Merzifon Havaalanı’nın girişinden başlayıp, içerde devam eden saygısız davranışlar serisi dayanılacak gibi değil.

Çorum Hakimiyet gazetesinden Erol Taşkan, Merzifon Havaalanı’nda kendisi ve pek çok yolcunun sorularını dile getirdi. İşte Taşkan’ın yazdıkları; Merzifon Havaalanı’nın girişinden başlayıp, içerde devam eden saygısız davranışlar serisi dayanılacak gibi değil. Bu nedir derseniz eğer, önceki akşam bir yakınımı umre dönüşü karşılamak için gittiğim zaman yaşadıklarım ve şahit olduklarımdır.

HER ŞEY İLK ADIMDA BAŞLADI

Aracımla birlikte havaalanı girişinden geçerken, (ilk kez gidiyor olduğumu da belirtmek isterim) güvenlik kulübesinden bir görevli çıktı. Ben yavaşladım ve gözüne baktım. Acaba bizim için mi çıktı, yoksa öylesine mi çıktı’ diye anlamaya çalıştım. Görevli ne bakışıyla ne de herhangi bir işaretle bizimle bir iletişime geçmedi. Ancak 10 metre geçmedik ki, ardımızdan keskin bir ıslık öttü. Aynadan baktığımda görevlinin bize el işareti ile geri gelmemiz talimatı verdiğini gördüm.

Geri geldiğimde neden durmadın tarzında bakışlara karşı, kendisinden bir işaret ya da uyarı alamayınca devam ettiğimi söyledim. Hemen ardından da özellikle içerisinde aile bulunan bir aracı “ıslık” gibi saygısız bir davranışla geri döndürme çabalarının yakışıksızlığını söyledim.

Hadi güvenlik için bunu yaptılar. Peki oraya art niyetli birisi gelse ve aracıyla basıp geçerek içeri ulaşsa, onu neyle durduracak? Islık ne zamandan beri güvenlik unsuru olarak görev yapıyor. “Beni görünce durmak zorundasın” gibi cevapları zaten es geçiyorum. Öte yandan, saygı gereği olan bir kural vardır ki, bir araçta aile varsa, o araca yönelik tavırlarınız saygıyla donatılmak zorundadır.

La havle deyip park yerine ulaştık. Aracımızı park edip, umreci yakınlarını bekleyen vatandaşlarla beklemeye koyulduk. Uçak geldi, yolcular indi, içerdeki işlemler yapılıyor. Bu arada valizleri sıralayan görevlilerden bazılarının, valizleri resmen yere attığını ve fırlattığını gördük. Buna şahit olanlar camın arkasında bekleyen, çatı altındaki boşluğa yanaştırılmayan ve hususen askeri nizamla geride tutulan vatandaşlar tepki gösterdi. Bir kişi bağırıyor, el ediyor ancak içerden umursayan yok. Adam gayri ihtiyari olarak camı tıklatıp kendini duyurmaya çalıştı. Meydanda efe gibi gezen güvenlik görevlileri, bu adamın valizlerin yerlere atılmasına tepki gösterdiğini duya duya, “cama müdahale etme” azarıyla vatandaşı uyardı.

Biz de olaylara şahit olmuş birisi olarak güvenlik görevlisine, vatandaşa sert çıkmayı bırakıp içeriye müdahale etmesini söyledik. Sesimiz duyuldu ki, dışarda kendilerini cam arkasından onca seyreden göze rağmen, valizleri sağa sola kötekleyenler, birazcık durulup sakince çalışmaya başladı.

Konuyu güvenlik amirine ilettik, ilgilenmedi dersek yalan olur ancak ne çare? Olan olmuştu zaten. Ayrıca oradaki güvenlikçilerin işi kolaylaştırmaktan öte, vatandaşı hizaya çekme görüntüsü de insanın gözüne gözüne sokulan bir dikenden farksızdı.

Güvenlik amiri ile ne konuştuğumuzu anlatmayım ama, bu yaşananların mutlaka bilinmesi gerekiyor. Zira, hiç kimse bugünün en çağdaş ulaşım aracı olan uçak hizmetinden yararlanırken, ayrıca çağdaşlık ve müşteri memnuniyeti konusunda en süt seviyede olması gereken bir havaalanında, buna benzer davranışlar Merzifon Havaalanı’nın nakliyeci yazıhanesi gibi yönetir bir anlayışın varlığını gözler önüne seriyor.

Sonuç ne derseniz, aslında koca bir sıfır. Çorum kendi hakkından feragat etme riskine rağmen, yolcusunun çoğunluğunu oluşturmasına rağmen, zaten dertli olduğumuz konuyu adeta bile isteye kaşır gibi hareket eden görevlilerin insafı ile karşı karşıyayız.

Facebook ile Yorum Yapın

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.