Kuruluşunda ilk dış hat seferini Atina’ya yapan THY, bugün 50’si yurt içi, 278’i uluslararası olmak üzere dünyanın 128 ülkesine ve 328 farklı noktaya uçan bir havayolu şirketi olarak devler liginde başa güreşmektedir.

1933 yılında sadece 5 uçaklık bir filoyla kurulan, o zamanki adıyla Devlet Hava Yolları, bugün Türk Hava Yolları (THY) -Turkish Airlines – adıyla 372 uçaklık bir (Yolcu ve kargo) filoya ulaşmıştır.

Kuruluşunda ilk dış hat seferini Atina’ya yapan THY, bugün 50’si yurt içi, 278’i uluslararası olmak üzere dünyanın 128 ülkesine ve 328 farklı noktaya uçan bir havayolu şirketi olarak devler liginde başa güreşmektedir. Türk Hava Yolları en son, Gabon’un başkenti Librevil bağlantılı olarak Angola’nın başkenti Luanda’yı da uçuş ağına ekleyerek Afrika’da 61’inci noktaya ulaşmış oldu.

Daha önceleri Afrika kıtasına yapılan bu seferleri küçümseyerek “Uçaklar boş gidip, boş geliyor” diye karalama yapan iş beğenmezlere karşı, bu pazarda yeni hatlar açmaktan geri durmadı ve bugün kara Afrika’yı ticari anlamda fethetmeyi başardı.

Kendi ülkesinin milli havayolunun her türlü başarısını görmezden gelenlere inat, THY, 4-10 Ekim tarihleri arasında bir günde bin 185 seferle Avrupa’da en çok uçuş yapan ikinci hava yolu şirketi oldu. Avrupa Hava Seyrüsefer Emniyeti Teşkilatı’nın (EUROCONTROL), hava trafiği verilerine göre, Avrupa’da bu süre içinde toplam 162 bin 853 uçuş yapıldı.

Yurt içindeki uçak trafiğinde THY’nin ne durumda olduğuna bakmadan önce Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü’nün Eylül ayına ait bilgilerine bakmakta yarar var. Havalimanlarında Eylül ayında 164 bin 766 uçakla, tam 15 milyon 727 bin 047 yolcu misafir edilmiş.

Daha geniş zaman dilimine baktığımızda 2021 yılının ilk 9 ayında ise, 1 milyon 053 bin 565 uçakla 91 milyon 391 bin 065 yolcu misafir edilmiş.,

Bu rakamlar içinde Türk Hava Yolları’nın Eylül ayı içindeki payı ne kadardır diye baktığımızda onu da, kurumun KAP’a (Kamuoyu Aydınlatma Platformu) verdiği bilgilerde görmek mümkündür.

Eylül 2019 döneminde 6,7 milyon olan toplam yolcu sayısı, 2021 yılının aynı ayı içinde 5 milyon olarak gerçekleşmiştir.

THY’nin yolcu doluluk oranı Eylül 2021 döneminde yüzde 69,7 olarak gerçekleşmiş.

THY A.O, Ocak – Eylül 2021 dönemine ilişkin trafik sonuçlarını şöyle açıklamış.

Ocak – Eylül 2019 döneminde 56,4 milyon olan toplam yolcu sayısı, 2021 yılının aynı döneminde 31,1 milyon olarak gerçekleşmiştir. THY Anonim Ortaklığı yolcu doluluk oranının 2019 yılının aynı dönemine göre 14,7 oranında azalma ile (Covid-19 önlemlerine rağmen) yüzde 66,7 olarak gerçekleştiğini açıklıyor.

Toplam arz edilen koltuk, Ocak – Eylül 2019 döneminde 140,6 milyar iken, 2021 yılının aynı döneminde yüzde 37,3 azalarak 88,2 milyar olarak gerçekleşmiştir.

