Cumhurbaşkanı Erdoğan, IDEF’19 Fuarı’nın açılışında yaptığı konuşmada, “Ülkemizde üretilen savunma sanayii ve güvenlik ürünlerinin dünya çapında giderek daha çok kabul görmesi, attığımız adımların doğruluğuna işaret ediyor. Savunma sanayiinde tasarımdan üretime tüm aşamalarda söz sahibi olma hedefimize adım adım yaklaşıyoruz” dedi.

14’üncü Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı (IDEF’19), Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı yönetim ve sorumluluğunda, TÜYAP Tüm Fuarcılık Yapım AŞ organizatörlüğünde bugün açıldı.

Dünyanın en büyük 5 savunma sanayii fuarından biri olan ve Türk savunma sanayii ürünlerinin vitrine çıktığı Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı (IDEF), 30 Nisan-3 Mayıs 2019’da TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştiriliyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezinde düzenlenen “IDEF’19 14. Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı”nın açılış törenine katıldı.

Burada katılımcılara hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, himayelerinde gerçekleştirilen fuarın hayırlı olmasını dileyerek organizasyonda emeği geçenleri tebrik etti.

“IDEF, KENDİNİ DÜNYA ÇAPINDA KANITLAMIŞ BİR İHTİSAS FUARI HÂLİNE GELDİ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1993 yılından beri düzenlenen IDEF’in, 190 firmadan bin 100’e yakın firmaya ulaşarak kendini dünya çapında kanıtlamış bir ihtisas fuarı hâline geldiğini ifade etti.

Türkiye’nin son 17 yılda savunma sanayiinde elde ettiği kazanımlarının en iyi görüleceği zeminin IDEF olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizde üretilen savunma sanayii ve güvenlik ürünlerinin dünya çapında giderek daha çok kabul görmesi, attığımız adımların doğruluğuna işaret ediyor. Savunma sanayiinde, tasarımdan üretime, tüm aşamalarda söz sahibi olma hedefimize adım adım yaklaşıyoruz” dedi.

Konuşmasının devamında, uluslararası yatırımcıların da fuara ilgisinin Türkiye’nin potansiyelinin büyüklüğünü gösterdiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayiinde dünyada ilk 100’e giren firma sayısını dörde çıkartan Türkiye’nin, bu alandaki KOBİ’leri desteklemeyi de temel politikası olarak sürdürdüğünü söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gelecek yıllarda fuarı her bakımdan çok daha ileriye taşıyacak adımların da atılacağına vurgu yaparak, şöyle devam etti: “Devlet geleneğinin geçmişi 2 bin 200 yılı aşan bir ülke olarak, savunma sanayiine önem vermemiz kadar tabii bir durum olamaz. Coğrafyamızda son bin yıldır Selçuklu, Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti olarak varlığımızı güçlü bir şekilde sürdürebilmemizi, diğer vasıflarımızın yanı sıra etkili bir savunma altyapısına sahip olmamıza borçluyuz. Bazıları Türkiye’nin geçmişini bir asırdan ibaret sanıyor, cesametini bununla sınırlı görüyor ve tüm okumalarını da buna göre yapıyor.  Hâlbuki biz, dünyanın en güçlü kara ve deniz ordularını kurmuş, sadece Osmanlı ile 24 milyon kilometrekareye ulaşan hâkimiyet alanları tesis etmiş bir ülkeyiz. Dünya harp tarihine baktığınızda, hem eğitim ve taktik hem de araç gereç bakımından en önemli yeri ecdadımızın aldığını görürsünüz. Son dönemde yaptığımız atılımlar, işte bu tarihi süreklilik içinde okunmalıdır, ele alınmalıdır.”

“TÜRKİYE’NİN İÇİNDE BULUNDUĞU BÖLGE, DÜNYADAKİ SİYASİ KRİZLERİN VE ÇATIŞMALARIN EN YOĞUN OLDUĞU YER”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kutü’l Amare Zaferi’nin 103. Yıl dönümünün kutlandığını anımsatarak tüm şehit, gazi ve kahraman askerleri bir kez daha hayırla yâd ettiğini dile getirdi.

Türkiye’nin içinde bulunduğu bölgenin, dünyadaki siyasi krizlerin ve çatışmaların en yoğun olduğu yer olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu durum, bizim her alanda kendimizi sürekli teyakkuz hâlinde tutmamızı, gücümüzü artıracak yöntemler geliştirmemizi zorunlu hâle getirmektedir” dedi.

Dünyanın tüm insanlığın istikrar ve güven iklimini tehdit eden gelişmeler sebebiyle âdeta diken üzerinde durduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, kurallara dayalı uluslararası düzenin her gün biraz daha erozyona uğratıldığını, tek taraflı güç kullanma ve yaptırım tehditlerinin giderek daha sık başvurulan bir yol hâline geldiğini ifade etti.

