GEÇTİĞİMİZ hafta ”THY çalışanlarının sendikası var. Peki, diğer özel havayollarında ve handling şirketlerinde durum nasıldır? Sendikası olmayan işletmelerdeki  çalışanların hali Harran’lı gibi midir, değil midir?” diyerek yazımızı bitirmiştik.

Sivil havacılık sektöründe THY çalışanlarının sendikası dışında, özel havayolu ve handling  (Yer Hizmetleri)şirketlerinin sendikası bulunmuyor. Bir ara denendi ama bakın neler oldu.

Ocak-2012’de Sabiha Gökçen Havalimanı işletmesine bağlı İSG Yer Hizmetleri A.Ş şirketi ile 2.5 yıllık bir süreç sonrası toplu sözleşme yapan Hava-İş, şirketin en büyük müşterisi Pegasus Havayollarının sözleşmeyi feshetmesiyle birlikte, şirketin iş kaybına uğradığı ileri sürerek faaliyetlerini durdurması nedeniyle İSG’den çekilmek zorunda kalmıştı. Olan 550 işçiye olmuş ve işten çıkarılmışlardı.

Pegasus yer hizmetlerini Çelebi’den almaya başlamıştı. İş kaybına uğradığı ileri sürülerek 550 işçinin İSG’de işten atıldığını ifade eden dönemin Hava-İş Başkanı Atilay Ayçin,  İstanbul Sabiha Gökçen’den vazgeçmediklerini, zaman yitirmeksizin Çelebi’de üyelik kayıtlarına başladıklarını söylemesine karşın sonuç çıkmamıştı.

Yakın zamanda diğer işyerlerinde böyle bir örgütlenmeye gitmeleri çok zor. Çünkü Hava-İş’in kalesi (idi) Teknik A.Ş.deki gelişmeleri izleyenler biliyor. Başka işletmelere nasıl zaman ayırsınlar!

Hava-İş Sendikası yaklaşık 5 bin THY Teknik A.Ş. ve Havacılık Bakım Onarım ve Modifikasyon Merkezi (HABOM) çalışanının Hak-İş’e bağlı Çelik İş Sendikası’na geçmesi için açılan iş kolu tespit davasında Yargıtay’dan sürpriz karar  çıktı.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın Teknik A.Ş.’ye ait işyerlerindeki iş kolu tespitinin Metal-İş kolu olduğunu belirtmesinden sonra, konuyu mahkemeye taşıyan ve Teknik A.Ş.’nin taşımacılık iş kolunda kalmasının gerektiğini savunan Hava- İş Sendikası Bakırköy 9. İş Mahkemesi’de kazandı ama kararı temyiz eden Çelik İş Sendikasını haklı bularak, Teknik A.Ş’nin, Metal İş kolunda olduğuna hükmetti. Böylece kazanan Hak-İş’e bağlı Çelik-İş oldu.

Sendikalar savaşında olan yine çalışana mı olacak? Yaşanan gelişmelere bakılacak olursa, çalışanların bir sendikası var. Sendikalar yaklaşık 5000 işçiyi kapsayan toplu iş sözleşmelerinde, hangi sendikanın kendi haklarını daha iyi koruyacağını mı düşünecek, yoksa “iş kolumuz değişti ama olsun, şimdiki sendikamız her ne olursa olsun ‘bizim sendikamız’ mı,  veya  taşıma da olsa metal de olsa fark etmez, çıkarlarımıza mı bakacağız? ” diyecekler.

İşverenin hesabı tutacak mı bilinmez. Türk-İş ve Hak-İş olarak yetki alacağını hesaplasalar bile aynı yetkiye haiz Disk sendikası da sektörde yer almanın planını yapıyor. Hatta DİSK, diğerlerinin aksine,Teknik A.Ş’nin taşımacılık koluna ait sektör olduğunu, ancak mahkeme kararıyla böyle olduğuna göre, kendilerinin de  çalışanlarını temsil etmeye yetkili olduklarını söylüyor. Kısacası üç sendika arasında müthiş bir rekabet var.

