Airbus’ın 2026-2045 Küresel Piyasa Tahmini’ne (GMF) göre, kentleşme ve GSYİH büyümesi, hava yolculuğuna yönelik uzun vadeli talebin ana itici güçleri olarak görülüyor.
Tahminlere göre, önümüzdeki 20 yıl içinde kentleşme daha küçük şehirlere doğru genişleme eğiliminde olacak; orta sınıfların ve diasporaların büyümesi ise, uçakların verimliliğinin artması ve yolcu hacmindeki yükselişin de desteğiyle, şehirler arasında yeni güzergahları ekonomik olarak uygulanabilir hale getirecek.
Tahminlerde öne çıkan başlıklar şöyle;
Havacılık, yalnızca yüksek değerli malların hızlı satış için taşınmasında değil, aynı zamanda dünyanın dört bir yanındaki insanları çeşitli nedenlerle birbirine bağlamada ve birçok topluluk için hayati bir ekonomik bağlantı görevi görmede de önemli bir rol oynamaktadır.
Havayolu ağları merkezden uzaklaşıyor. Demografik değişiklikleri ve diasporaların büyümesini yansıtan bir şekilde, küçük kent merkezlerinin sayısı büyük şehirlerden neredeyse üç kat daha hızlı artacak.
GMF, uçak verimliliğine ek olarak, bağlantıyı ana rotaların ötesine, küçük ve orta ölçekli şehir çiftlerini de kapsayacak şekilde genişletmeyi öngörüyor. Riga-Tenerife ve Melbourne-Alice Springs gibi rotalar, A220 gibi uçaklarla halihazırda verimli bir şekilde hizmet verilebiliyor.
Uçağın daha geniş menzili, Lizbon-Recife (A321neo), Dublin-Nashville (A321XLR), Cezayir-Kuala Lumpur (A330neo) ve Taipei-Phoenix (A350) gibi uzak şehirler arasında doğrudan bağlantıları da mümkün kılıyor.
Airbus’ın ürün stratejisi, bu pazar talebini yansıtıyor; bunun kanıtı, A220’den A350’ye kadar tam üretim oranlarını destekleyen ve aylık 75 adet A320 dahil olmak üzere toplamda yaklaşık 9.000 uçağa ulaşan rekor sipariş birikimidir.
Şu anda A320 ailesinin siparişlerinin %70’inden fazlası, yeni şehirlerarası rotalar için ideal olan daha büyük A321neo ve XLR modellerine ayrılmış durumda. Daha yüksek kapasiteli rotalar A330neo ile, uzun mesafeli uçuşlar ise özellikle kargo versiyonuyla hızlı kargo segmentinde de öne çıkan A350 ile gerçekleştiriliyor.
Yolcu trafiğindeki büyüme güçlü seyrini sürdürüyor. 2045 yılına kadar, uçakla seyahat etme olasılığı en yüksek olan orta sınıf nüfusunun 1,4 milyar kişi (+%34) artması bekleniyor. Küresel hava trafiği, dünya ekonomik büyümesi ve insanların seyahat etme isteğiyle yakından bağlantılıdır.
Bölgesel çatışmalar ve yüksek yakıt fiyatları gibi kısa vadeli aksaklıklara rağmen, tarihsel verilerin de gösterdiği gibi uzun vadeli talep güçlü kalmaya devam ediyor. GMF, küresel GSYİH büyümesi (%2,6), kentsel nüfusun genişlemesi (+1,3 milyar) ve orta sınıfın büyümesiyle desteklenen yolcu trafiğinde önümüzdeki 20 yıl içinde yıllık ortalama %3,9’luk bir büyüme öngörüyor. 2045 yılına kadar hava trafiği iki katından fazla artarak yılda yaklaşık 10 milyar yolcuya ulaşacak.
Asya-Pasifik (APAC) bölgesine doğru ekonomik kaymaya paralel olarak, talep de buna göre gelişiyor. Hindistan, Vietnam, Endonezya ve Malezya gibi gelişmekte olan ekonomilerde trafik hızla artıyor. Önemli bir gelişme ise uluslararası göçün ve arkadaş ve aile ziyaretleriyle (VFR) ilgili seyahatlerin artmasıdır.
Verimli uçaklara olan talep yüksek kalmaya devam ediyor. Önümüzdeki 20 yıl için öngörülen 42.060 uçaktan 19.820’si eski modellerin yerini alacak, 22.240’ı ise artan talebi karşılayacak; bunların yaklaşık %81’i tek koridorlu, %19’u ise geniş gövdeli uçak olacak. Bu senaryo, daha düşük CO₂ emisyonuna sahip, daha yakıt verimli uçaklara yönelik eğilimi güçlendiriyor.
Filo yenileme ve rekor düzeydeki uçak değişimleri verimliliği artırıyor. Pandeminin ardından, yaşlanan filolar, özellikle düşük yoğunluklu rotalar ve uzun mesafeli uçuşlar için daha esnek ve ekonomik olan yeni nesil uçaklara olan talebi hızlandırdı.
2026’da küresel uçak filosunun %39’undan, 2045 yılına kadar neredeyse %100’ünün yeni nesil uçaklardan oluşacağını öngörülüyor.






