Prof. Dr. Şahin ve eşi Dr. Özlem Türeci

Corona virüsü salgınına karşı geliştirdikleri mRNA aşısıyla dünya çapında tanınan Türk bilimadamları Dr. Özlem Türeci ve Prof. Dr. Uğur Şahin’e Nobel Ödülü verilip verilmeyeceği merakla bekleniyor. Tıp dalında Nobel’i kimin ya da kimlerin kazandığı Pazartesi günü açıklanacak. Alman medyasında çıkan haberlerde, Türeci ile Şahin ve mRNA teknolojisinin mucidi olarak bilinen Macar asıllı bilimadamı Katalin Karikó’nun dünyanın en prestijli ödülü olarak tanımlanan Nobel’e en yakın adaylar olduğu belirtiliyor.

Haber dergisi Focus ve SWR televizyon programlarında çıkan haberlerde, bilim dünyasında da, söz konusu üç bilimadamının ödülü en fazla hak eden aday olarak görüldükleri ifade ediliyor. Haberlerde bu isimlerin Corona virüsüne karşı aşının yanı sıra, kanser hücresini tanıyıp onu yok edecek çalışmalar yaptıkları belirtilerek, Nobel ödülünün bu konudaki verilerin netleşmesinden sonra da verilebileceği belirtiliyor; “Bu yıl ödülü alamasalar bile gelecek yıllarda kazanacaklarına kesin gözüyle bakılıyor” yorumu yapılıyor.

Alman kamuoyunda da Türeci, Şahin ve Karikó’nun ödülü alabileceği yönünde bir beklenti var. Geçen 13 Mart’ta Türeci ile Şahin’e Almanya’nın en üst düzey devlet madalyası olan Yıldızlı Liyakat Nişanı verilmesinden sonra, Corona virüsüne karşı ilk aşıyı geliştiren BioNTech’in ortaklarından Karikó bundan iki hafta önce, Almanya’nın en önemli tıp ödülü olan 2022 yılı Paul Ehrlich ve Ludwig Darmstaedter ödülüne layık görüldü. Toplam 120 bin euro değerindeki ödülün 14 Mart 2022’de Frankfurt’taki Pauls Kilisesi’nde düzenlenecek törende verileceği açıklandı. Şu ana kadar bu ödülü kazanan 128 bilimadamından 25’inin Nobel ödülüne layık görülmesi bu konudaki beklentileri güçlendirdi. Paul Ehrlich Enstitüsü‘nden yapılan açıklamada, mRNA teknolojisi sayesinde insan vücudundaki enformasyonların belli bir tür protein üretiminde kullanıldığı ve bu sayede bağışıklık sisteminin virüse karşı antikor geliştirdiği veya kanser hücresini tanıyıp onu yok edecek veriye ulaştığı kaydedildi.

Bu arada bir grup tıp yardımı örgütü ve aktivist, Nobel Tıp Ödülü’nün Türeci, Şahin ve Karikó’ya verilmemesi için Nobel Komitesi’ne bir mektup gönderdi. Birleşmiş Milletler’e bağlı UNaids, Oxfam ve Avaaz gibi örgütler, BionTech firması tarafından geliştirilen aşının patentinin serbest bırakılmamasını eleştiriyor ve bu nedenle fakir ve gelişmekte olan ülkelerde yaşayanların aşılanamadığını öne sürüyor. Alman medyasında yayınlanan mektupta, Türeci ve Şahin’in olağanüstü bilimadamları oldukları, ancak aşıda patentin kalkmasına karşı tavır koymaları nedeniyle bu ödülü hak etmedikleri ifade ediliyor. Başbakan Angela Merkel, geçen Mayıs ayında Prof. Şahin ile konuyu görüştükten sonra, Almanya’nın patent hakkının kaldırılmasına kesin olarak karşı olduğunu söylemişti. Prof Şahin ise, aşının patentinin serbest bırakılmasının başka sorunlara yol açacağını ve en çok Çin’in işine yarayabileceği kaydetmişti.

Dinamiti geliştiren Alfred Nobel adına verilen Nobel Ödülleri, dünya çapında fizik, kimya, ekonomi, edebiyat, barış ve tıp alanlarında insanlığa hizmet eden kişilere veriliyor. Tıp dalında Türkiye’den şimdiye dek sadece Prof. Aziz Sancar, DNA’nın onarılması ile ilgili yaptığı çalışmalardan dolayı Amerikalı Paul Modrich ve İsveçli Tomas Lindahl ile birlikte 2015 Nobel Kimya Ödülü’ne layık görüldü. Bu üç araştırmacı, 30 yıldan uzun süre birbirlerinden bağımsız olarak çalışırken, Sancar nükleotid kesim onarımı alanındaki buluşları nedeniyle ödüllendirilmişti.

Facebook ile Yorum Yapın

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.