VECİHİ HÜRKUŞ ve KASIM AYI:

1915             : Yılı sona ermeden tayyare miktarı çoğalması sebebiyle genel karargah emrinde 13’üncü Sahra Seyri Havaiye Şubesi kurularak havacılık işleri buraya verildi. Kasım ayında da 13’üncü şubenin adı “Umur-u Havaiye Müfettişliği” olmuştur.

03 KASIM  :

1931             : Vecihi Hürkuş’a ödenen uçuş tazminatı kesilir. Hamid görevden alınır. Uçuşları Vecihi XIV ile yapması yasaklanır.

06 KASIM  :

1955             : HÜRKUŞ Havayollarına ait, de Havilland model TC-GÜL adlı yolcu uçağı, Bursa, Karacabey’de düştü. 1 Kişi hayatını kaybetti.

11 KASIM  :

1917             : 3. Ordudan Baş Komutanlık vekâletine yazılan şifreden: Erzincan’ sukut eden Osmanlı tayyarecilerinin firara muvaffakiyetlerinden dolayı ahali islamiye tazyik altında bulundurulmaktadır. Bu malumattan tayyarecilerimizin firarı anlaşılmakta ise de firar hakkında Şefik Efendi’den izahat istenilmiştir. Ordu Kumandanı (Vehip)”

14 KASIM  :

1921             : 14 Kasım 1921 Pazartesi

“Akşehir’e uçuşumuz şöyle olmuştu: Yine Uzun Basri ile Afyon yolundaydık. Her türlü zengin teşkilata malik oldukları halde, hâkimiyeti ellerinden kaçırmış bulunan düşmanlarımız da son günlerde biraz canlılık göstermeye başlamışlardı. O gün bu canlılığı selamlamaya gidiyorduk. Afyon’daki düşman tayyare karargâhı, daha ilk bombamızla birbirine karışmıştı. Bu şaşkınlıktan çok güzel istifade ederek kalan bombalarımızla düşman tayyare hangarlarını, hallaç pamuğuna benzetmiştik.

Neşe içinde dönmüştük. Ümidimiz hilafına bir düşman tayyaresini yolumuz üzerinde görünce, derhal vazifelerimize sarılarak onunla oynaşmaya başladık. Şüphesiz hasmın bu hareketi o hissettiğimiz canlılığın bir tezahürü idi. Fakat bu cürette sermayesiz övünmek rengi vardı. Kısa bir temasın, hasmı süratle fikrinden vazgeçirmesi ile belki de yeni bir başarı gürültüye gitmişti. Amma ne ben ne de Basri bu hakikati görememiş, sadece hasmın süratle uzaklaştığına şahit olmuştuk.

O günkü harp, Basri ile üçüncü hava harbimizdi. Neticesi hakkınla kati diyemem, fakat hâkimiyeti elinden bırakmayan zafer kuşu gene bizimle beraber dönmüştü.”

15 KASIM  :

1916             : Tayyareci Vecihi Hürkuş tayyarecilik tahsilini bitirerek pilot diplomasını almıştır.”

16 KASIM  :

1925             : “Ben İstanbul’da, Ceyhan tayyaresini Eskişehir’e teslim ederek Ankara’ya gelmek üzere talimat almıştım. 16 Kasım 1925 günü Ceyhan ile Eskişehir’e uçarak tayyareyi teslim ettim ve aynı günün treni ile Ankara’ya hareket ettim.

Bu son uçuşumla, cemiyetin teşekkülünden beri yaptığım hizmet hatıralarımı kapatıyorum. Fakat ruhen müsterihim.

İki hava seyahatimle cemiyete sağladığım bağış yuvarlak hesapla iki milyona yakındı. Propaganda bakımından da gençliğe aşıladığımız havacılık sevgisi bana huzur bahşedecek kadar yüksekti.

Eğer bu zaman biraz daha uzun ve yaptığım uçuşları daha zengin bucaklarımıza kadar götürebilseydim, bu ilk hamlelerin milli havacılığımıza temin edeceği teberru ve kazanç hesapsız ve muazzam olacaktı.”

17 KASIM  :

1925             : “17 Kasım 1925 sabahı merkez binasındayım. Cemiyetin idari şeklinde büyük bir değişiklik var. Reisliğe Rize milletvekili Bay Fuat Bulca seçilmiş ve muavinliğine de hava kuvvetlerinden umum müfettiş Yarbay Şükrü Koçak tayin edilmişlerdi.

Bay Fuat Bulca beni yanına çağırdı ve yeni çalışma şekli hakkında bilgiler verdi, bu meyanda artık cemiyetin uçuş faaliyeti ile ilgisi kalmadığını ve benim de tekrar Hava Kuvvetlerinde görev almam icap ettiğini söyledi. Bu teklif bana çok ağır geldi. Emelimden uzaklaşmanın hüznü ve yeisi içinde, hava birliklerinde vazife almak istemediğimi söyleyerek istifa ettim. Sonra arkadaşlarla yaptığım temasla, tayyaremi de alma imkânımın kalmadığını öğrendim. Bütün milletimizin sevgi ve inancına mazhar olan bu davanın karşılaştığı yıkıcı taktik, duygularıma hicran katan bu hadise ruhumun gıdası saydığım bu ideal yolumu da kapamış oluyordu.

