Geçtiğimiz hafta “Seçme şansım olsa yine ‘Çin aşısı’ olurdum, özellikle 18 yaş altına ve 65 yaş üstüne de bu aşıyı olmalarını öneririm” diye yazmış, BioNTech/Pfizer aşısı ile karşılaştırdığımda, CoronaVac adlı bu aşıyı “daha güvenli” bulduğumu vurgulamıştım. Biraz açayım…

BioNTech aşısı uygulanmış 2 bin 98 kişide, ikinci doz sonrası ortaya çıkan sistemik belirtilerin, her 100 kişinin kaçında görüldüğüne bakalım: Halsizlik 59, baş ağrısı 52, yeni veya kötüleşen kas ağrısı 37, üşüme-titreme 35, yeni veya kötüleşen eklem ağrısı 22, 38 derece üstü ateş 16, ishal 10, kusma 2. Her 100 hastanın 45’inde ateş düşürmek veya ağrı kesmek amacıyla ilaç kullanmak gerektiğini de ekleyelim.

ABD’deki Hastalık Kontrol Merkezi’nin (CDC) internet sitesinden aldığım bu veriler, BioNTech aşısının güçlü koruyucu etkisini gösterirken, hafif de olsa bir enfeksiyon tablosu yarattığını düşündürüyor ve aşı sonrası ölen Norveç ve Almanya’daki 33 yaşlının durumunu açıklıyor, kanımca. Aynı belirtiler CoronaVac uygulandıktan sonra da görülebiliyor, ama çok daha az sıklıkta ve daha hafif. Bu yüzden, özellikle 65 yaş üstünde, CoronaVac’ın çok daha güvenli olduğunu düşünüyorum.

Basında ve sosyal medyada “Alman aşısı yüzde 95, Çin aşısı yüzde 50 etkili” vurgusu yapılırken, yan etkilerin neredeyse hiç gündeme getirilmemesi düşündürücü… Ayrıca, CoronaVac, Brezilya’daki araştırmada bile, ağır enfeksiyonlara karşı yüzde 100, hafif-orta ve ağır enfeksiyonlar bir arada ele alındığında, yüzde 78 koruyucu bulunmuş. Etkinliğin yüzde 50’ye düşmesine yol açan çok hafif belirtili enfeksiyonlarda ise, BioNTech aşısı uygulanan hastaların yaklaşık yarısında görülen ve ilaç gerektiren ateş ve ağrı gibi belirtilerin hiçbiri görülmemiş.

“BioNTech aşısında yan etki neden fazla?” sorusunun basit yanıtı ise şöyle: mRNA aşıları, geleneksel ölü virüs aşılarından farklı olarak, tıpkı virüsler gibi hücre içine girip, hücresel bağışıklığa yol açıyorlar.

Aşıları sadece etkinlikleri ile değil; güvenlik, kolay depolama ve taşıma gibi özellikleriyle birlikte değerlendirdiğimizde, Çin aşısı CoronaVac, ülke genelinde kullanmaya en uygun aşı olarak görünüyor. Acil servis, yoğun bakım, göğüs veya enfeksiyon hastalıkları servisi gibi Kovid-19 ile karşılaşma riskinin yüksek olduğu birimlerde çalışanlarda ise BioNTech gibi etkinliği yüksek aşılar daha avantajlı.

Ne zaman oluşur?

Kovid-19 enfeksiyonu geliştiğinde, 2-3 hafta içinde plazma hücreleri tarafından bu virüse karşı antikorlar oluşmaya başlar. Aylar içinde azalır, genelde 6 ay kadar pozitif kalır. Enfeksiyonun şiddeti ne kadar yüksekse, antikor düzeyi o kadar yüksek ve uzun süreli olur, genellikle. Diğer bir deyişle, belirtisiz veya hafif enfeksiyonlarda antikorlar daha düşük düzeyde ve daha kısa süre boyunca saptanır. Yaşlı hastalarda da antikor düzeyleri daha düşük, negatifleşme daha hızlıdır.

Koruma biter mi?

Bitmeyebilir. Plazma hücreleri yaşlanıp, antikor üretmez hale gelse bile, virüse karşı oluşan bellek B ve T hücreleri yıllarca varlıklarını sürdürür ve etkenle yeniden karşılaşıldığında, hızla virüse karşı savaşı başlatırlar. T hücrelerini uyaran BioNTech aşısı bu bakımdan daha avantajlı olabilir.

Enfeksiyonu geçirenler?

Enfeksiyon sonrası koruyuculuğun ne kadar sürdüğü tam olarak bilinmese de ilk 5 ayda yüzde 83 ve ilk 7 ayda en az yüzde 90 oranlarında korunma sağlandığını bildiren iki ayrı araştırma var. Enfeksiyondan en erken üç, en geç de 6 ay sonra aşı yapılması öneriliyor. Antikor düzey takibi yapılabiliyorsa, buna göre de karar verilebilir.

Prof. Dr. Ülgen Zeki OK

Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Parazitoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi

 

Facebook ile Yorum Yapın

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.