Türk Mikrobiyoloji Cemiyeti Parazitoloji Çalışma Grubu Üyesi ve Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Parazitoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ülgen Zeki Ok, Çin’de ortaya çıkan salgını bir başka açıdan değerlendirdi.

*

Koronavirüs (Coronavirus) salgını sırasında ortaya dökülen miş’li geçmişle biten söylentiler, komplo teorileri ve yaratılan panik havası içinde bilimsel gerçeklerin boğulması, bilimden uzaklaşarak, inanç toplumuna dönüştüğümüzü düşündürüyor. Bazı sağlık kuruluşları bile, enfeksiyonun köpekler ve kedilerle yayılabildiğini iddia etti ve besledikleri hayvancıkları kapının önüne koyanlar oldu. Köpek ve kedilerden bizlere bulaşabilen enfeksiyonlar olsa da Koronavirüsler bunlardan değil. Veteriner kontrolünde, evde beslediğimiz bu hayvanların sağlığımıza yararlarının çok daha fazla olduğunu da söyleyebilirim. Yanlışları görebilmek için doğruları öğrenelim ve Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı’ndan Prof. Dr. Abdullah Sayıner’in söylediklerini temel alarak konuyu özetleyelim.

Koronavirüsler ve Salgın

Üst solunum yolu enfeksiyonları ve akut bronşitin yüzde 90-95’ine virüsler yol açarken, en sık görülen beş virüs etkeninden biri Koronavirüsler. Virüs enfeksiyonları özellikle yaşlı ve bağışıklığı baskılanmış hastalarda ölüme yol açabilirler; İnfluenza (Grip) virüsünün ölüme yol açma riski yaklaşık yüzde 1 iken, Çin’de ortaya çıkan Koronavirüs enfeksiyonu için risk, yüzde 3 civarında. 2003 yılında benzer bir Koronavirüs’ün yol açtığı SARS salgınında bu risk yüzde 5’in üzerindeydi ama salgın daha yavaş ilerlemişti. Yeni salgında hastaların yüzde 98’den çoğu Çin’de saptanırken, en az 12 ülkede tanı konan olgular var. Çin’de dün enfekte olan hasta sayısı 11.791’e, ölü sayısı ise 259’a yükselmişti ve hastaların büyük bölümü 60 yaşın üzerindeydi. Türkiye’de şu ana kadar tanı konan olgu yok.

Nasıl Bulaşır? Belirtiler Neler?

Hastaların öksürük, hapşırık ya da burun temizliği sırasında saçılan parçacıkların solunması veya hastaların temas ettiği kapı kolu gibi yüzeylere dokunma ve sonra elin ağız, burun ya da göze teması ile bulaşır. Bireyler virüsle karşılaştıktan 2-14 gün sonra (kuluçka dönemi) diğer üst solunum yolu enfeksiyonlarına benzer ateş, öksürük ve nefes darlığı gibi belirtiler ortaya çıkar.

Korunma ve Tedavi

Korunmada, düzenli olarak sabunla el yıkama, su ve sabun yoksa kolonya gibi alkollü dezenfektan kullanımı, hastalarla yakın temastan kaçınma; hastaların mümkünse evden çıkmamaları, maske takmaları, öksürürken ve hapşırırken ağız ve burunlarını kağıt mendille, yoksa kollarının iç yüzüyle örtmeleri yararlı. Korunmaya yönelik bir aşı yok. Bu virüsü öldürmeye yönelik bir ilaç da yok; tedavide ağrı kesici, ateş düşürücü gibi ilaçlar kullanılabilir. Ateşi 48 saat içinde düşmeyen veya solunum sıkıntısı olan kişiler bir sağlık merkezine başvurmalı.

Komplo Teorileri Doğru mu?

Virüslü hayvanın bir araştırma laboratuvarından kaçtığı, ölen insan sayısının aslında çok yüksek olduğu, Çin’deki kentlerin, enfeksiyon yüzünden hayalet şehirlere dönüştüğü (asıl neden yılbaşı tatili) bilgileri gerçek dışı. Biyolojik silahın söz konusu olduğunu sanmıyorum. Yerel bazı insanların yediklerine yönelik görüntülü haberler ise kötü amaçlı. Birçoğumuzun bayıldığı kokoreç, kelle, paça, işkembe de yabancılara tiksindirici gelebilir.

Enfeksiyon Abartılıyor Mu?

Hızla büyüyen Çin ekonomisine zarar vermek için, basının gücünü elinde bulunduran emperyal güçler, bu fırsatı kullanıyor olabilir. Kanıt mı? İlk kez Suudi Arabistan’da ortaya çıkan, 2012-2015 yılları arasında 26 ülkede 1589 kişide tanı konan ve 567’si ölümle sonuçlanan, yani ölüme yol açma riski yeni virüsten 10 kat fazla (yüzde 35,6) olan, deve kaynaklı Orta Doğu Solunum Sendromu (MERS) nedense bu kadar önemsenmemişti. Suudi Arabistan’da çalışan bir Türk işçi Türkiye’de yaşamını yitirmişti, üstelik. MERS virüsü de Koronavirüs’tü, oysa…

Facebook ile Yorum Yapın

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.