Bugün 17 Ağustos 1999, büyük Marmara depreminin 18’nci yıl dönümü. Bir deprem ülkesi olan ülkemizin, depreme hazırlıksız olmanın bedelini en ağır şekilde ödediği Marmara depreminin üzerinden 18 yıl geçti.

19 Ağustos 1999 büyük Marmara depremi, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük ve en önemli felaketlerinden biridir. 17 Ağustos depreminden sonra yaşananlar özellikle depreme karşı bakış açısı ve depremle baş etmesi gereken yapılarda, depreme hazırlık çalışmalarında ciddi değişikliklere sebep oldu.

17 Ağustos depremi sonrasında gördüklerimiz, ekranlara, insanlara yansıyanlar genel olarak değişime uğradı. Bunlar depremde deniz kumundan yapıldığı için neredeyse iz bırakmayarak yok olan apartmanlar, dolgu sahalara yapılan binalar ya da enkazdan canlı kurtarma sürecinde sorun yaşayan kurtarma ekipleri ciddi değişimlere uğradı. Peki ya bu kalabalığın içerisinde unuttuklarımız?

17 Ağustos depreminde bizim görmediğimiz, haberimizin olmadığı onlarca kişi deprem sonrası yardım faaliyetleri ve yeni felaketlerden korunmak için çalıştılar, peki siz bu isimsiz kahramanlardan hangilerini hatırlıyorsunuz?

s2e2

– Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nca yıllarca deniz karakol uçağı olarak kullanılan S-2E Tracker uçağı, TEMA ve TAI’nin projesi ile yangın söndürme uçağına dönüştürülmesi planlanmıştı. Ancak aktif kullanım konusunda destek bulamayan projede tek uçak yangın söndürme uçağına dönüştürülmüş halde TAI tesislerinde belirsiz bir geleceğe mahkum olmuştu.

S2E_Uzak

Bugün TUSAŞ tarafından test platformu olarak SOLO TÜRK kurucu pilotu Em. Bnb. Murat Keleş tarafından uçurulan S-2E Tracker uçağı o dönem yangın söndürme uçağına dönüştürülmüş halde TAI tesislerinde gökyüzüne döneceği günü beklemekteydi. Ta ki o kara güne kadar, Gölcük’te meydana gelen deprem Kocaeli’de bulunan Tüpraş rafinerisinde yangına sebep olmuştu. Depreme hazırlıksız yakalanan Türkiye, bu büyük yangına da hazırlıksız yakalanmıştı, havadan müdahale gücünün yetersizliği daha büyük bir felakete yol açabilirdi. Yıllarca TAI’de görev bekleyen S-2E uçağı ilk yangınla mücadele görevini Tüpraş tesislerinde gerçekleştirmişti, hatırlıyor musunuz?

– 17 Ağustos depremi sonrasında bölgeye ulaşımda kara yolunda ciddi sorunlar yaşanırken yardım malzemelerinin nasıl taşındığını hatırlıyor musunuz? Deprem sonrasında kara yolunda köprülerin hatta normal yolların dahi ciddi zararlar görmesi sonrasında bölgeye yardım ulaştırmak için kullanılan yollardan biriside İstanbul’da kişiler ya da uçuş okullarına ait uçaklar ile bölgede bulunan Kocaeli Cengiz Topel Havaalanı’na yardım malzemeleri taşınmaya çalışılıyordu. Bu dönemde yardım uçağı taşımak amacıyla kullanılan Bon Havacılığa ait TC-MIA tesciline sahip Cessna-172XP tipi uçak Atatürk Havalimanı’ndan yardım uçuşu için kalktıktan kısa süre sonra motor arızası yaşaması sebebiyle Ataköy açıklarında Marmara denizine inmek zorunda kalmıştı. Balıkçılar tarafından sudan çıkarılan uçağın Pilotu Alihan Göker Tanel, depremzedelere yardım götürmeye çalışırken yardıma muhtaç kalmıştı.

Fotoğraf: http://www.ole-nikolajsen.com/
Fotoğraf: http://www.ole-nikolajsen.com/

– Marmara depremi sonrasında sıkıntı yaşanan konulardan biriside bölgeden haber almaktı. Bu konuda Türkiye’ye yaşanan felaketin büyüklüğünü gösteren fotoğrafları çeken kişi, 19 Mayıs 2013’de kaybettiğimiz, pilot ve hava fotoğrafçısı olan Murat Öztürk olmuştu. Türkiye felaketin büyüklüğünü Öztürk’ün çektiği fotoğraflardan öğrenmişti.

– 17 Ağustos depreminde bölgeye ulaşım ve bölgeden haber almanın yanında en büyük sorunlardan biriside haber alma sistemlerinin neredeyse tamamen kullanılamaz hale gelmesi sonrasında bölge içerisinde arama, kurtarma ve yardım faaliyetlerinin koordine edilmesi neredeyse imkansız hale geldiği bir dönemde Türkiye Radyo Amatörleri Cemiyeti’nin (TRAC) sahip olduğu amatör telsiz alt yapısı ile bölgeye yardıma gelmesi bölgedeki iç haberleşme sorununun çözülmesini önemli ölçüde sağlamıştı.

Aradan geçen 17 yıldan sonra Türkiye’de yangınla mücadele amaçlı hava aracı filosunun yeterli olduğunu, acil durumlarda küçük uçaklarla afet bölgesine hızlı ulaşımı sağlayabilecek olan hava parkları ve genel havacılığın yeterli büyüklük ve sayıya ulaştığını, insanların amatör telsizcilik konusunda yeterli bilince ulaştığını düşünüyor musunuz?

Aradan geçen yıllara rağmen hala içimizdeki acı çok taze, kayıplarımıza Allah’tan rahmet geride kalanlara sabır ve sağlık diliyoruz.

Facebook ile Yorum Yapın

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.