Turizm Yazarları ve Gazetecileri Derneği (TUYED) Yönetim Kurulu Başkanı ve Yeni Birlik Gazetesi yazarı Musa Alioğlu bugünkü köşe yazısında, “ Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’na bağlı Ulaşım Emniyeti İnceleme Merkezi Başkanlığı’nın (UEİM)  yapısını ve işlevini”  inceledi.
Alioğlu’nun yazısı şöyle;
Türkiye’de ulaştırma araçlarının yaptığı her türlü kazayı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’na bağlı Ulaşım Emniyeti İnceleme Merkezi Başkanlığı (UEİM) soruşturmaktadır.

Türkiye’de ulaştırma araçlarının yaptığı her türlü kazayı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’na bağlı Ulaşım Emniyeti İnceleme Merkezi Başkanlığı (UEİM) soruşturmaktadır. Bu merkezin başında ise, daha önce İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde trafik konularına bakıp, bisiklet yollarıyla ilgilenen, jeodezi ve fotogrametri tahsili yapan ve bu göreve 2020’de atanan Mükremin Kara vardır.

Bakanlığın internet sitesine girdiğinizde bu birimin demir yolu, deniz, hava aracı ve karayollarındaki kazaları soruşturan bir Değerlendirme Heyeti bulunmaktadır.

Heyet şu isimlerden oluşmaktadır.

1- Mükremin KARA (Başkan)

2- Ahmet BULUT (Üye)

3- Feyzullah ARSLAN (Üye)

4- Prof. Dr. Mustafa KARAŞAHİN (Üye)

5- Hasan NAİBOĞLU (Üye)

6- Dr. Tayfun ACARER (Üye)

7- Uygar ELMASTAŞI (Üye)

Görebildiğimiz kadarıyla bu heyet gemi, tren ve de uçak kazalarını inceleyerek raporlar hazırlıyor ve yayınlıyor. Heyet üyelerinin öz geçmişlerini bulamadığım için, kimin hangi konuda uzman olduğu gerçeğinden de uzağız. Örneğin heyete uçak kazaları konusunda bir tek uzman varsa, diğerleri nasıl yorum yapıyorlar.

Kurul en çok deniz kazalarını, birçok tren kazasını, hava aracı kazalarını ve karayolu kazalarını inceleyerek raporlar yayınlamış. Çok iyi niyetli ve gayretli bir çalışma sergiliyor olabilirler Buna hiçbir itirazım yok. Bu merkez ve oluşturulan heyet deniz ve tren kazalarında ulusal ve uluslararası mevzuata uygun mudur hiç yorum yapamam. Ama uçak kazalarında veya yaygın adıyla kaza kırımlarda, kaza kırım heyeti kavramıyla bu merkezin işi örtüşmekte mi veya nasıl ayrışmaktadır. Tüm dünyada uçak kazalarını bu konuyu iyi bilen uzmanlardan oluşan heyetler incelemekte. Bizde de eskiden öyleydi.

Şimdi ise bir heyet her alana bakıyor.

Tabii bir de mahkemeler var ki, onların bilirkişilere dayanarak verdikleri bazı kararlar tartışma yaratıyor ve kamu vicdanını rencide ediyor. Örneğin, 2020 Sabiha Gökçen’de pistten çıkan uçağın kaptanının tutuklanması konusu gibi.

Uçak kazalarında görev yapan kurullar birçok ülkede bağımsız hareket eder.

Örneğin, ABD’de kısa adı NTSB olan Ulusal Ulaştırma Güvenliği Kuruluşu (National Transport Safety Board) bana ve birçok kişiye göre tam bağımsızdır.

UEİM dediğimiz bu merkez Bakanlığa bağlı olduğu sürece bağımsızlığından nasıl ve ne kadar emin olabiliriz. Örneğin uçak ve helikopter kazalarına ilk müdahale eden, nedenini, nasıl geliştiğini, meydana gelen hasarı ilk önce inceleyen, her havacılık biriminde (havaalanı, üs, teknik bakim merkezi) bulunan, yetkili kişilerden oluşan ve kaza mahallini ilk inceleyip rapor veren birim olan kaza kırım ekibinin görüşleri bu merkezin değerlendirme heyetiyle zıtlık arz ederse kim dikkate alınacak?

Bu konuda yeniden yapılanmaya giderek bağımsız bir kurul oluşturulması gerekli olsa gerek. Fakat, bazı şeyler söylendiği gibi kolay olmuyor. Kalıpları kırmak zor.

HAVACILIK EMNİYET SİSTEMİ

Ulaştırma Bakanlığı, Uluslararası Sivil Havacılık Anlaşması’nın 19 numaralı Eki (ICAO Annex 19) gereğince, sivil havacılık hizmet sağlayıcılarının bir Emniyet Yönetim Sistemi kurması gerekliliğine paralel olarak; üye ülkelerin de bir Sivil Havacılık Devlet Emniyet Programı oluşturmak ve yürütmek yükümlülüğü bulunduğu bir gerçek.

Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü bu konuda bir açıklama yaparak “Sivil Havacılık Devlet Emniyet Programı; havacılık emniyetinin Devlet tarafından yönetilebilmesi için, Devlet içerisinde bir Emniyet Yönetim Sisteminin oluşturulması, geliştirilmesi ve uygulanmasıdır” diye görüş açıkladı.

Açıklamada şu görüşlere yer verildi:

“Bu program, devletin, sivil havacılık emniyetiyle ilişkili kurum ve kuruluşlarının; havacılık emniyetinin yönetilmesi ile ilgili belirli faaliyetleri yerine getirmesini sağlayacak olup, bu kurum ve kuruluşların havacılık emniyetiyle ilgili görevlerini, sorumluluklarını ve birbirleriyle ilişkilerini belirlemesi açısından büyük önem arz etmektedir.

Sivil Havacılık Devlet Emniyet Programının gerektirdiği faaliyetler, sivil havacılık emniyetiyle ilişkili kurum ve kuruluşların üst düzey koordinesini gerektirmektedir. Bu çerçevede, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı ya da yetkilendireceği temsilcisi başkanlığında; sivil havacılık emniyetiyle ilişkili kurum ve kuruluş temsilcilerinden oluşacak bir ulusal kurul (Sivil Havacılık Devlet Emniyet Kurulu) oluşturulacaktır.

Bu kapsamda, 15/07/2018 tarihli ve 4 sayılı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile verilen görev kapsamında, Genel Müdürlüğümüzce hazırlanan Sivil Havacılık Devlet Emniyet Programı ve Sivil Havacılık Emniyet Politikası, Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Sayın Adil Karaismailoğlu tarafından onaylanmıştır.”

Daha önce, Milli Sivil Havacılık Güvenlik Programı (MSHGP) diye adlandırılan ve daha sonra lağvedilen kurulun yerini alan bu oluşumun daha bir koordineli ve yararlı olacağını ümit ediyorum.

Mutlu yarınlar Türkiye’m…

Facebook ile Yorum Yapın

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.