Kuzey Amerika ve Avrupa, havayollarının 2025 yılında bagaj kayıpları nedeniyle en çok harcama yaptığı bölgeler olurken, Avrupa, bin yolcu başına bu tür vakaların en yüksek olduğu bölgelerden biri oldu.
“SITA 2026 Bagaj Bilişim Teknolojileri Analizi”ne göre, Avrupa’daki durum, kıtanın uçuş bağlantılarına daha fazla bağımlı olmasından kaynaklanıyor ve bu da bagaj işlemlerindeki gecikmelerin ana nedeni.
Ayrıca, bölge kapasite kısıtlamalarından ve daha sıkı çalışma koşullarından muzdarip.
Avrupa’da her bin yolcu için 10,5 bagaj yanlış işlem vakası yaşanmakta ve bunların her biri için ortalama 295 dolar harcama yapılmaktadır (küresel ortalama 260 dolara kıyasla).
Meksika’yı da kapsayan Kuzey Amerika’da vaka oranı 5,6 ve vaka başına maliyet de 295 dolardır.
SITA’ya göre, teknolojik çözümlerin daha fazla benimsendiği ve daha modern altyapıya sahip bölgelerde kaza oranları daha düşük ve bir ölçüde maliyetler de daha düşük oluyor.
Asya-Pasifik, bin yolcu başına 3,4 vaka ve parça başına 210 dolarlık harcama ile listenin başında yer alırken, Orta Doğu’da bu oran 5 vaka ve maliyet 280 dolar olarak belirlenmiştir.
Küresel olarak, operasyonel karmaşıklığı nedeniyle uluslararası seyahatlerde bin yolcu başına 9,12 yönetimsel hata vakası yaşanırken, bu oran iç hatlarda 1,65’tir.
SITA, raporunda Avrupa, Kuzey Amerika ve Afrika’daki yüksek oranların, yaşlanan altyapı, mevcut kapasiteden kaynaklanan baskılar ve özellikle bölgemizde “uluslararası süreçte yer alan çeşitli aktörler arasında uçtan uca görünürlüğün sınırlı olduğu daha parçalı sistemler” gibi faktörlerden kaynaklandığını açıkladı.
Geçtiğimiz yıl, bagajların yanlış kullanımı sektöre 6,3 milyar dolarlık bir maliyete neden oldu; üstelik bu oran ilk kez pandemi öncesi seviyelerin altına düşürülmüştü.
SITA raporunda, yapay zekanın (YZ) yanlış işlemlerin azaltılması için öncelikli bir konu olduğunu belirtti. Bu aracın temel uygulamaları arasında bagajların otomatik olarak yeniden yönlendirilmesi, gecikmelerin önceden tahmin edilmesi, konveyör bantlarının optimize edilmesi ve arızaların meydana gelmeden önce tespit edilmesi yer alıyor.
Şirket, Apple Find My ve WorldTracer’ı entegre etmelerinden de bahsetti; bu entegrasyon, ilk faaliyet yılında kalıcı bagaj kayıplarını %90 oranında azalttı ve geciken bagajların geri alınması için gereken süreyi %26 kısalttı.
Belgede havayolları için belirtilen “önemli” yatırım hedeflerinden biri, biyometrik sistemlerin ve temassız bagaj teslim sistemlerinin uygulanmasıdır. Bu da, yüz tanıma ve otomatik sistemlerin kullanımıyla mümkün olacak ve yolcuların bagajlarını daha hızlı ve doğru bir şekilde teslim etmelerini sağlayacak.
SITA CEO’su David Lavorel, “Sektör bu 6,3 milyar dolarlık yükü hafifletmek için daha fazlasını yapabilir. Bagaj işlemlerini öngörülebilir, veri odaklı ve ölçeklenebilir bir sürece dönüştürmeliyiz. Bu, daha verimli bagaj yönetimine ve olağanüstü bir yolcu deneyimine yol açacaktır. Ve bu paha biçilmezdir,” dedi.