Bu sırada TOMTAŞ mümessili beni bularak TOMTAŞ ‘a şef pilot olmak isteyip istemediğimi sordu.

Milli bir tesis halinde meydana gelen TOMTAŞ’taki hizmetimin yurduma daha hayırlı olacağına inanarak bu teklifi kabul ettim ve cemiyetle olan alakamı kestim. Yaptığımız anlaşmaya göre, önce Almanya’da Junkers müesseselerinde fabrikasyon, konstrüksiyon, tayyare inşaatı, hava münakalat işleri ve tayyarelerle yapılması mümkün her türlü sosyal hizmetleri etüd ettikten sonra Kayseri’de yapılmakta bulunan tayyare fabrikasında çalışmaya başlıyacaktım. Bu anlaşmaya istinaden gerekli hazırlıkları yaparak Almanya’ya hareket etmek üzere 19 Kasım 1925’de İstanbul’a gittim.”

23 KASIM  :

1923             : Hava Kuvvetleri Müfettişi Kurmay Albay Muzaffer (Ergüder) askeri havacılığın yanı sıra sivil havacılığı da Avrupa’da inceleme imkanı bulduğundan, sivil havacılığın teşkilatlanması konusunda bir rapor verdi. Bir ay sonra yola çıkan heyet, Fransız hava okullarında öğrenci yetiştirmek, pilot ve teknik personel temin etmek ve uçak satın almak konusunda muhtelif anlaşmalar yaptı. Muzaffer Ergüder başkanlığındaki heyette ilk Türk pilotu Binbaşı Fesa, Makina Yüzbaşı Murat, sivil pilot Vecihi Hürkuş, Pilot Halim (Canko) ve Deniz Yüzbaşı Cemal bulunuyordu.

28 KASIM  :

1930             : “6 Eylül 341 tarihli (seyrü seferi havai kararnamesi) ahkâmına göre, adı geçen tayyarenin muayeneden evvel ve imalinde alakalı, makamlara haber vermemiş ve tayyaresini muayene ettirmeden uçarak Ankara’ya getirmiştir. Bu harekâtı mevzuata aykırı olduğu ve Fen Şubesinden verilen rapora nazaran tayyarenin uçuş kabiliyetine haiz olduğu anlaşılmakta ise de, kâfi vesaiki vermemiş olması ve bazı fenni tecrübeler icrasına da elde kâfi vasıta bulunmayışına binaen, tayyarenin uçuş kabiliyetine haiz bulunduğu hakkında rapor tanzimine imkân görülmemiş olduğu tasrih edilmekte ve dördüncü madde olarak da :

“Ancak, Vecihi Bey’in, milli mücadelede çok hizmeti görülmüş değerli bir tayyareci olmasını takdiren ve memleketimiz dâhilinde yapılan bu tayyarenin geçirmesi icap eden fenni muayene ve kontrollara mahsus, rüzgâr tüneli vesaire gibi tesisatı fenniyenin halen mevcut bulunmaması nazara alınarak mumaileyhe mümkün olan muavenetlerin yapılması muvafık olabilir. Bu takdirde, tayyarenin parça halinde en yakın, mesela Çekoslovakya servis tekniğine arzı ve oradan alınacak vesaik fen şubemizce kafi görüldüğü takdirde tayyarenin memleket dâhilinde uçmasına müsaade edilebilir”

Büyük Erkan-ı Harbiye Reisi Müşir Fevzi imzasını taşıyan bu teskere üzerine huzura kavuşmuştum.

Bu haber bana sonsuz bir sevinç olmuştu. Hemen muhterem reisimizi ziyaret ettim, o da memnundu, kendisinden gerekli talimatı aldım ve hazırlıklara başladım. Derin üzgünlük içinde Hamid ile birlikte uçarak getirdiğimiz tayyareyi sökerken göz pınarlarımız sızlıyordu. Tayyarenin sökülme işi bittikten sonra DDY ‘dan verilen bir vagona yerleştirdik ve her türlü emniyet tertibatını alarak emanetimizi DDY idaresine teslim ettik.

29 KASIM  :

1954             : HÜRKUŞ HAVAYOLLARININ KURULUŞU

2007             : TAYYARECİ VECİHİ HÜRKUŞ MÜZESİ DERNEĞİNİN KURULUŞU,                                         2007 TVHMD GÖNÜL HÜRKUŞ ŞARMAN ONURSAL ÜYELİK GÜNÜ TVHMD kuruluşu, Tüzüğün kabul edilmesi ve imzalanması, Kararların alınması, Gönül Hürkuş Şarman’ın Onursal Üyelik Belgesinin verilmesi.

 

 

Facebook ile Yorum Yapın

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.