2025’te dava Edinburgh Şerif Mahkemesi’nde açıldı. Havayolu şirketi başlangıçta yasal sürece dahil olmadı ve mahkeme daha sonra yolcu lehine karar verdi. Mahkeme, Ryanair’in 4.425,37 sterlin tazminat ödemesine karar verdi. Bu miktar, bavuldaki eşyaların tahmini değerinin yanı sıra yolculuk sırasında yapılan alışverişleri de yansıtıyordu.
Mahkeme ödeme emri veren bir karar çıkarmış olsa da, anlaşmazlık burada sona ermedi. Havayolu şirketinin İskoçya yargı yetki alanı içinde doğrudan bir ofisi bulunmadığı için yasal emrin tebliğ edilmesi karmaşık bir hal aldı. Yetkililer sonunda kararı havayolunun Dublin’deki genel merkezine gönderdi. Yasal kuralların izin verdiği son günde, havayolu karara itiraz etmek için geri çağırma talebinde bulundu.
Ryanair, yolcunun kayıp çantayı varışta hemen bildirmediğini ve bunun da bagajın teslim edilmiş olabileceğini gösterdiğini savunuyor. Yolcu ve seyahat arkadaşı ise bu iddiayı reddederek, bavulun bulunmaması üzerine havaalanı personeline derhal bilgi verdiklerini belirtiyor.
Havayolu şirketi ayrıca, tablet ve kulaklık gibi elektronik eşyalar da dahil olmak üzere bavulun içindeki bazı eşyaların kayıtlı bagaja konulmaması gerektiğini savunuyor.





