NASA’nın Perseverance isimli uzay aracı Mars’ta kaya örnekleri topluyor ve bunları analiz ediyor.
Gökbilimciler de uzun süredir bizimkine benzer bir atmosfere sahip olabilecek gezegenler bulabilmek için evreni araştırıyor. Ve galaksimizdeki uzak gezegenlerden gelebilecek radyo sinyallerini dinliyor.
Bu karmaşık görevlerin hepsinin ortak bir amacı var: Dünya’nın ötesinde yaşamın var olup olamayacağını veya geçmişte yaşamın var olup olmadığını öğrenmek.
İnsanlar onlarca yıldır gezegenimizin dışında yaşam belirtileri arıyor ve fakat uzaylılar filmlerde gördüğümüz yeşil yaratıklara benzemeyebilir.
Aslında, NASA ve Avrupa Uzay Ajansı (ESA) gibi kurumlarla araştırmalar yürüten astrobiyolog ve yazar Dr. Michaela Musilova’ya göre, uzaylılar muhtemelen mikrobiyal formda olacaklar.
Peki, uzayda mikrobiyal yaşam bulursak, bu bizi hasta edebilir mi?
Ve tersi şekilde, uzayı keşfetme çalışmaları sırasında, bu mikroorganizmaları yayacak olanlar aslında biz olabilir miyiz?
Musilova, BBC’nin Crowdscience adlı podcast yayınında, bakteri gibi basit organizmaların uzayın elverişsiz koşullarında hayatta kalma ihtimalinin en yüksek olduğunu söylüyor.
Ona göre, Dünya’da bulunan bazı bakteriler, spor formuna geçebilme yetenekleri sayesinde uzayda uzun süre hayatta kalabiliyorlar. Bu, radyasyona dayanabilecekleri bir tür uyku hali.
Musilova, “Hücre içinde kalın bir koruyucu kabuk oluşturuyorlar. DNA çok sıkı bir şekilde paketleniyor ve bir bakıma emniyet kemeri gibi çalışan özel proteinler tarafından korunuyor” diye açıklıyor.
“DNA’yı yerinde tutuyorlar çünkü radyasyon DNA’yı küçük parçacıklara ayırma eğiliminde” diyor.
Musilova, bazı teorilerin bakteri sporlarının uzayda binlerce yıl hayatta kalabileceğini öne sürdüğünü söylüyor. Ancak bu teorilerin varsayımsal olduğunu çünkü bilim insanlarının Uluslararası Uzay İstasyonu’nda henüz bunları çok uzun süre test edemediklerine işaret ediyor.
Uzaydan Dünya’ya
Bilim insanlarının cevaplaması gereken temel sorulardan biri, dışarıdaki potansiyel mikrobiyal yaşamın Dünya’ya geri getirilip getirilemeyeceği ve dahası bunun insanları hasta edip edemeyeceği.
Uzmanlar daha önce Mars’tan alınan yüzey örneklerinin Dünya’ya zarar verme riskinin “son derece düşük” olduğunu belirtmişti.
Bununla birlikte, Musilova’ya göre NASA gibi uzay ajansları bu olası tehdidi “oldukça” ciddiye alıyor.
NASA ve ESA’nın Mars örneklerini ilk kez Dünya’ya getirmek için ortaklaşa yürüttüğü ve şu anda askıya alınmış olan Mars Örnek Getirme programında, olasılıklara karşı yedek planlar yapılmıştı.
Bilim insanlarının cevaplaması gereken temel sorulardan biri, dışarıdaki potansiyel mikrobiyal yaşamın Dünya’ya geri getirilip getirilemeyeceği ve dahası bunun insanları hasta edip edemeyeceği.
Uzmanlar daha önce Mars’tan alınan yüzey örneklerinin Dünya’ya zarar verme riskinin “son derece düşük” olduğunu belirtmişti.
Bununla birlikte, Musilova’ya göre NASA gibi uzay ajansları bu olası tehdidi “oldukça” ciddiye alıyor.
NASA ve ESA’nın Mars örneklerini ilk kez Dünya’ya getirmek için ortaklaşa yürüttüğü ve şu anda askıya alınmış olan Mars Örnek Getirme programında, olasılıklara karşı yedek planlar yapılmıştı.






