1967 yılından bu yana 53 yıldır gökyüzünde olan Boeing 737 uçakları dar gövdeli uçak kategorisinde 10.000’den fazla uçağı ile yolcu taşımaya devam etmektedir. Bu süre içinde klasik -100,200,300,400,500 modellerinden sonra 1998’den itibaren Yeni Nesil (NG) -600,700,800 , 2005 yılında -900 ve 900ER modellerini, son olarak 2017 yılında Boeing 737 MAX modeli uçaklar hizmete girdi.

Her yeni seri uçak için büyüklü küçüklü değişiklikler yapılırken genel konsept hep aynı kaldı. Yeni Nesil uçaklarda sektörde yer alan diğer dar gövdeli uçaklarla rekabet edebilmek için teknolojik yenilikler kullanıldı. Uçaklar genel olarak sorun yaratmayan orta menzil uçuşlar için yeterli konfora sahip emniyetli uçaklardı.

Sektörde dar gövdeli uçaklar arasında rekabet edebilmek için daha düşük işletme maliyetli ve daha yeni teknoloji ağırlıklı B737 MAX uçakları 2017 yılı Mayıs ayında hizmete girdi ve kısa sürede yaklaşık 5000 sipariş aldı. Böylece Boeing tarihinde kısa sürede en çok sipariş alan uçak tipi oldu.

Hizmete girişinden yaklaşık 17 ay sonra 29 Ekim’de Endonezya 5 ay sonra 10 Mart’da Etiyopya’da meydana gelen 2 MAX kazasında 346 kişi yaşamını kaybetti. İkinci ölümlü kaza sonrasında MAX’ın uçuşu tamamen durdurularak araştırma, iyileştirme ve yeniden sertifikasyon süreci başlatıldı. Geçen 1,5 sene içinde FAA’nın yanısıra Easa, Kanada ve diğer MAX kullanıcı ülkelerin otoritelerinin de katıldığı test uçuşları ve diğer çalışmalar yapıldı.

İlk kez MAX uçaklarında kullanılan MCAS yazılımının kazalara neden olduğu konusunda fikir birliğine varılması üzerine öncelikle yazılım ve sadece bir Hücum açısı sensöründen aldığı verilere dayanarak pilotun kontrolu dışında kumanda vermesi nedeniyle sistemde yapılması gerekli iyileştirmeye odaklanıldı.

Bugüne kadar teknik tüm iyileştirmelerin yapıldığı ortaya konarak sertifikasyon için gerekli uçuş testleri ilgili otoritelerce sırasıyla gerçekleştirildi. Alınan bilgilere göre şu ana kadar olumsuzlukla karşılaşılmadığı anlaşılmaktadır. Tüm ilgili tarafların bir araya gelerek yapacakları son değerlendirme sonrası FAA tarafından kamu oyuna sunulan taslak Uçuşa Elverişlilik(AD) öneri sonuçları alındığında(21 Eylül) sertifikasyon sürecinin tamamlanacağı değerlendirilmektedir.

Tabi ki sertifikasyonun yenilenmesi sürecin tamamlanması için yeterli olmayacaktır. Öncelikle tüm uçaklara yayınlanacak AD’nin uygulanarak uçuş testlerinin yapılması, Max pilotlarına gerekli simülatör eğitimlerinin verilmesi ve ilgili dökümanlarda tüm değişikliklerin yer almasının sağlanması gerekecektir ve bu süreçin tamamlanması zaman alacaktır.

Boeing yöneticilerinden Medya’ya yapılan açıklamalarda kazaya yol açan nedenlerin, yaşanan sürecin yumuşatılmaya çalışıldığı anlaşılmaktadır. Bunu kabul etmek mümkün değildir. Kaza araştırmalarında “ne olsaydı bu kaza olmazdı” sorusunun cevabı aranır. Bu sorunun cevabını aradığımızda;

– MCAS ile ilgi bilgilerin tüm dökümanlarda yer alması

– MCAS’ın çalışması esnasında ortaya çıkabilecek sorunlarda uçuş ekibi için kılavuz hazırlanması

– Pilotlara MAX simülatör eğitimin verilmesi

Yukarıdaki maddelerin yerine getirilmesi halinde MCAS’ın hatalı uygulaması yine meydana gelecekti ama pilotlar bu konuda bilgi sahibi oldukları için kaza ihtimali minimize edilmiş olacaktı. Dolayısı ile bu hatalar ortada iken bu kazaların oluşunun pilotlara bağlanması söz konusu bile olmamalıdır. Her şeye rağmen bu uzun sertifikasyon süreci kabul etmek lazım ki bugüne kadar ki belki de en kapsamlı süreç olmuştur. Kısa süre içinde ortak uzlaşı ile yayınlanacak AD sonrasında MAX uçağının sorunları halledilmiş olarak Emniyetle gökyüzüne döneceğini söyleyebiliriz.

11 Mart 2019’dan bu yana takip ettiğimiz süreçte başta ABD MAX kullanıcıları olmak üzere birçok ülke otorite ve kullanıcı şirketlerin açıklamalarını uluslararası medyada görebilmemize rağmen ülkemiz B737 MAX kullanıcılarının konuya ilişkin bilgilendirmelerinin kamu oyunda yeterince paylaşılmaması dikkat çekicidir. Unutulmamalıdır ki havayolu yolcuları için uçacakları uçağın emniyetli olması tercih nedeni olmaktadır. Uluslararası medyayı takip etmeyen kişiler için ulusal medya bilgilendirmesi önem arzetmektedir. Dolayısıyla işletmelerimizin kamuoyunu MAX süreci hakkında bilgilendirerek gelişmeleri paylaşması gelecekleri açısından doğru atılmış bir adım olacaktır.

Sağlıkla Emniyetli Uçuşlar Dileriz

 

Eyup Turşucu

Kaptan Pilot (E)

Kaza Araştırma Uzmanı

Facebook ile Yorum Yapın

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.