Uzay Mekiği Endeavour'a bağlı olan Unity modülü, Mekik'te bulunan robotik kol Canadarm'ın yardımıyla Uluslararası Uzay İstasyonu'nun Rusya tarafından uzaya fırlatılan ilk modülü olan Zarya ile kenetlenmek üzere (6 Aralık 1998).

Uluslararası Uzay İstasyonu’ndaki astronotlar olabilecek en sıra dışı konuğu ağırlamaya hazırlanıyor. Kendi gezegeninde bir uzaylı gibi olan ‘Blob’ isimli sıra dışı organizmayı bilim insanları hala sınıflandırabilmiş değil. Blob ne bir bitki ne bir hayvan.

Bilimsel adı ‘Physarum polycephalum’ olan Blob bir tür balçık küfü ve uzun süredir bilim dünyasını büyülüyor ve şimdi, Dünya’nın yüzlerce kilometre yukarısında bulunan astronotlar ve yüz binlerce Fransız okul öğrencisi tarafından eş zamanlı olarak gerçekleştirilen benzersiz bir deneyin parçası olacak.

Blob Dünya’da ilk olarak yaklaşık 500 milyon yıl önce ortaya çıktı ve çok çekirdekli tek bir hücreden oluştuğu için geleneksel biyolojiye meydan okuyor.

Projenin arkasındaki kişilerden biri olan Fransız uzay ajansı CNES’e atanan yer bilimleri ve yaşam profesörü Pierre Ferrand, Blob’u “Hiç bölünmeden büyüyen tek bir hücre” diye açıklıyor. Bir başka tuhaflığı da şöyle ifade ediyor:

“Çoğu organizma iki cinsiyet tipiyle yetinir, Blob ise 720’den fazla cinsiyete sahip. Bu, bize hayatın birden fazla sayıda orijinden oluştuğunu kanıtlayan bir organizma.”

Sarımsı, süngerimsi bir kütle olan sümüksü küfün ağzı, bacakları veya beyni yok. Ancak bu bariz dezavantajlara rağmen, küf yiyor, büyüyor, hareket ediyor, öğreniyor ve problem çözüyor.

Blob’un DNA’sı bir çekirdeğin içinde yer almak yerine hücre duvarlarının içinde serbestçe dolaştığından kendi parçalarını istediği zaman sökebiliyor. Ayrıca ‘sklerotia’ adı verilen dehidrasyon yoluyla kış uykusu durumuna geçebiliyor.

ISS’te yolculuğuna başlayacak olan, şu an için sklerotia halindeki dört adet Blob’a eylül ayında yeniden sıvı verilerek uykudan uyandırılacak.

“Boyutu değişebilir”

Bilim insanları tarafından LU352 olarak etiketlenen aynı ana Blob hücresinden kesilen numuneler uzayda iki protokole tabi tutulacak: birinde belirli alt Bloblar yiyecekten mahrum bırakılacak; diğerinde bir besin kaynağı olan yulaf lapasıyla beslenecekler.

Amaç, ağırlıksızlığın bu organizma üzerindeki etkilerini gözlemlemek. Misyonun sonunda bir bilimsel makale ortaya çıkarılmayacak çünkü tüm deney aslında bir okul projesinin uzaydaki uzantısı olacak. Ferrand herkesin aklındaki soruların aynı olduğunu söylüyor:

“Kimse mikro yerçekimi ortamında davranışının ne olacağını bilmiyor: hangi yönde hareket edecek? Yukarıya doğru uzayacak mı yoksa yanlara doğru mu genişleyecek?”

Toulouse’daki Hayvan Bilişi Araştırma Merkezi direktörü Blob uzmanı Audrey Dussutour, “Sütunlar oluşturarak gelişecek mi merak ediyorum” diyor.

Binlerce okul öğrencisi aynı anda Blob’u gözlemleyecek

Bu sırada, Dünya’da, aynı LU352 türünden kesilen binlerce örnek, Fransa’daki yaklaşık 4 bin 500 okula dağıtılacak.

Uzay ajansının eğitim programını yürüten Christine Correcher, “350 binden fazla öğrenci Blob’a ‘dokunacak’ diyor. Bu ayın sonunda öğretmenlere üç ila beş sklerotia içeren kitler verilecek. Blob’un bölümleri uzayda canlandırıldığında, aynı anda Dünya’daki parçaları da sulanacak. Bu şekilde çok sayıda karşılaştırma ve gözlem yapılacak.

Bilim insanları bu şekilde yaşamın temel yapı taşlarına ilişkin bazı sorulara ışık tutulabileceğini düşünüyor.

Facebook ile Yorum Yapın

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.