Türkiye’nin en büyük 500 firmasını listeleyen Fortune 500 Türkiye listesine 2011 yılında 56’ıncı sırada girmeyi başaran Devlet Hava Meydanları İşletmesi( DHMİ) 2012’de 53, 2014’te 44,2015’de 42 ve 2016 yılında 45 ‘inci sırada yer aldı.
Satış hacimlerine göre Türkiye’nin önde gelen büyük firmalarının belirlendiği listede DHMİ’nin 2016 yılı  FAVÖK ( Faiz Amortisman Vergi Öncesi Kar) sıralamasında 15’inci sırayı alması dikkat çekiciydi.Çünkü FAVÖK, bir şirketin ana faaliyetlerindeki karlılığı göstermesi açısından önemli bir  gösterge olarak değerlendiriliyor.
2016 yılında 686.496.082 TL ihracat yapan kurum yıllardır  hedeflediği yurtdışına açılma sürecini başlattı.DHMİ yönetimi, yurtdışında şirket kurabilmek için Bakanlar Kurulu’ndan çıkacak karar doğrultusunda kuracağı şirkete merkez olarak, vergi cenneti olması ve şirket kurmadaki kolaylıkları nedeniyle İngiltere’ye bağlı Jersey Adası’nı seçti. Yurt içinde edindiği köklü bilgi birikimi ve yatırım/işletme deneyimini yurt dışına da taşımaya yönelen Kurum,parası olup iş tecrübesi olmayan yabancı şirketlerle ya ortaklık ya da iş bitirme belgesini kullandırma yoluyla kârdan pay alacak.Özellikle havalimanlarındaki sistem ve cihazlara ilişkin kalibrasyon işlerinde yetkin bir deneyime sahip DHMİ’nin, yurt dışındaki rakipleriyle rekabet için o şirketler gibi vergi ödememek için akın ettiği vergi cennetlerinden biri olduğu bilinen yeri seçmeleri son derece stratejik bir karar olarak değerlendirilmeli.Oyunun kuralı küresel ölçekte böyle.Aksi takdirde rekabet şansınız yok.
TAV Havalimanlarının ardında DHMİ’nin yurt dışında halihazır  iyileştirme ve  yeni havalimanları inşaasında  güçlü bir oyuncu muhakkak Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Funda Ocak ve ekibinin  izlediği yatırım politikasıyla  ulusal nitelikli bir kurum kültürü oluşturduğu bilinen bir gerçek.Elbette makro düzeyde bir hareket tarzı olarak geniş  ölçekli bir analiz yapmamız bizim konumuz değil ama bir şunun altını da çizmek gerekiyor.Hükümetin kendi politikası yönünde hayata geçirdiği Türkiye Varlık Fonu Şirketine,DHMİ’nin de dahil edilmesi çalışmaları gündeme gelmedi.Bundan sonra da umarım gerçekleşmez.Böyle bir yapılanma kurumun hareket kabiliyetini engeller diye düşünüyorum.

***

UÇAR AİLESİ

Şirketin internet sitesinde ATÜ için şu ifadeler yer alıyor:” TAV Havalimanları Holding, Gebr. Heinemann ve Unifree Duty Free A.Ş. ortak girişimi olarak 2000 yılında kurulan ATÜ ,7 ülkedeki 19 havalimanında toplam 84 aktif mağazasında, toplam 2000’den fazla profesyonel çalışanıyla, işbirliği içinde olduğu 100’den fazla uluslararası seçkin markanın 50.000 referans ürününü 365 gün 24 saat boyunca müşterilerinin beğenisine sunarak, kuruluşundan beri 10 uluslararası kurumsal ödülle onurlandırılmıştır.” Gerçekten ATÜ emsalleri içinde hak ettiği övgüyü alan bir kuruluş. Mağazalar zincirinde yok yok! Cüzdanındaki nakite, nakitin yoksa kredi kartına(varsa-limiti dolmamışsa) hakim alamayan bir yolcunun onlarca markanın arasından hasarsız çıkması yani parasız ve limiti dolmuş kredi kartıyla mümkün olmayabilir. Hele hele bir de gecenin 3’ünde havalimanına gelip, gündüz 1’de  İngiltere’ye gidecek bir ailenin alışveriş maceralarını anlatan “UÇAR AİLESİNİN MACERALARI  BAŞLIYOR” adlı dijital diziyi izlerseniz bu başınıza pekala gelebilir.

Dizinin yayına girmesiyle ilgili konuşan ATÜ Duty Free Genel Müdürü Ersan Arcan “ATÜ Duty Free olarak yolcularımızın ihtiyaçlarını ve isteklerini önceden bilerek en iyi müşteri deneyimini yaşatmak üzere hareket ediyoruz. Markalı içeriğin trend olduğu ve dijitalleşen dünyada yolcularımız ile dijital kanallardan iletişime geçmek için Uçar Ailesi’ni yarattık. Yılların deneyimi ve kullanıcı içgörülerini bir araya getirdiğimiz projemiz ile yolcular ve ATÜ Duty Free markası arasında henüz yolculuklarına başlamadan güçlü bir bağ kurmayı hedefliyoruz” demiş ama bu güçlü bağ(?) İngiltere’ye, o ülkenin en ünlü markası çayı götürmek için mücadele eden eşini ikna etmeyen çalışırken kocasını pert eden sarışın bir kadınla nasıl kurulacak merak ediyorum.Acaba o çay İngiltere’den daha mı ucuza satılıyor? Ola ki satılıyor, o zaman bir cümle diziye yansıtılmalıydı. Dizinin ilk bölümünde sarışın hanımda sanki onyami* bağımlılığı var gibi…Durdurulamayan bir alışveriş süreci yaşıyor ve bu deyim yerindeyse bu durum kutsanıyor. Bu diziye psikiyatristler fena kızacaklar. O kadar yazıyorlar ama onyami* teşvik ediliyor. Eh,dünya kapitalist dünya !,paran kadar konuş, harca, tüket ve mutlu ol.Ama biz notumuzu düşelim; Uçar ailesini biraz frenlemekte fayda var. Kötü örnek oluyorlar.

(*)Alışveriş bağımlılığı problemi olan kişiler ihtiyaçları olmadığı halde dürtüsel olarak sürekli birşey satın alırlar ve bu alışkanlıklarını kontrol edemezler.Bu tip problemi olan kişilerde alışveriş yapma ve para harcama arzusu zihinsel olarak kendini meşgul etmek için ortaya çıkar. Bu kişiler kızgın, kaygılı ya da üzgün hissettiğinde alıveriş yapma ihtiyacı duyar. Alışveriş sırasında keyif alsalar da sonrasında mutluluk duygusunun yerini pişmanlık, suçluluk, kızgınlık alır. 

 

Facebook ile Yorum Yapın

2 YORUMLAR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.