TÜRSAB Hava yolu Biletleme ve IATA İhtisas Başkanı Numan Olcar, hava yolu biletlemesi yapan seyahat acentelerinin sorunları ile ilgili olarak açıklama yaptı. THY’nin acentelere rakip olma tavrının yerli ve yabancı diğer hava yolu şirketlerine de örnek olduğunu kaydeden Olcar, ”Acentelerin sabrı kalmadı” dedi.

Türkiye’de gerek hava yollarının büyümesinde gerekse vatandaşların hava yolunu kullanımında acentelerin önemli bir rol üstlendiğine dikkat çeken Olcar, son 6 yıldır seyahat acentesini kendine rakip gören pazarlama politikalarının, sektörün kendi bindiği dalı kesmesine ve hava yollarının da ciddi zararlar açıklamasına neden olduğunu kaydetti.

Turizmin hizmet verilmeden alınan bir sektör olmadığını kaydeden Olcar, ”Hava yolları için fevkalade öneme sahip, seyahat acentelerini bertaraf etmeye yönelik politikaların sonuçları da ortadadır. Bir ürünü en iyi şekilde tanıtıp, bunu tüm taraflara optimal bir kazanç haline dönüştürmek acentelerin temel uzmanlık alanıdır. Oysa sözde, acente maliyetinden fedakarlık etmeyi başarı saymak veya by-pass etmek hava yolunun bindiği dalı kesmesidir” dedi.

”ACENTELER HAVA YOLLARININ DOLGU MALZEMESİ DEĞİL”

Türkiye’ye 4 saat bir uçuş mesafesinde neredeyse 2 milyarlık bir nüfusun yaşadığını belirten Numan Olcar, ”Yolcuyla birebir irtibatı olan seyahat acentaları ise sahanın nabzını doğrudan tutan bir konumda olup, arz-talep dengeleri konusunda hava yoluna en iyi ışık tutacak durumdayken bundan istifade etmeyip, üstelik acentaları oyun dışında bırakacak uygulamaları desteklemek büyük bir hatadır. Bu sebeple hava yollarının, ‘ben doldurduğum koltukları doldurayım, boş kalanını da acenta doldursun’ düşüncesi doğru bir strateji değildir. Zira bu gidişle mesleğini sürdürecek acenta kalmayacaktır.” ifadelerini kullandı.

THY’nin büyümesinde acentelerin önemli bir rol oynadığına değinen Numan Olcar, açıklamasının devamında şu noktalara dikkat çekti

“HAKSIZ REKABET ŞARTLARI”

Hava yollarının uyguladığı bazı kampanyalar çerçevesinde ürünü sadece kendi web sitesinden veya aplikasyonundan veya çağrı merkezinden satması ve yaptığı bir indirimde acenta kanalını devre dışında bırakarak uygulaması veya bazı ücret sınıflarını acentasına göstermemesi, fevkalade haksız bir rekabet örneğidir. Oysa ülkemizde bulunan yaklaşık 11 bin seyahat acentasından 6 bin civarı geçimini bu meslekten sağlamakta ve minimum istihdam ettiği ortalama 5 personelle de ciddi bir istihdam yaratmaktadır. Hiçbir hava yolunun koltuklarının tamamını internetten satması mümkün değildir. Her şeyden önce bu kapasitede hizmet verecek bir çağrı merkezi altyapısı yoktur ve olamaz da. Halihazırda biletini internetten almış olan yolcuların deneyimlerinde biletleri ile ilgili iptal, değişiklik konularında dakikalarca robot santrallarla muhatap oldukları ve bir sonraki deneyiminde yine seyahat acentasını tercih ettikleri de önemli bir tespittir. Hal böyle iken, hava yollarının acentalar olmasa da olur şeklindeki tutumu, kendi gelir kayıplarının da büyümesine neden olmaktadır. Oysa; acentaları ile geliştirebilecekleri programlar gerek maliyet gerekse müşteri memnuniyeti açısından çok daha faydalıdır.

“ACENTELERİN TAHAMMÜLÜ KALMADI”

Hava yolları bilet satış sektöründe, mevzuatla çalışmaları kurumsallaştırılmayan ve hava yollarının elinde sahipsiz bırakılarak, bir bakıma deneme tahtası olan acentalar mevcut haksız rekabet şartları altında ezilmekte, çoğu da faaliyetini sonlandırmak durumunda kalmaktadır. Bu konuya süratle müdahale edilmelidir.

“İLGİLİ KURUMLARI GÖREVE ÇAĞIRIYORUZ”

Ülkemizde sivil havacılık alanında kural koyma, denetleme ve yaptırım uygulama faaliyetlerinden sorumlu olan bir Bakanlığımız ve Bakanlığımız uhdesinde de Sivil Havacık Genel Müdürlüğümüz (SHGM) vardır. Sivil havacılığa dair her şeyi denetlemeye ve mevzuatlarını geliştirmeye dair yetkisi olan Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nden, özellikle hava yollarının bayileri yani acentaları ile olan ilişkilerini düzenleyecek, haksız rekabet ortamı yaratmayacak ve dolayısyla tüketicinin mağduriyetini önleyerek, satış kanallarında eşitliği sağlayacak düzenlemeleri bekliyoruz. Acentalar kadar bu mevzuat eksikliğinin önemli mağdurları tüketicilerdir.

“KİMSE KENDİNİ DEV AYNASINDA GÖRMESİ”

Havacılık tarihi, pek çok batmış hava yolu ve başarız havacılık örnekleri ile doludur. Çok uzağa gitmeyelim; bugün Avrupa havacılık tarihinde dahi zamanın en büyük en erişilmez hava yolu olmasına rağmen iflas etmiş, el değiştirmiş hatta bayrak değiştirmiş milli hava yolları vardır. Çok maliyetli olan operasyonlarda hatalı kararlar ve hatalı pazarlama yolları sonun başlangıcı olabilir. Ülkemizde de pek çok kapanmış hava yolu örneklerinin altında da benzeri sebepler vardır. Bu örneklerin yaşandığı ülkelerde hatalı startejilerin yanı sıra; acentalık teşkilatının yeterince geniş ve güçlü olamamasının da etkileri büyüktür. Şimdi ise hava yollarının uyguladıkları politikalarla acentalar bir bir kapanırken, başta Türk Hava Yolları’nın da en önemli kalkanı hızla zayıflamaktadır

“Yolcular da acentalarına sahip cıkmalıdır”

En ufak bir hava muhalefetinde, uçuş iptallerinde, hava yolu grevlerinde vs. internet kanalı ile alınan biletlerde yolcuların muhatap bulamadıkları, saatlerce robot santrallerle muhatap kaldıkları yüzlerce kere kanıtlanmış bir gerçektir. Bu sebeple acentaları hava yollarından çok yolcuların ayakta tutması gerekir. Gerektiğinde hava yolları karşısında yolcuların haklarını profesyonelce arayabilecek kesim; yine acentalardır. Unutulmasın ki acentalar birer seyahat danışmanıdır ve acentasız yolcu, seyahatinde yalnız bir yolcudur.

Facebook ile Yorum Yapın

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.