Bloomberg’in görüştüğü ve halefiyet sürecine yakın kaynaklara göre, İskandinav Havayolları’nın (SAS) mevcut CEO’su Hollandalı yönetici Anko van der Werff, Air Canada’nın başına geçmek için en güçlü aday olarak öne çıkıyor.
Atama onaylanırsa, Fransızca iletişimiyle ilgili bir dizi tartışmanın ardından bu yılın sonlarında görevinden ayrılacak olan Michael Rousseau’nun yerini alacak.
Bu olası seçim, belirli bir nedenden dolayı dikkat çekicidir: Rousseau gibi Van der Werff de Fransızcaya hakim değil.
SAS’ın daha önce yayınladığı ve Bloomberg’in aktardığı bilgilere göre, yönetici Felemenkçe, İngilizce ve İspanyolca konuşabiliyor, Fransızca bilgisi ise oldukça temel düzeyde.
Rousseau’nun Fransızca konuşulan Kanada’da güçlü siyasi ve kamuoyu tepkisiyle karşılaşmasının ardından, dil sorunu Air Canada için son derece önem kazandı.
Bu yılın Mart ayında, New York’ta bir Air Canada Express uçağının karıştığı kaza sonrasında neredeyse tamamen İngilizce olarak yayınladığı taziye mesajı nedeniyle yoğun eleştirilere maruz kaldı; Fransızca olarak sadece birkaç kelime kullandı. Bu olay binlerce şikayete yol açtı, Kanada yetkililerinden açıklamalar geldi ve nihayetinde emeklilik kararının açıklanmasını hızlandırdı.
Air Canada, yeni CEO arayışını duyururken, şirket merkezinin Montreal’de bulunması ve Kanada resmi dil mevzuatı kapsamındaki yükümlülükleri göz önüne alındığında, Fransızca iletişim kurabilme yeteneğinin yönetim kurulu tarafından değerlendirilecek kriterlerden biri olacağını vurguladı.
Bu potansiyel engele rağmen, Hollandalı yöneticinin özgeçmişi lehine işliyor. Sektörde birçok kişi tarafından havayolu yeniden yapılandırması konusunda uzman olarak kabul edilen Van der Werff, 2021 yılında SAS’ın başına geçerek şirketin en zorlu dönemlerinden birine liderlik etti.
Onun yönetimi altında şirket, mali toparlanma sürecini tamamladı, kurumsal yapısını yeniden düzenledi, Star Alliance’tan ayrılarak SkyTeam’e katıldı ve filo ve rota ağı genişletmesinin yeni bir aşamasına başladı. Son olarak, Air France-KLM, İskandinav şirketinde kontrol hissesi satın alma planlarını açıklayarak yeniden yapılanmanın başarısını pekiştirdi.
SAS’tan önce Van der Werff, Kolombiyalı şirket Avianca için önemli bir dönüşüm döneminde şirketi yönetti. Ayrıca Aeroméxico, Qatar Airways, Air France-KLM ve KLM’de de liderlik pozisyonlarında bulunarak Avrupa, Latin Amerika ve Orta Doğu pazarlarında deneyim kazandı. Bu kariyer yolu, ona kriz dönemlerinde havayolu şirketlerini toparlamada uzmanlaşmış bir yönetici olarak ün kazandırdı.
Bu olası transfer, dünyanın en büyük iki havayolu şirketi arasında ilginç bir bağlantıyı da temsil ediyor. Air France-KLM grubunun mevcut CEO’su Ben Smith, Fransız-Hollandalı holdingin başına geçmeden önce kariyerinin büyük bir bölümünü Air Canada’da geçirmişti.
Şimdi, eğer Van der Werff’in ataması onaylanırsa, durum tersine dönebilir: Air France-KLM grubuna bağlı bir şirketten ayrılıp Kanada’nın en büyük havayolu şirketinin başına geçmesi söz konusu olabilir.
Bugüne kadar ne Air Canada, ne SAS, ne de Anko van der Werff, Bloomberg tarafından yayınlanan bilgiler hakkında resmi bir açıklama yapmadı. Kanada şirketinin yönetim kurulu tarafından yeni CEO’nun seçimi henüz açıklanmadı.






