Türkiye’nin Rus yapımı S-400 hava savunma sistemlerini alması halinde Türkiye’ye başta sipariş ettiği ve üretimine ortak olduğu F-35 savaş uçaklarının teslimatının engellenmesi yönünde adımlar atılıyor. Bunun ışığında F-35’lerin içinde bulunduğu ve 21. yüzyılın ilk yıllarında hafiften üstünlüğü ele geçiren 5. nesil savaş uçaklarını, 4. nesil ile kıyaslayarak anlatan bir yazıyı Ekşi Sözlük yazarlarından kaleme aldı.

F-35’in de İçinde Bulunduğu 5. Nesil Uçakları, 4. Nesil Uçaklardan Ayıran Şeyler Nelerdir?

F-35’ler; şu an üretimi yapılmış ve kullanıma girmiş 3 farklı 5. Nesil savaş uçağından birisidir. Çok net bir şekilde ortaya çıktı ki, bu coğrafyada en az kara gücünüz kadar etkin bir donanma ve hava gücünüz de olmak zorunda. Şu an Türkiye ordusunun envanterinde 4. Nesil uçaklar ağırlıkta. Ve bu uçaklardaki radara yakalanma zayıflığı, muharebe kabiliyetinin 4,5 ve 5. Nesil savaş uçakları karşısındaki cılızlığı nedeniyle ordular için, 5. Nesil uçaklara sahip ordulara karşı ciddi bir zaaf yaratıyor.

Peki 5. Nesil uçakları üstün kılan nedir?

Dünya Savaşı’ndan sonra geliştirilen savaş uçakları sahip olduğu teknolojiler ve fiziksel karakterleri ölçüsünde nesillere ayrılmaktadır. Mesela şu an Türk hava kuvvetleri tarafından kullanılmakta olan F-4E Phantom uçakları 3. Nesil; F-16 C/D uçakları ise 4. Nesil savaş uçağı olarak değerlendirilmektedir. Avrupalı üreticilerin son yıllarda geliştirdikleri Eurofighter Typhoon, Rafale, Gripen tipi uçaklar ise 4+ nesil olarak değerlendiriliyor. ABD yapımı f-35 ve F-22, Rus yapımı Su-57 (Suriye’de), Çin yapımı J-20 şu an aktif kullanımda olan 5. Nesil savaş uçaklarıdır. Peki, 5. Nesil bir savaş uçağını, 4. Nesil bir savaş uçağından ayıran özellikler nelerdir:

Görünmezlik

Nesil uçaklar radarlara yakalanmayacak şekilde özel olarak dizayn edilmiş; radar soğurucu malzemeler sıklıkla kullanılmıştır. Bu sayede 5. Nesil uçaklar önceki nesillere göre operasyonel etkinliği ve hayatta kalabilirliği önemli ölçüde artmıştır. Bunun yanında ir, görsel spektrumda da görünmezlik sağlanmaya çalışılmış; LPI radarlar, Phased Array link/iletişim sistemleri tespit edilmesi daha güç sistemler kullanılmıştır.

Entegre Aviyonikler ve Sensör Füzyon

Nesil savaş uçaklardaki aviyonikler (radar, ew sistemi, navigasyon/kominikasyon sistemleri, hedefleme sistemleri) genellikle birbirinden habersiz ve bağımsız çalışmaktadır. 5. Nesil aviyonik sistemleri ise radar, EW, IRST, hedefleme podları, ve data-link aracılığı ile gelen bilgileri birleştirip ortak bir resim elde etme kabiliyetine sahip. Ayrıca 5. Nesil uçakların üst seviye görev planlanma kabiliyetleri mevcut.

Süpersonik Seyir Kabiliyeti

Nesil ve bazı 4+ nesil uçaklarda bulunan bu kabiliyet uçakların art yanmasız ses-üstü hızlara çıkmasını sağlayarak, önemli operasyonel avantaj sağlamaktadır. Ki bu özellik aynı zamanda radara yakalanma olasılığını da ortadan kaldırmakta ya da minimize etmektedir.

Yeni Nesil Aviyonikler

Nesil uçaklarda aktif elektronik taramalı radarlar (AESA Radar), dijital EW sistemleri, yeni nesil kominikasyon-navigasyon-tanımlama sistemleri, yeni nesil elektro-optik sistemler gibi en son teknolojiler bir arada bulunmaktadır.

Gelişmiş Bilgisayar Sistemleri/Gelişmiş Yazılımlar

Günümüzde en modern 4. Nesil uçakların bilgisayar sistemleri bile ticari sistemlere nazaran demode kalmaktadır. Bu da gerek lojistik problemleri ortaya çıkarmakta, gerekse bu uçakların modifikasyonlarında/yeni sistem entegrasyonlarında sorun çıkarmaktadır. 5. Nesil savaş uçaklarının ise bilgisayar sistemleri, kaynak kodları daha modüler yapıda olacaktır. Böylelikle uçakların donanım/yazılım güncellemeleri bir önceki nesle göre daha kolay yapılabilecektir.

Yapısal Farklılıklar/Lojistik Yaklaşım

Yeni nesil savaş uçakları bir önceki nesle göre daha fazla ileri materyal teknolojileri kullanmaktadır. Örneğin yüksek oranda titanyum, ve kompozit malzeme kullanımı. Yeni nesil uçaklarda daha gelişmiş, fly-by-wire/fly-by-light uçuş kontrol sistemleri ve hareketli kısımları kontrole eden yeni nesil elektro hidrodinamik komponentler ile uçakların güvenilirliği artmakta, lojistik ihtiyacı azalmaktadır. Ayrıca 5. Nesil uçaklarla birlikte performansa dayalı lojistik kavramı gündeme gelmektedir.

