BU HAFTA İLK 5 HABER

Benzer Haberler

NASA, daha önce hiç görülmemiş 84 gizemli cisim keşfetti

NASA’nın Chandra X-ışın Gözlemevi’nden elde edilen eski gözlemleri inceleyen gökbilimciler, beklemedikleri bir şey keşfettiler.

Gizemli tek bir nesne değil, tam 84 tane.

NASA’ya göre, altı galaksiye yayılmış olan bu cisimler, daha önce bilinen tüm kozmik kaynak sınıflarından farklı davranıyor.

Bilim insanları bunlara “hiper yumuşak X-ışını kaynakları” adını verdiler çünkü alışılmadık derecede düşük enerjili X-ışınları yayarken, görünüşe göre muazzam miktarda enerjik ultraviyole radyasyon üretiyorlar.

Alabama Üniversitesi’nden araştırma lideri Mustafa Muhibullah, “Daha önce bu şekilde davranan bir nesne grubuyla hiç karşılaşmadık,” dedi.

Bu keşif, 9 Eylül’de hakemli bilimsel dergi Nature Astronomy’de yayınlandı .

Bu cisimler, yeni bir teleskobun aniden onları fark etmesi nedeniyle keşfedilmedi.

Bunun yerine, araştırmacılar Chandra’nın yıllar boyunca topladığı devasa gözlem arşivini inceleyerek bu bulguları ortaya çıkardılar.

Ünlü Andromeda Galaksisi ve Çark Galaksisi de dahil olmak üzere altı galaksiyi araştırdılar ve Chandra’nın en düşük X-ışını enerjilerinde görülebilen, ancak daha yüksek enerjilerde neredeyse tamamen kaybolan nesneleri tespit ettiler.

Bu alışılmadık işaret, gökbilimcilerin büyük ölçüde gözden kaçırdığı bir popülasyonu ortaya çıkardı.

Bunun nedeni kısmen teknolojik.

X-ışınlarını teleskoplarla tespit etmek son derece zordur, radyasyonlarının büyük bir kısmı ise spektrumun aşırı ultraviyole kısmında yer alır. Yıldızlar arasındaki hidrojen ve helyum gazı bu radyasyonu kolayca emer, bu da gözlemlenmesini son derece zorlaştırır.

Harvard & Smithsonian Astrofizik Merkezi’nden çalışmanın ortak yazarı Rosanne Di Stefano, “Chandra arşivini inceleyerek, teleskoplar için eskiden bir kör nokta olan şeyi ortadan kaldırmayı başardık” dedi.

Peki bunlar nedir?

Bilim insanları henüz kesin olarak bilmiyorlar; bu da keşfi özellikle ilgi çekici kılıyor.

En yaygın açıklama, kaynakların evrenin en uç noktalarından bazılarını içerdiğidir: kara delikler, nötron yıldızları veya beyaz cüceler.

Bu tür sistemlerde, bu kompakt cisimlerden biri, eşlik eden yıldızdan madde çekiyor olabilir. Bu madde kara deliğe, nötron yıldızına veya beyaz cüceye doğru düşerken ısınır ve radyasyon üretiyor.

Ancak gökbilimciler daha önce de bu tür birçok ikili sistemi incelemişlerdi. Bu 84 nesne, araştırmacıların onları daha önce tanımlanmamış bir sınıf olarak değerlendirmelerine yetecek kadar farklı davranıyor.

Araştırmaya göre, bunlardan bazıları sonunda Tip Ia süpernova olarak patlayabilecek beyaz cüceleri içerebilir.

İki kozmik gizem

Gökbilimcilerin bu cisimlerle ilgilenmelerinin tek nedeni, bunların gerçekte ne olduklarını öğrenmek değil. Araştırmacılar, çok yumuşak X-ışını kaynaklarının astrofizikte uzun zamandır cevapsız kalan iki sorunun yanıtlanmasına yardımcı olabileceğini söylüyor.

Birincisi, belirli beyaz cücelerin Tip Ia süpernova olarak patlamadan önce neler olduğuyla ilgili. Bilim insanları bu patlamaları kozmik mesafeleri ölçmek için yaygın olarak kullanıyorlar, ancak hangi sistemlerin tam olarak bunlara yol açtığı konusunda önemli sorular hala mevcut.

İkincisi, yıldızlar arasındaki gazı içerir.

Galaksilerdeki gazdan elektronları koparan bir şey var, bu sürece iyonlaşma deniyor. Sıcak ve büyük kütleli yıldızlar bunun bir kısmından sorumlu, ancak görünüşe göre tamamından değil. Yeni keşfedilen kaynakların ürettiği yoğun ultraviyole radyasyon, eksik olan açıklamanın bir parçasını sağlayabilir.

Şimdilik ise gizem devam ediyor.

Gökbilimciler, inceledikleri altı galakside en az 84 tane sıra dışı kaynak olduğunu biliyorlar. Bir sonraki soru, astronomik arşivlerde bugüne kadar saklı kalmış daha kaç tane olduğu.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

ÇOK OKUNANLAR