Sendikalar arasındaki rekabete THY yönetimi ,doğrusunu söylemek gerekirse müdahil olmadı. Ufak bir duyum olsaydı mutlaka medyaya sızardı. Sessizliklerini  koruyorlar ve deyim yerindeyse renk vermiyorlar.

Renk denince aklıma geldi. Geçtiğimiz hafta bir açıklama yapan Hava-İş başkanı Ali Kemal Tatlıbal, ”Üzerlerine yapıştırılan “Bunlar sarı sendika, bunlar yönetimin adamı” gibi yaftalara aldırmadan hak arama adına yollarına devam ettiklerini belirterek, “Teknik A.Ş.’de çalışan üyelerimize ve sevgili arkadaşlarımıza sesleniyorum, kalbiniz rahat olsun. Çok şükür sendikamız öyle yaftaladıkları gibi ‘sarı sendika’ veya onun bunun emrinde bir sendika değil. Biz sizin emrinizdeyiz kardeşim. Biz sizin emrinizdeyiz. Bundan şüpheniz olmasın.” demişti.

 Sarı rengin sırrı

Peki, bu arada bir soruya yanıt bulalım. ‘sarı renk’ sendikacılık jargonunda çok sık kullanılır. Neden sarı denilirde, mavi, beyaz, lacivert denilmez?

Sarı sendikacılık denilince, uzun uzadıya anlatılır, işte bundan  işte şundan dolayı  diye. Amerikan sendikacılık tarihinde pek bilinmez ama çok çetin sendikacılık yapılır. İşveren tarafında olduğuna, onların çıkarlarına hizmet edildiğine inanılan yönetime ‘sarı sendikacı’ adı verilir.Çünkü  onların  kültürlerinde sarı renk ‘ihanetin rengi’ olarak anılmaktadır. İşçisine değil patronunun çıkarlarına savunanlar için yapılan  bir nitelendirmedir.

Kanunu olmayan sektör!

İlginçtir ki, ülkemizde halen Hava İş Kanunu yok! TBMM komisyonlarına kadar bir tasarı getirilmiş ama oradan sonra her yasama yılında kadük olup gitmiştir. Pek emin değilim ama sektörden bildiğimiz kadarıyla  bu zamana kadar sivil kökenli bir milletvekilini  Meclise gönderemeyen bir sektör için yadırganacak bir durum değil. Havacılık  Kanunu geçmiş yasama dönemlerinde, milletvekillerinin pek ilgi göstermediği alan olarak kalmıştı.Umarız ki, bu yasama döneminde bu konuya el atılır. Havayolu sektörü işverenlerinin  etkili markajından sıyrılarak, kanun teklifini meclis genel kurul gündemine taşıyabilecek Hava-İş’in etki gücü  var mı, nereye kadar gidebilecek, bunu ilerleyen zamanlarda göreceğiz.

Yine Teknik A.Ş. de yetki almak isteyen sendikaların durumuna bakalım. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın 2015 Ocak ayı istatistiklerine göre, Türkiye’de 12 milyon 180 bin 945 işçiden, 1 milyon 297 bin 464’ünün sendikaya üyeliği bulunuyor.Sendikaların metal iş kolundaki üye sayısı ise şöyle:

Metal iş kolu; Türk Metal: 177 bin 125 üye (yüzde 12.26), Çelik-İş: 28 bin 823 üye (yüzde 2.00), Birleşik Metal-İş: 25 bin 595 üye (yüzde 1.78), Metsan-İş: 24 üye (yüzde 0.01), Kalıp-İş: 94 üye (yüzde 0.01), ÇESEN: 70 üye (yüzde 0.01), Tek Metal-İş: 979 üye (yüzde 0.07), BAMİS: 290 üye (yüzde 0.03), Tüm Metal-İş: 29 üye (yüzde 0.01), Pak Metal İş: 184 üye (yüzde 0.02), Hür Metal İş: 5 üye (yüzde 0.01)

Sıralamadaki ilk 3 sendika Hava İş’te yetkili olmak için zorlu bir mücadelenin içine girdiler. ”Ücret mi, sınıf sendikacılığı mı yapacaksınız” tartışmaları önümüzdeki günlerin yeni mottolar üretilmesine yol açacak. Bu süreçte asıl sıkıntı çalışanlardaki motivasyon kaybı olabilir. Sendika seçimi tartışmalarındaki yoğun ve acımasız enformatik savaş  kişi ve kurumları yorabilir ve bunun anlamı uçuş emniyeti için olumsuzluk demektir.

