EN SON HABERLER

Benzer Haberler

‘Şafak Bekçisi’ Göksel Arsoy son yolculuğuna uğurlandı

 5 Ekim’de hayatını kaybeden “Altın Çocuk, Şafak Bekçisi” Göksel Arsoy bugün son yolculuğuna uğurlandı. Türk sinemasının “Altın Çocuk” lakaplı usta oyuncusu Göksel Arsoy, Levent Barbaros Hayreddin Paşa Camii’nde kılınan cenaze namazının ardından Zincirlikuyu Mezarlığı’ndaki aile kabristanında toprağa verildi.

1960’lar, Yeşilçam sinemasının kendi karakterini oluşturduğu ve bu karakterin ana hatlarının belirginleştiği, kemikleştiği yıllar Yeşilçam’ın o tarihlerdeki en büyük prodüksiyonu, Göksel Arsoy’un büyük aşkı uçakları sinemaya taşıyan, her aşamasında etkili olduğu, yapımcılığını ve başrolünü üstlendiği, hatta çekimler sırasında ses duvarını aştığı Şafak Bekçileri’dir. Bu filmde, aşk kadar havacılık tutkusu ve jet pilotlarının yaşamı da ön plandadır. Göksel Arsoy ile Ekrem Bora’nın oyunculuklarıyla parladığı, Yeşilçam’da yapılmış bu ilk havacılık filmi izleyici tarafından öyle sevilir ki hasılatı dört yıl aşılamaz.

Şafak Bekçileri filmi için o zamanki sinemacı dostları, ” Bak Amerikan renkli havacılık filmleri iş yapmıyor, bütün paran gider, bu işe yatırma, vazgeç” uyarılarına rağmen vazgeçmeyerek filme çekmiş ve büyük bir başarı kazanmıştı. (Göksel Arsoy | Hülya Koçyiğit ile Film Gibi Hayatlar )

Şafak Bekçileri’nin Türk sinemasının ilk havacılık filmi olduğu doğrudur, hatta bazı eleştirmenlere göre de dünyanın ilk Top Gun’ıdır.  Ancak filmin çekildiği 1963 yılına bakıldığında, 27 Mayıs askeri darbesi sonrası iklime göz atmak gerekiyor. Özellikle asker- vatandaş ve feodal/ağa düzlemindeki ilişkiler; pek kırıcı olmadan ağa kızı Zeyneb’in (Leyla Sayar) aşkı ve özeleştirisi ile seyirciye aktarılıyor.

Filmin sansür kuruluna takılması ve zamanın Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel ile Hava Kuvvetleri Komutanı İrfan Tansel ve komuta heyetinin bizzat izlemesinden sonra kaldırılması o döneme damgasını vurmuştu.

Arsoy o dönemi şöyle anlatmıştı;

“Bu filmin çekimleri hiç kolay olmadı. Kendi paramla kendim yapımcı olarak ve başrolünü oynamak için o tarihte hava kuvvetleri komutanı olan İrfan Tansel’i ziyaret ettiğimde planımı anlattım ve çok mutlu oldu. Kendisi ‘senin için her şey yapılacaktır’ dedi ve Eskişehir 1. Hava Üs Komutanı Tuğgeneral Muhsin Batur’a emir verdi. 4 ay sonra gece gündüz büyük bir ekip olarak çalıştık. Tayyarecilerle beraber olduk. Onların ağzından hikayeler dinledik ve 4 ayda bu senaryoyu yazdık.

Filmi Ankara’ya Sansür Kurulu’na getirdiğimde sansür heyeti üsteğmen pilotun kızlarla öpüşmesini gerekçe göstererek filmi reddetti. Derhal İstanbul’a döndüm ve Hava Kuvvetleri Komutanı’nın yanına giderek durumu bildirdim. Onun talimatıyla film sansürden geçti.

O güne kadar Hava Harp Okulu’na üç yüz kişi müracat ederken, filmden sonra 7 bin kişi müracat etti. Bu filmden sonra havacılar Kızılay’da başka türlü yürüdüler ve bu filmin hasılatına uzun süre hiçbir film erişemedi “

Bildiğimiz kadarıyla bu film için herhangi bir akademik çalışma yapılmadı. Oysa filmin çekildiği dönem dikkate alınarak kapsamlı bir çalışma yapılmalı. Ayrıca Göksel Arsoy’un hayatı bu film bağlamında çekilmeli.

Allah Rahmet Eylesin.

*

Rahmetli Göksel Arsoy 2017 yılında Remzi Kitabevinden çıkan “Altın Çocuk” adlı anı kitabının tanıtımında, havacılık sevgisinin nerden geldiğini yazmıştı ( Altın Çocuk, ön izleme (pdf) )

Aralık 2021’de Ülke Tv’ye konuk olan Göksel Arsoy’un sinemaya nasıl geçtiğini ve Şafak Bekçisi filmine ilişkin anılarını anlattı;

( Eda Özdemir ile Dünden Bugüne – Göksel Arsoy )

 

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

ÇOK OKUNANLAR