“TÜRKİYE, SAVUNMA ALANINDA DA HİÇBİR DAYATMAYI KABUL ETMEYECEKTİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni ve çok daha tehlikeli bir silahlanma yarışına yol açacak güç rekabetinin hortlama ihtimalinin giderek arttığının altını çizerek bölgesel krizlerin süratle küresel boyut kazandığını, terör örgütlerinin de bu tehlikeli gidişin en önemli araçları hâline geldiğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye gibi terörle mücadele eden ülkelere de savunma sanayi alanında gizli veya açık ambargolar uygulandığına işaret etti. Suriye’de yuvalanan bir terör örgütüne, Türkiye’ye parayla verilmeyen silahların bedelsiz verildiğini görmekten üzüntü duyduklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın diğer pek çok yerindeki terör örgütlerinin sahip oldukları silahların izlerinin de hep belirli yerlere çıktığına dikkat çekerek, “Kendileri, binlerce kilometre öteden tehdit algıları üretip orantısız bir güçle üzerine gidenler, bizim meşru hassasiyetlerimizi ısrarla görmezden gelmeye çalışıyor. Türkiye; siyasi, diplomatik ve ekonomik alanda olduğu gibi, savunma alanında da hiçbir dayatmayı kabul etmemiştir, etmeyecektir” vurgusunda bulundu.

Hükûmete ilk geldiklerinde savunma sanayi alanında tarihî bir reform başlattıklarını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, göreve geldiklerinde yüzde 80 oranında olan savunma sanayiindeki dışa bağlılık oranının bugün yüzde 30’lar seviyesine indirildiğini bildirdi.

“TÜRKİYE, KENDİ HAVA SAVUNMA SİSTEMLERİNİ ÜRETME KONUSUNDA HIZLA YOL ALIYOR”

Türkiye’nin tarihi boyunca tüm ittifaklarının hukukuna sadık kaldığını, üzerine düşeni yaptığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu savunma sistemlerini ilk olarak müttefiklerinden karşılama yoluna gittiğini, bu yöndeki taleplerin cevapsız kalması ya da şartlara tabi tutulması üzerine farklı adımlar attıklarını ifade etti.

“Rusya ile vardığımız S-400 anlaşmasının gerisinde, işte böyle bir süreç vardır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin kendi hava savunma sistemlerini üretme konusunda hızla yol aldığını açıkladı.

“TÜRKİYE’NİN DIŞLANDIĞI BİR F-35 PROJESİ, TAMAMEN ÇÖKMEYE MAHKÛMDUR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bugünlerde de F-35’ler konusunda haksızlıklara, dayatmaya maruz kaldığını kaydederek, “Proje ve üretim ortağı olduğumuz bir konuda bizi dışlamaya çalışanların, hala bu işin sonunun nereye varacağını göremediklerini düşünüyoruz. Türkiye’nin dışlandığı bir F-35 projesi, tamamen çökmeye mahkûmdur. Şimdi biz kendi millî muharebe uçağımızı üretecek adımları da hızla atmaya başladık. İnşallah hava kuvvetlerimizin bundan sonraki filolarında ağırlık, kendi millî muharebe uçaklarımızdan oluşacaktır. Bu çerçevede, geleceğin teknolojisi olarak bakılan insansız muharebe uçaklarıyla ilgili de çok yoğun çalışmalarımız var” diye konuştu.

“SİLAHLI VE SİLAHSIZ HAVA ARAÇLARI KONUSUNDA TÜRKİYE DÜNYADA SÖZ SAHİBİ BİR KONUMA GELDİ”

Türkiye’ye uçaklarda kullanılan bombaları vermeyenlerin, Türkiye’nin ürettiği bombaların gücü ve ekonomikliği karşısında şaşkınlıklarını gizleyemediklerini, silahlı ve silahsız hava araçları konusunda da Türkiye’nin dünyada söz sahibi bir konuma geldiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Özellikle yüksek teknolojiye dayalı savunma sanayi ürünlerinin tasarım ve üretimi konusuna çok büyük önem veriyoruz. Zira zırh, optik, yazılım, motor, simülasyon, patlayıcı teknolojileri başta olmak üzere, ülkemizin önünü kesmek için araç olarak kullanılan her hususta, kendimizin ve dostlarımızın ihtiyaçlarını karşılayacak altyapıyı kurmakta kararlıyız. İnşallah birkaç yıla kadar tüm bu hususlarda bambaşka bir yere gelmiş olacağız” ifadelerini kullandı.

Doğrudan Cumhurbaşkanlığına bağlı görev yapan Savunma Sanayii Başkanlığı’nın portföyünde, proje bedeli 75 milyar doları bulan 690’den fazla başlıkta çalışma yapıldığı bilgisini paylaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, kamuya ait savunma sanayi şirketlerimizin her birinin kendi alanlarında dünya markası olduğunu, özel sektörün çok sınırlı imkânlarla büyük başarılara imza attığını ve savunma sanayi alanında çok deneyimli, uzmanlaşmış insan kaynağı oluşturan Türkiye’nin artık dışarıdan uzman getirmek yerine yurt dışına uzman gönderir hâle geldiğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayilerinin teknolojinin lokomotifi olduğuna vurgu yaparak, fuarda yapılacak anlaşmaların ve tesis edilecek işbirliklerinin hayırlı olmasını diledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler ile birlikte  “IDEF’19 14’üncü Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı”nın açılış kurdelesini kesti.

Facebook ile Yorum Yapın

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.