Bakınız daha şimdiden bunu emareleri görülmeye başladı. Sendika yöneticilerinin kendilerini eleştiren bazı medya kuruluşlarıyla mahkemelik olması, Twitter hesaplarında ‘faul’ sayılabilecek paylaşımlar yapılması bunun örneklerden biri.

Trafik çok hızlı. Kazasız belasız bu süreç atlatılmalı. İş kolu değişikliği yürürlükteki toplu iş sözleşmesini etkilemediğinden dolayı, TİS görüşmelerinin Hava İş sendikası tarafından başlatılacağı 1 Temmuz’dan sonra ortamın gerginleşeceği kaçınılmaz. Davalı tarafında olan Metal-İş’e bağlı Çelik-İş ‘in temyize taşıdığı Yargıtay’ın 13 gün gibi kısa bir sürede kararı kesin olarak bozması ve THY Teknik A.Ş. faaliyetlerinin metal iş koluna girdiği hukuki olarak kesinleşmesinin yarattığı şoku umarım atlatırlar. Kendilerine her konuda yöneltilen eleştirileri sindir(e)medikleri takdirde, medya organları, sosyal medya, rakip sendikalar, muhalif işçiler, STK’lar vb. ile kapıştıklarında alacakları derin yarayı onaramayacaklarını düşünmek tabiidir.

THY’nin bir yandan hızla büyümesini alkışlarken, bir yandan da HABOM ile yaratılan kamburun tedavisi zor bir süreçten geçiyor. Ucuz iş gücü  yaratacağım derken, sistemin nasıl yara aldığını görüyoruz.

Yine bir not düşelim: Hava-İş tarafından Nevşehir’de balon işletmelerinde çalışanları sendikaya kaydetmeleri çalışmaları başlatılmış, haksızlık etmeyelim, güzel bir girişim ama, sonları İSG’dekilere benzemesin.

Facebook ile Yorum Yapın

1 YORUM

  1. Hava-İş eski yöneticisi Mustafa Yağcı beyin konu hakkında ki yorumu.(Kişisel Face sayfasından alınmıştır)

    Teknik A.Ş de çalışan işçi arkadaşlara, yeni gelişen durum ile ilgili aşağıdaki kişisel değerlendirmelerimi sunmak istedim.
    1-Ne YAZIKKİ YARGITAY 17 HAZİRAN 2015 GÜNÜ MAHKEME KARARINI BOZARAK TEKNİK A.Ş işletmesinin METAL İŞKOLUNDA YER ALDIĞINI ONAMIŞTIR. BU KARAR SİYASİDİR AMA KESİNDİR. (6356 SAYILI yasa 5. Madde) İşverenler amacına ulaşmış ve uçak bakım işlerini havacılık sektöründen koparmışlardır. Bu karar işçiler için ise daha kuralsız, esnek ve sömürüye daha açık yeni bir dönem ANLAMINDA DA OKUNMALI ve ona göre davranılmalıdır..

    2-HAVA-İŞ sendikasının yetkisi 30.06.2015 tarihinde son bulacaktır.
    Yine bu işyerinde 4.dönem toplu iş sözleşmesi 30.06.2015 tarihinde son bulacağından bu tarihten sonra Sona eren toplu iş sözleşmesinin iş sözleşmesine ilişkin hükümleri yenisi yürürlüğe girinceye kadar iş sözleşmesi hükmü olarak devam eder . (6356 sayılı kanun 36 madde.) hükmü uyarınca uygulanacaktır.
    İş sözleşmesi, tanımı 4857 sayılı yasanın 8. Maddesinde belirlenmiştir ve işe girişte işçilere imzalatılmaktadır. İşçilerin bu konuda uyanık olmalarında yarar vardır. İşveren bu süreçlerde yasal boşlukları iyi kullanarak işçileri KAZANILMIŞ HAKLARDAN mahrum hale getirmek amaçlı girişimlerde bulunabilir. (Daha önceki yıllarda böylesi girişimler olmuş ancak işçi sendika işbirliği ile boşa çıkarılmıştır. Örneğin işkolu değişti bahanesiyle yeni hazırlanmış İŞ SÖZLEŞMELERİ. Bunlar işçilerce kesin reddedilmeli ve imzalanmamalıdır)

