ABD’li havayolu şirketi Hawaiian Airlines, Pazar günü Honolulu’daki Daniel K. Inouye Uluslararası Havalimanı’nda A330 uçağıyla 258 engelli yolcu ve ailelerini ağırlayarak, bugüne kadarki en büyük engelli yolcu eğitim uçuşuna ev sahipliği yaptı. Bu uçuş, katılımcıların hava yolculuğuna daha rahat alışmalarına yardımcı olmayı amaçlıyordu.
Never Quit Dreaming, Hawaiʻi Otizm Vakfı ve Hawaii Otizm Derneği ortaklığıyla düzenlenen etkinlik, katılımcılara destekleyici ve daha az baskı içeren bir ortamda havalimanını ve uçağa biniş sürecini deneyimleme fırsatı verdi. Aileler bilet gişesinde kayıt yaptırdı, biniş kartlarını aldı, güvenlik kontrolünden geçti, kalkış kapılarını buldu ve uçak kapıdan ayrılıp havaalanında tur atmadan önce uçağa bindi.
Otizm, duyusal hassasiyet ve diğer engellere sahip yolcular için kalabalık terminallerde gezinmek, alışılmadık prosedürlerle karşılaşmak ve havalimanının görüntü ve seslerine alışmak zorluklar yaratabilir. Deneme uçuşu, ailelerin her adımı birlikte deneyimlemelerine, sorular sormalarına ve gelecekteki bir seyahatte neler bekleyecekleri konusunda daha fazla bilgi edinmelerine olanak sağladı.
İki çocuklarıyla birlikte katılan Reid ve Sandra Moriyama için bu deneme uçuşu, yıllardır erteledikleri bir şeyi deneme fırsatıydı. Dört kişilik aile daha önce hiç birlikte uçmamıştı, çünkü çift çocuklarının havaalanı ortamına nasıl tepki vereceğini bilmeden bir gezi planlamaktan çekinmişti.
“Küçük oğlumuz büyük binalara girmekten korkuyor ve okulda yemekhanede bile duramıyor. Bu yüzden, en son istediğimiz şey pahalı bir seyahate çıkmak, havaalanına varmak ve onun kapıdan içeri girmeyi reddetmesiydi.”

Şaşırtıcı bir şekilde, küçük oğulları hevesle havalimanına yolcu köprüsünden geçti ve uçağa ilk binenler arasında yer aldı.
“Bu uçuşta en çok eğlenen o oldu.”
Bu deneyim, Moriyama ailesine birlikte seyahat etme olasılığı konusunda, hatta gelecekte Disneyland’e yapacakları aile gezisi konusunda daha fazla güven verdi.
Hawaiian Airlines Hawaiʻi Misafir Operasyonları Başkanı Shelly Parker, “Her misafirimizin bizimle seyahat ederken kendini hoş karşılanmış ve güvende hissetmesini istiyoruz. Şimdiye kadarki en büyük engelli yolcu deneme uçuşuna ev sahipliği yaparak, daha fazla bireye ve aileye destekleyici bir ortamda hava yolculuğunu deneyimleme fırsatı sunuyoruz. Bu deneyimin katılımcıların bir sonraki yolculuklarına daha hazırlıklı hissetmelerine yardımcı olacağını umuyoruz ve bunu mümkün kılan topluluk ortaklarımıza ve çalışanlarımıza minnettarız.” dedi.
Başka havayolu da aynı etkinlikler yapıyor
Alaska Airlines’ın da engelli yolcular için uygulama uçuşları düzenleme geçmişi var ve genellikle yılda üç ila dört etkinlik düzenliyor. Bu yılki etkinlik, engelli yolcular için uygulama uçuşunda ilk kez geniş gövdeli bir uçağın kullanılmasıyla, daha fazla katılımcının ve ailelerinin bu deneyime katılmasını sağladı.
Never Quit Dreaming’in direktörü ve kurucusu Kristopher Dung, alışılmadık havalimanı prosedürleri, duyusal zorluklar ve uzun süre oturmanın ailelerin seyahat etme konusunda tereddüt etmesine neden olabileceğini söyledi. Deneme uçuşları, bu durumları önceden deneyimleme ve çocuklarının veya aile üyelerinin nasıl tepki verebileceğini daha iyi anlama fırsatı sunuyor.
Dung, “Bu deneme uçuşları ailelerimiz için gerçekten çok önemli çünkü onları bilinmeyenle tanıştırıyor. Bu deneme uçuşları, onların çevrelerine ve kaynaklarına biraz daha aşina olmalarını sağlıyor.” dedi.
Hawaii Otizm Vakfı’nı temsil eden, davranış analisti sertifikasına sahip Julia Wilson, özellikle Hawaii’de yaşayan ve adaların ötesindeki yerlere ulaşmak için hava yolculuğunun gerekli olduğu aileler için, katılımcılara rahat bir ortamda pratik yapma fırsatları vermenin önemini vurguladı. Wilson, bazı katılımcıların başlangıçta ne bekleyecekleri konusunda kafalarının karışık göründüğünü, ancak etkinlik ilerledikçe daha rahatladıklarını gözlemledi. Herkes uçağa bindikten sonra yaşanan bir an özellikle dikkatini çekti. Wilson, “Güvenlik bilgilendirmesi ekrana gelir gelmez, uçaktaki her çocuğun gözü hemen o güvenlik ekranına kilitlendi.” vurgusunda bulundu.
Moriyama ailesi için bu deneyim, çocuklarının gelecekteki bir uçuşa nasıl tepki verebileceği konusunda da güvence sağladı.
“Aslında çok şaşırdım, bu yüzden bir geziye çıkabilsek harika olurdu diye düşünüyorum.”






