HEDİYE GELEN DERGİLER

2004 yılının bahar başlangıcıydı. Güneşin sıcaklığını hissetmeye başladığımız, bahçedeki çiçeklerin açtığı harika bir gündü. Müze kafeteryasının önündeki koltuklara oturmuş sabah çayımızı yudumluyorduk. İstasyon tarafından gelen güneş ışıkları içersinde irice bir karaltının bize doğru hızla geldiğini hissettiğimiz an, üç arkadaş aynı anda Bülent Bey geliyor demiştik.

Bülent Deliorman. Kimdir Bülent Bey; Ankara şehir orkestrasında piyano çalan bir müzisyendi ancak biz onu müzisyenliğinden daha çok havacılığa olan ilgisinden tanıyorduk. Kibar, kültürlü ve dost canlısı biriydi. Bülent Bey bir solukta yanımızdaki koltuğa oturdu ve heyecanla anlatmaya başladı. “Mustafa Bey bu hafta sonu Ankara kalesindeydim, gezerken yerde satılan dergiler dikkatimi çekti, bu üç Havacılık ve Spor dergisini sizin için aldım, umarım beğenirsiniz” dedi.

Çaylarımızı tazelemiş, gelen dergilere hep birlikte bakıyorduk. 1935 yılına ait bu üç dergi bana verilebilecek en güzel hediyeydi.

VEHBİ KOÇ’UN TELGRAFI

Dergilerden bir tanesinde Başbakan İsmet İnönü’nün çağrısı üzerine “Hava tehlikesini bilenler” defterine yazılanlar ve Türk Tayyare Cemiyetine (T.Ta.C.) bağışta bulunanların listesi yayınlanmaktaydı. Dikkatimi çeken ilk isim Vehbi Koç olmuştu. Bir de yakışıklı bir resmi.

Vehbi Bey dergide yayınlanan telgrafında şöyle diyordu;

“ Türk Tayyare Cemiyeti Umumi Merkez Reisliğine; Her hakikati millete acı olsa açıkça söyleyen Büyük Başkanımız İsmet İnönü’nün dünkü söylevini Ulus’da ( Ulus gazetesi) okudum. Milletin her ferdini Tayyare Cemiyetine bir borç ödemeye davet eden bu asil emre içten gelen bir istekle hemen icabet ediyorum.

Yurdun yüksek varlığını ve menfaatini korumakta olduğu kadar, Türk yurddaşlarını da ticaret sahasında koruyarak bugünkü dereceye getiren Cumhuriyete ve rejimimize borcumu her fırsatta ödemeye çalışacağım. Tayyare veznesine borcum olduğuna inandığım (5.000) lirayı ödüyorum. Kabulünü saygılarımla dilerim. Vehbi Koç Ticaret evi VEHBİ”

Vehbi Bey telgrafında belirttiği gibi, Tayyare Cemiyetine 5.000 lirayı yatırır ve ayrıca her yıl belirli bir yardımı kendisi ve aile fertleri adına ödemeye devam edeceğini de belirtir. Tayyare Cemiyetinin madalya nizamnamesi “Kuruma bir defada 2.500 (iki bin beş yüz) veya bir yılda 3.000 (üç bin) liradan yukarı yardımda bulunan kimse, aile ve kurumlara bir Elmaslı (MURASSA) madalya verilir.” demektedir. Bu nizamname gereğince Vehbi Beye 26 Mayıs 1935 tarihinde Murassa madalya verilir.

VEHBİ KOÇ ANKARA ARAŞTIRMALARI MERKEZİ ( VEKAM )

Havacılık ve spor dergisinden yola çıkarak Vehbi Beye verilen madalyanın izini sürmeye başladım. Ankara, Keçiören’de bulunan VEKAM ilk araştırma noktam oldu. Beni bağışlayın ama o dönem VEKAM yöneticileri hiç hoş izlenimler bırakmadı bende. Önüme iki kitap bırakıp gittiler. Madalyadan ise haberleri bile yoktu.

Ertesi yıl İstanbul’a gittiğimde planladığım gibi Haliçteki KOÇ MÜZESİ ilk ziyaret yerim olmuştu. Hem harika bir müze gezmiş, hem de harika yöneticiler ile fikir alışverişinde bulunmuştum. Söz murassa madalyaya geldiğinde onlarında bu konuda bilgileri yoktu. Sadece böylesi bir madalyanın takı gibi değerlendirilebileceğini düşünüyorlardı. Takı akıllarına gelince doğru adresin Sarıyer’deki “Sadberk Hanım Müzesi” olacağını söylediler.

SADBERK HANIM MÜZESİ

Vehbi Koç Vakfı 1980 yılında İstanbul, Sarıyer’de bulunan Azeryan yalısında Türkiyenin ilk özel müzesini kurar. Vehbi Koç’un eşleri Sadberk hanımın anısını yaşatmak adına, müzeye “ Sadberk Hanım Müzesi” adı verilir.

Müze katlarını sırayla gezmeye başladım, ikinci katta aradığımı bulmuştum. Tayyare Cemiyetinin madalyası. Ancak madalya ters olarak duruyordu. Bu masumane hata gözüme çok hoş görünmüştü. Madalyada da olsa uçak ters olarak durunca değişik bir görüntü oluşturuyordu. Hemen fotoğraf makinemle fotoğraflarını çekmeye başladım. Daha üçüncü flaş patladığında görevli bayan yanıma gelmişti. Güler yüzle beni ikaz etti. Lütfen fotoğraf çekmeyiniz.

