Cuma, Haziran 5, 2026

BU HAFTA İLK 5 HABER

Benzer Haberler

NTSB Kokpit Ses Kayıtlarını Gizli Tutmaya Çalışıyor, Yapay Zeka İse Bunu Zorlaştırıyor

Kaza sonrasında uçak kokpit ses kaydının arka planındaki gizemli sese ilişkin araştırma, ülkenin en üst düzey Emniyet araştırmacıları için beklenmedik bir zorluğa dönüştü.

Ulusal Ulaşım Emniyeti Kurulu (NTSB), geçen yıl Kentucky, Louisville’de kalkıştan kısa bir süre sonra düşen ve üç pilot da dahil olmak üzere 15 kişinin ölümüne neden olan UPS 2976 sefer sayılı uçağın kokpitinden alınan ses kayıtlarının yeniden oluşturulmasına yanlışlıkla izin vermesinin ardından, geçen hafta binlerce soruşturmaya ait kamuya açık belgeler geçici olarak yayından kaldırdı.

Yapay zekadaki son gelişmeler, NTSB’nin soruşturmasının bir parçası olarak yayınlanan dijital görüntülerden sesin yeniden oluşturulmasını kolaylaştırdı. Ve bu durum, yasa gereği bu kayıtların yayınlanması yasak olmasına rağmen, NTSB’nin bunların kamuoyundan gizlemesinde sorun yaşanmıştır.

NTSB’deki araştırmacılar, kaza uçuşundan alınan kokpit ses kaydını tekrar dinlerken, uçağın pistten ayrılıp yükselirken başlayan yüksek frekanslı zil sesinin ne olduğunu anlayamadılar. Araştırma esnasında sadece konuşmalar değil kaydedilen tüm ortam seslerinin ne anlama geldiğini öğrenmek kazanın meydana gelişinde önemli ipuçlarını verir.

NTSB araştırmacıları gizemli sesi tanımlamaya çalışırken, bu süreçte, spektrogramlar adı verilen -temelde bir ses kaydındaki frekansların görsel temsilleri- görüntüler oluşturdular ve bu görüntüleri NTSB’nin web sitesinde halka açık hale getirdiler.

Bu spektrogram görüntülerinden orijinal kayıtların sesinin yeniden oluşturmanın mümkün olabileceği düşünüldü. Twitter’da, NTSB’nin bu özel olayla ilgili kokpit ses kayıtlarını yanlışlıkla yayınladığına dair paylaşımlar yer aldı. İnceleme devam ederken bu durum üzerine UPS kazası ve diğer tüm kaza soruşturmalarına ait kamuya açık dosyaları geçici olarak erişimden kaldırıldı.

NTSB sözcüsünün yaptığı açıklamada, soruşturmalar sırasında elde edilen kokpit ses kayıtlarını ve diğer hassas uçak içi ses ve video materyallerini korumak için gerekli prosedürlere sahip olduğu bilgisine yer verildi.

NTSB’nin kokpit ses kayıtlarını yayınlamasını engelleyen yasanın kökeni, 1988’deki Delta Air Lines 1141 sefer sayılı uçağının kazasına dayanmaktadır.

Kalkıştan kısa bir süre önce, uçuş ekibi hosteslerin flört alışkanlıkları hakkında şakalaşıyordu. NTSB’ye göre, pilotların kalkış flaplarını doğru şekilde ayarlayamaması sonucu uçak kalkıştan birkaç dakika sonra düştü. Kazada 14 kişi yaşamını kaybetmiş 76 yolcu yaralanmıştı.

Kokpit ses kayıtlarının yayınlanması, pilotlar ve havayolu şirketi için büyük bir utanç kaynağı olmuş ve Kongre’nin kokpit kayıtlarının yayınlanmasını yasaklayan bir yasa çıkarmasına yol açmıştı. Uzun yıllardır NTSB bu ses kayıtlarının kamuoyuna sızmasını engellemesine rağmen bu sefer spektrogram görüntülerinin yayınlanması CVR kayıtlarının açığa çıkmasına sebep oldu.

FDR ve CVR Kaza kayıtlarının yayınlanmasına karşı yasalar, gizliliği korumak, araştırmanın bütünlüğünü muhafaza etmek ve büyük kayıpların yaşandığı kaza sonrasında kaza mağdurlarına ve ailelerine saygı göstermek amacıyla yapılmıştır. FDR ve CVR kayıtları sadece kazanın gerçek nedeni/nedenlerini ortaya çıkarmak için kullanılır, hukuki sonuçlar doğuracak eylemler varsa süreç esnasında ilgili birimlerle paylaşılır.

Ülkemizde yaşanan havacılık kazalarının araştırma sorumluluğu Ulaştırma Bakanlığına bağlı Ulaşım Emniyeti İnceleme Merkezi (UEİM)’ne aittir. Kaza araştırmalarında yaşanan bir gerçeği paylaşmakta yarar var. Kaza araştırmalarında en önemli bölüm FDR ve CVR kayıtlarının okunur hale getirilerek değerlendirilmesidir. Kamuoyunun da bildiği gibi yaşanan son kazalarda FDR ve CVR’ın okunur hale getirilmesi için gerekli teçhizatın olmaması nedeniyle bu teknolojiye sahip merkezlere götürülerek çözümlemesi yapılmıştır.

Havacılık sektöründe emniyetle uğraşan insanlar olarak bu yeteneğin UEİM bünyesinde oluşturulmasıdır. Bu olmadığı takdirde konuya gönül verenlerin oluşturacağı bir merkezin ülkemize kazandırılmasıdır. Böylesi bir merkez oluşturulması halinde sadece ülkemizde yaşanan havacılık kazaları değil aynı zamanda bu yeteneğe sahip olmayan ülkelerde meydana gelen kazalarının araştırılmasında görev alınabileceği için ekonomiye de katkı sağlayacaktır.

Umuyorum bu yazıyı okuma şansı bulan bilgi ve para sahibi kişi ve kuruluşlar bu önerimizin gerçekleşmesi için adım atarlar.

Emniyetli Uçuşlar Dileriz

 

Eyup Turşucu
Kaptan Pilot (E)
Kaza Araştırma Uzmanı

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

ÇOK OKUNANLAR