THY gibi dev bir kuruluşu idare etmenin çok da kolay olmadığını, başarıyı veya başarısızlığı bir tek kişiye fatura etmenin doğru olmayacağı gerçeğini göz önüne alarak Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı M. İlker Aycı’ya kulak verelim.

“Bayrak taşıyıcı (Flag carrier) unvanını taşıyan THY, 2020’yi 6,7 milyar dolarlık gelir ve 1,9 milyar dolarlık kâr ile kapattı. Tabii bu rakamlar pandemi öncesindeki yani 2019 yılındaki rakamların ancak yarısı kadardı”

Aycı, “2020’de devletimizden nakdi yardım almadan rakiplerimize göre çok iyi bir performans sergiledik. Krizi, kendi kaynaklarımızla ve operasyonel verimliliğimizle önlem alırken nakit devlet desteği olmadan yönettik” dedi. Aycı, Türk Hava Yolları, 2019’da yolcu sayısı 74,3 milyon iken, geçen yıl 28 milyon yolcu oldu. 2021’in ilk 6 ayında toplam gelirin, 2019 seviyelerinin yaklaşık yüzde 67’si olan 4 milyar dolara ulaştığını söyledi.

Aycı, daha sonra şöyle devam etti:

“Avrupa’nın en iyi performans gösteren bayrak taşıyıcısı olarak başarımız tesadüf değil. Aldığımız birçok önlemin yanı sıra başarımızı çalışanlarımızın özverisine borçluyuz. Diğer havayolu çalışanları işten çıkarmalarla karşı karşıya kalırken, bu süreçte hiçbir çalışanımızla yollarımızı ayırmadık.”

THY Yönetim Kurulu Başkanı İlker Aycı, “Diğer taşıyıcılardan daha iyi hizmet ve daha hızlı bir iyileşme sağlamak için personel çıkarmama kararı aldık. Küresel havacılık sektörü, bir yılı aşkın süredir bugüne kadarki en büyük krizle karşı karşıya kaldı ve tarihin en ağır kayıplarını yaşadı. Diğer küresel taşıyıcılar gibi, süreçteki birçok zorluğa hızla adapte olduk. Finansal istikrarı korumak için hızlı bir pozisyon aldık ve sonuç olarak krizi başarıyla atlatan havayolları arasında yer almaktan gurur duyuyoruz” derken başarıyı çalışan ve emek veren herkesle paylaşıyordu.

THY’nin Avrupa’da liderliğe oynamasının yanı sıra dünya çapında bir şirket olması sıradan bir başarı öyküsü değildir. 50 bin kişilik dev bir topluluğun alın terinin ve emeğinin yücelttiği bu başarıyı daha üst seviyelere taşımak tüm çalışanların birinci amacıdır. Üst yöneticilerden kabin çalışanlarına, kokpitten yer görevlilerine teknik ekipten, pazarlamaya kadar tüm birimleriyle THY’yi ve onu yaratan ve yaşatanları rahmet, sevgi ve saygıyla anmak boynumuzun borcu olsa gerek.

İyi uçuşlar Türk Hava Yolları’mız.

musaalioglu@gmail.com

 

Petroldeki fiyat artışı uçak biletlerine yansır

Dünyada petrolün önemi nedir, olmazsa neler olmazdı veya ulaşımındaki güçlük bize nasıl yansır konusuna bakalım.

150’yi aşkın petrol çeşidi olmasına rağmen dünyada en çok Brent, (Kuzey Denizi’ndeki adaların baş harflerini içeren bir kelimedir), Teksas petrolü olarak da bilinen Western Texas Intermediate (WTI) petrolü ve Umman Petrolü diye bilinen çeşitleri bilinir.

Dünyanın en yüksek hacimli piyasası olarak kabul edilen Forex’te, en fazla Brent petrol yatırımı yapılmaktadır.

2020’de Covid-19 nedeniyle daralan ekonominin bu yıl büyüme göstermesi beklenirken, birçok sektörde talep artışı üretimde patlamaya neden oldu.