4. nesil uçaklardan Sovyet Su-27 ve ona eşlik eden F-16A. / Yıl:1990

Manevra kabiliyeti

F-22 gibi Sukhoi T-57’nin de yüksek güçlü motorları, güçlendirilmiş yapısal özellikleri ve 3 boyutlu yönlendirilmiş itki sistemi (TVC) gibi bazı teknolojilerle yüksek hızda, yüksek manevra kabiliyetine sahip olduğu söylenebilir. Sukhoi T-57’nin 12G kuvvetinde manevralar yapma potansiyeli ve yüksek AOA kabiliyeti olduğu belirtiliyor.

Bu alanda bir süre öncesine kadar F-22 Raptor ve F-35 uçaklar sayesinde ABD, 5. Nesil savaş uçakları konusunda avantajı elinde bulunduruyordu. Ancak özellikle Rusya’nın geliştirdiği Su-57, bu üstünlüğü kırmaya aday. Bildiğiniz gibi soğuk savaş sonrası ABD’nin geliştirdiği F-22 tipi uçaklara hiç bir devlet tam anlamıyla karşılık verememişti. Sukhoi T-57 ise Amerikan F-35 ve F-22 uçaklarına ciddi bir meydan okuma olarak ortaya çıkmaktadır. ABD’nin F-22 sayısı 183 ile kısıtlı olacağı ve F-22’nin ihracat lisanslarının olmaması nedeniyle Sukhoi T-57 uçağı sadece teknolojik anlamda eşitliği sağlamakla kalmayıp, sayısal anlamda bir üstünlük sağlayabilir. ABD’nin yüksek miktarlarda alımı planlanan F-35 uçağının ise hava-hava kabiliyetlerinin optimize edilmiş bir uçak olduğuna yönelik eleştiriler göz önüne alındığında ABD’nin hava doktrinlerinin temel paradigması hava-üstünlüğü kavramı sallantıda gibi görünmektedir.

Sukhoi T-57

Suriye’de Rus hava kuvvetleri tarafından kullanıldığı açıklanan Sukhoi T-57, süpersonik seyir ile 2600 km/sa sürate sahip; 5500km menzile sahip ve x ve l bandında çalışan AESA radarlara sahip. Uçak, 2 büyük gövde içi silah istasyonu 8 kadar hava-hava füzesi taşıyabileceği gibi; ağırlıkları 1,5 tona ulaşan çeşitli hava-yer mühimmatlarını da taşıyabilmektedir. Sukhoi T-57’nin 400 km menzilli hava-hava füzelerine sahip olacağı söylenmekte, bu tip bir kabiliyetin karşı tarafın erken uyarı uçaklarına, Stand-off Jammer uçaklarına, tanker uçaklarına ve keşif uçaklarına karşı uzaktan saldırı kabiliyeti sağlayacağı düşünülebilir. Rus şirketlerinin Sukhoi T-57 için yeni nesil hava-hava ve hava-yer silahları geliştirdiği daha önce basına yansımıştı. Bunlardan biri de hipersonik (sesten 4 kat hızlı / 4 mach) Kinjal (hançer) füzesi.

Görünmezlik karakterlerine sahip olan uçak, geniş bir gövdeye sahip olmasından dolayı iç silah istasyonlarında büyük mühimmatların taşınması mümkün görünmekte. Sukhoi T-57’nin “ürün 30” adı verilen yeni nesil jet motorunun 180 kn itki üretmesi ve 3D yönlendirilmiş itki kontrol (TVC) sistemine sahip olduğu Rus yetkililer tarafından açıklanmıştı. “ürün 30”, tüm açılardan itme vektöründe sapmayı sağlayabiliyor. “ürün 30” ile donatılan bir uçak, istikametini ve hızını sert biçimde değiştirerek havada adeta dans edebilir. Bu sayede uçak, füzelerden kaçabilir ve her uçakla etkili biçimde muharebe edebilir. ABD’nin Raptor tipi uçaklarındaki F119-PW-100 motorları sadece dikey doğrultuda yön değiştirebiliyor.

Şu an birçok ülkeden siparişi verilen Sukhoi T-57 5. Nesil savaş uçakları F-35 veya F-22 uçaklardan daha üstün müdür değil midir bu konuda bir şey diyemem. Ancak ABD tarafından dışlanan ülkeler için ciddi bir alternatif olarak ortada durduğu kesin. ABD’nin bu kararının bizi en çok zorlayan yanlarından birisi de burada yatıyor. Çünkü hava kuvvetlerinin 5. Nesil uçaklara ihtiyacı var ve doğal olarak bunu ilk etapta NATO üyesinden almak istiyor ancak NATO üyesi olan ABD bunu Türkiye’ye satmak istemiyor. Doğal olarak bu durum, tıpkı hükümeti s-400 savunma sistemleri almaya iten süreç gibi işlerse ve f-35 yerine rota Rusya’ya/Sukhoi T-57 namı diğer Su-57’ye çevrilirse ilişkiler nasıl bir mecraya girer? Alınmazsa hava kuvvetlerinde oluşacak zaaf nelere mal olacak? İşte en büyük sıkıntı burada yatıyor. Ama seçeneksiz olmadığımızı da bilmek lazım.

Facebook ile Yorum Yapın

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.