Madalyayı ve hikâyesini anlatmaya başlayınca görevli hanımefendi sözümü kesti. Lütfen bu anlattıklarınızı müze müdürümüze anlatır mısınız? dedi ve telsizinden müdürünü anons etti. Çetin Anlağan Beyefendi ile ilk kez orada, vitrinin önünde tanıştım. Güleç, sevgi dolu ve her cümlesinden bilgi akan harika bir insandı.

Madalyonun ters sergilendiğini ve diğer bilgileri orda paylaştık, sonrasında odasında sohbetimize devam ettik. Çetin Bey benden bir ricada bulundu. Vehbi Beyin bağışı ile ilgili bilgi ve belgelerin bir kopyasını göndermemi istiyordu. Severek kabul ettim. Ankara’ya dönünce bağışların ve madalyonun hikâyesini yazdım. Bülent Deliorman Bey’den izin alarak Havacılık ve Spor dergisinin o sayısını da ekleyerek gönderdim. Kısa bir süre sonra Çetin Bey’den bir teşekkür mektubu aldım. Müzede gerekli düzenlemelerin de yapıldığını öğrendim.

VEKAM’A İKİNCİ ZİYARET VE ANKARA BAĞ EVİ

2012 yılının Ağustos ayında tekrar VEKAM’ı ziyaret ettim. Çünkü VEKAM arşivinin Ankara ile ilgili 5.000 den fazla fotoğraf koleksiyonu oluştuğunu duymuştum. Eski yöneticiler gitmiş yeni pırıl pırıl gülen yüzler gelmiş VEKAM’a. İlgilendiler, uygun kayıtlar ile istediğim dijital fotoğrafları paylaştılar benimle. Birde “BAĞ EVİ” ni ziyaret etmemi istediler. Bu güzel ilgi için Alev Ayaokur Hanımefendiye teşekkürlerimi sunarım.

Ankara Bağ Evi, harika bir kültür çalışması ve büyük bir kazanım. Keçiören’de kalan son birkaç bağ evinden birisi olan ev “Gedikoğlu Bağı” olarak biliniyormuş. Bağ evi Vehbi Koç’un eniştesi Ali Gedikoğlu tarafından yaptırılmış. Zaman içersinde Vehbi Bey bu evi satın almış. Vehbi Bey’den de kızı Semahat Arsel’e kalan bu bağ evi 2006 yılında restore edilmek ve Ankara kültürüne hizmet etmesi için Vehbi Koç Vakfı’na bağışlamış.

Bağ Evini gezerken yine bir ilk karşıma çıktı. Hem de duvara çerçevelenerek asılmış halde. THK Müzesinde sergilemek istediğimiz ancak bir türlü orijinalini bulamadığımız “Yuvanız şen olsun” sertifikası.

Daha önceki yazılarımdan birinde T.Ta.C.’ne gelir getirici faaliyetlerden söz etmiştim. Antetli kâğıtlar, noter, soyadı, sağlık, asker terhis belgesi vb. birçok basılı kâğıt boş halde satılmaktaydı. Buradan elde edilen küçük miktarlar da Cemiyete gelir olmaktaydı. İşte bu gelirlerden olan, çok çarpıcı bir örnek daha vardı. Evlilik cüzdanları. Tayyare Cemiyetinin hazırlattığı deri kaplı evlilik cüzdanlarının iç sayfalarının tam ortasında tayyare resmi. Tayyarenin T.Ta.C. alameti farikası ( Logosu ) olduğunu söylememe gerek yok herhalde. Evlenenler satın aldıkları cüzdanları için küçük miktar para vermekteydiler Tayyare Cemiyeti şubelerine, ayrıca yardım yapanlarda oluyordu. İşte tam bu sırada evlenecek çiftlere sertifika niteliğinde, Cemiyet logolu süslenmiş hatıra belgeler veriliyordu. Kadının ve erkeğin resimlerinin yapıştırıldığı, altında Osmanlıca yuvanız şen olsun yazısı.

KOÇ AİLESİNE TEŞEKKÜRLER

Başta rahmetli Vehbi Koç Beyefendi ve sonrasında tüm Koç aile fertleri kültürümüze nasıl sahip çıkılacağının en güzel örneklerini sundular bizlere. Bir havacı olarak, Tayyare Cemiyetine ve havacılığa verdikleri destekler için teşekkürlerimi sunarım.

 

Mustafa KILIÇ

Havacılık Tarihi Araştırmacısı-Yazar

sontayyareci@gmail.com

 

Vehbi Koç’un Havacılık ve Spor dergisinde yayınlanan telgraf metni
Vehbi Koç’a Murassa madalya verildiğini belirten dergi yazısı ve Vehbi Bey’in bir fotoğrafı
Vehbi Bey, oğlu Rahmi ve kızları Semahat Hanım. İstanbul Sadberk Hanım müzesinden bir fotoğraf.

 

.

1935 yılına ait Havacılık ve Spor dergisi, Sadberk Hanım müzesinde sergileniyor
Sadberk Hanım Müze Müdürü’nün teşekkür mektubu.
T.Ta.C.’nin bastırdığı evlenme cüzdanından bir sayfa. Ortada T.Ta.C. logosu.
Evlenme Cüzdanı
T.Ta.C. nin Osmanlıca “ Yuvanız şen olsun “ hatıra sertifikası
T.Ta.C. nin Yeni Türkçe harflerle “ Yuvanız şen olsun “ hatıra sertifikası.
Ankara Bağ Evi” sergilenmekte olan evlilik sertifikası
Facebook ile Yorum Yapın

1 YORUM

  1. 30 sene rahmetlinin kurduğu Aygaz da yönetici olarak çalıştım. Yakından tanımak kısmet oldu. Mekanı cennet ışıklar yoldaşı olsun.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.