    3-Yeni toplu iş sözleşmesi METAL işkolunda örgütlü ve ülke barajını geçmiş TEKNİK A.Ş’de %40 üye sayısına ulaşan veya birden çok sendika %40’a ulaşmışsa başvuru tarihinde en yüksek üye sayısına sahip sendika tarafından yapılabilecektir.

    Dolayısı ile işçiler hızla ve tartışılmayacak bir çoğunlukla METAL İŞKOLUNDAKİ TEK BİR SENDİKAYA üyelik işlemi başlatmalıdır.
    Yoksa toplu iş sözleşmesiz geçen süre giderek uzayacaktır ve yeni bir toplu iş sözleşmesi imzalansa bile başlangıç tarihi ileriye doğru değiştirilirse bu süre zamsız çalışılmış olacaktır.

    Yine bu işyerinde işyeri çoğunluğu için METAL İŞKOLU sendikaları arasında sendikal bir rekabet yaşanacak olursa bu nedenle yeni oluşacak işyeri çoğunluk işlemleri de yargıya taşınabilecektir. Böyle bir durumda çoğunluğun hangi sendikada olduğu Yargı tarafından uzun süreli bir zaman içinde belirlenecektir. TİS görüşmeleri ancak çoğunluk tespiti yapılıp çoğunluğu kazanan sendikaya yetki belgesi verilmesiyle başlayacaktır.

    Ülkemizde işverenle “uyum” içindeki sendikalar çoğunluğa haiz olmasalar bile TİS imzalanmasını geciktirmek için bu yola sık başvurmaktadır. Biline! Bunun panzehiri de en kısa sürede yüksek bir katılımla tek bir sendikaya üyeliktir.

    Hali hazırda METAL İŞKOLUNDA ülke barajını aşmış ve toplu iş sözleşmesi yetkisi kazanmış 3 sendika vardır.TÜRK-İŞ’e bağlı TÜRK METAL, HAK-İŞ’e bağlı ÇELİK-İŞ DİSK’e bağlı BİRLEŞİK METAL-İŞ

    Kişisel görüşüm; son Reno’da Otosan’da ve metal işkolunda olanlar göstermektedir ki TÜRK METAL işçilerin nefret ettikleri bir sendika halini almıştır.

    ÇELİK-İŞ’in işveren ile hareket etmeyi çok iyi beceren bir sendika olduğu saklanır halde değildir. Bir dönem Teknik A.Ş’de işverenle bir olup havacılık işkolumuza itiraz ederek 25 ay sözleşme geciktirmesi hafızalardan silinmemiştir. HABOM’da ki sözleşme de içler acısıdır.

    Hangi siyasi görüşten olurlarsa olsunlar işçiler için, ekmek hak mücadelesinde her zaman işçilere açık olmuş, tabanın söz ve karar ilkesini hayata geçirmek ve yeni haklar için samimi bir çaba gösteren BİRLEŞİK METAL-İŞ en uygun çözümdür. (BU İŞKOLU DAVASINDA BİRLEŞİK METAL İŞ’İN CENTİLMENCE İŞKOLUNUN TAŞIMACILIK İŞKOLU OLDUĞUNA DAİR BEYANI GERÇEKTEN ONURLU BİR TUTUMDUR. SADECE AİDAT PEŞİNDE OLMADIĞI AÇIKTIR. İŞÇİLER BU ONURLU YAKLAŞIMI İYİ DEĞERLENDİRMELİDİR)
    Birlikte ve Birlikle hareket en önemli konudur. Gelip geçen yöneticilerin iki dudağından çıkan söze değil özgür iradenize güveniniz. Yaşasın İşçilerin Birliği.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.