SAS’ın tahminlerine göre, yalnızca İskandinav havacılığının 2030 yılına kadar on binlerce ton e-SAF’a ihtiyacı olacak ve bu miktar sonraki on yılda hızla artacak. Üretim kapasitesine hızlı yatırım yapılmadığı takdirde, sürdürülebilir yakıt fiyatları, mevcut fosil jet yakıtı maliyetlerinin çok üzerinde, düzenleyici ceza seviyelerine doğru yükselebilir ve havayolları üzerindeki mali baskıyı artırabilir.
Aynı zamanda, sektör daha acil bir yakıt şokuyla da boğuşuyor. Küresel enerji piyasalarındaki aksaklıkların ardından jet yakıt fiyatları yaklaşık iki katına çıktı ve bu da SAS’ın bilet fiyatlarını yaklaşık %10 oranında artırmasına yol açtı. Havayolunun CEO’su Anko van der Werff, bu yüksek maliyetlerin doğrudan tüketicilere yansıtıldığını doğruladı.
Buna rağmen SAS, yaz programının şu an için planlanmış herhangi bir iptal olmaksızın geçerliliğini koruduğunu belirtiyor.
Genel olarak ele alındığında, bu gelişmeler Avrupa havacılığı için ikili bir riski ortaya koyuyor: değişken fosil yakıt fiyatlarından kaynaklanan kısa vadeli bir kriz ve sürdürülebilir yakıt tedarikinde uzun vadeli yapısal bir dengesizlik. SAS, hızlandırılmış yatırım ve politika desteği olmadan Avrupa’nın havacılıkta yeni bir enerji kriziyle karşı karşıya kalabileceği konusunda uyarıyor; bu kriz bu kez kendi iklim geçiş çerçevesi içinde yer alacak.