Bu canlılık enerji tüketiminde de aynı oranda artışı beraberinde getirdi. Enerji kaynaklarındaki üretim bu artışa cevap veremeyince bir arz talep dengesizliği ortaya çıktı. Bu da fiyatları arttırdı.

Sanayide kullanılan doğal gaz fiyatları özellikle Avrupa’da büyük artış gösterdi.

Bu artış üreticiyi farklı kaynak arayışına yöneltince kömürde ve elektrikte fiyatlar arttı. Bu artış petrol fiyatına da yansıdı.

2020’de 20 doların altına inen Brent petrolün varil fiyatı 80 doların üstüne çıkarak 3 yılın en üst seviyesini gördü.

Geçen yıl Eylül ayında en düşük 39 dolar, en yüksek 46 dolardan alıcı bulan Brent türü ham petrolün varil fiyatı, bu yılın aynı ayında en düşük 70 dolardan işlem gördü ve bir önceki yıla kıyasla ikiye katlanarak 80 dolara kadar çıktı.

Uluslararası Enerji Ajansı verilerine göre, 2020’de salgının etkisiyle günlük 90 milyon varile gerileyen petrol talebinin bu yıl 96 milyon varile, gelecek yıl ise 99 milyon varile ulaşacağı ön görülüyor.

2021’de günlük 94 milyon varilde kalan petrol arzı, bu yıl 95 milyon, 2022’de ise 101 milyon varile çıkması bekleniyor.

Kış mevsiminin şiddetli geçecek olması elektrik üretiminin de petrole olan talebi arttıracağından ham petrolün 90 dolara çıkabileceği uzmanların tahminlerinden.

Petrol fiyatları Türkiye’yi nasıl etkiler?

Petrol fiyatlarının artışı ve Türk Lirası’nın Amerikan Doları karşısında değer kaybı elbette ülkemizin ekonomisine olumsuz etkide bulunacak.

Dünya piyasalarında dolar üzerinden fiyatlandırılan petrol ithalatının ekonomi üzerinde doğal olarak yük oluşturacağı kesin ve ne yazık ki kötü bir gerçektir.

Türkiye enerji ithalatı için, 2020 Ağustos ayına göre yüzde 104,1 artışla, 4 milyar 368 milyon dolar ödedi. Ham petrol ithalatımız da aynı şekilde geçen yılın Ağustos ayına göre yüzde 52 artarak 2 milyon 855 bin 794 ton düzeyinde oldu.

Ekim’in ikinci haftasında Brent petrolün varil fiyatı 84,59 dolara kadar yükseldi.

Petrol arzının, talebin gerisinde kalması ve tedarik zincirinde yaşanan sorunlar nedeniyle yaşanan enerji krizi dünyanın her yerinde etkisini sürdürürken, petrol fiyatlarının artışı, bizleri de doğal olarak etkiyecek, başta doğal gaz faturalarımız olmak üzere, araç depolarımızın da çok daha yüksek fiyata dolmasına neden olacaktır. Daha da kötüsü bugüne kadar zar zor da olsa binebildiğimiz uçaklar birçok kişi için ne yazık uzak hayal olacak.

Şu anda mevsim kış. İnsanlar daha az seyahat ettiği için, uçak bilet fiyatları arz talep dengesi gereği düşük fiyatlardan satılıyor. Hatta promosyon kampanyası bile düzenleyenler var. Var derken sayısı üçü geçmeyen havayolu şirketlerimiz, petrol fiyatları böyle giderse yaza doğru uçak bilet fiyatlarını arttıracağından hiç mi hiç kuşkunuz olmasın. Temennimiz ve beklentimiz o dur ki, petrol fiyatları geri gitsin, dolar hak ettiği yerde kalsın ve halkımızın dar gelirli kesimi de her zaman uçaklara binip seyahat edebilsin.

 

Facebook ile Yorum Yapın

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.